Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Aralık 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Kâğıt üstünde çizgiler


ARABAYA Rue de Versailles'dan bindik. Sully Morlan'a doğru geliyoruz. Saat gecenin üçü... Sarı ışıklar yanıp sönüyor. Otomobillerin kırmızı arka lambaları tarçınlı akide şekeri gibi benek benek caddelerde...
Şoför Türkçe:
- Ah, İstanbul, dedi. İlk gençliğim İstanbul'da geçti.
Rus ihtilalinde önce Türkiye'ye, oradan da Fransa'ya göç eden bir beyaz Rus'muş.
- Eminönü Meydanı'nda bir helvacı vardı. Cebimde fazla para olmadığı günler yüz dirhem helva alırdım. Koca bir bıçak, kalkar iner ve küçük bir kalıp keserdi helvadan. Tartınca tam yüz dirhem gelirdi. Nasıl da tam yüz dirhem gelirdi, hep merakla bakardım... Bir seferinde bile ne eksik geldi, ne fazla; daima yüz dirhem keserdi bıçak...
***
İçini çeke çeke derin bir özlemle konuşuyordu şoför:
- Helva alacak kadar param olmayınca taneyle zeytin alırdım. Zeytin de alamayınca gider köprüden geçen kadınlara bakardım... Yaşlılar çarşaflıydı. Gençlerin bazıları çarşaf giymezlerdi. Ne güzeldi o kızlar, ne güzel. Onlara bakarken unuturdum açlığımı. Hâlâ geçiyor mu o kızlar köprüden, hâlâ o kadar güzeller mi?
***
Arabayı durdurmuştu. Konuşuyordu. Konuştukça coşuyordu. Paris'in bir kaldırımı dibinde bir arabanın içinde, ilk gençliğini İstanbul'a bırakmış bir beyaz Rus'un yüreğinden taşan şiiri dinliyorduk:
- Sonra bahçıvan olmuştum bir zengin eve... Evin bir küçük hanımı vardı. Onu gezdirirdim. Şimdi kim bilir nerededir? İhtiyar olmuş olmalı...
Erenköy'ü anlatıyordu. Boğaz'ı anlatıyordu:
- Bir gün Akşam gazetesinin sahibi bindi arabama Paris'te... Bakın kartı hâlâ burada...
Bir kart uzattı... Donuk ışıkta baktık, sararmış bir kart. Üzerinde Necmeddin Sadak yazıyor...
***
Necmeddin Sadak'la hastalığının ağırlaşmasından biraz önce Ankara'da konuşmuştuk... Küçüklüklere, hırslanmadan, altını çizmeden, küfür etmeden bakan bir büyüklük içindeydi.
Şimdi kaybolmuş bir Paris gecesinde, bir şoför, sararmış kartını gösteriyordu bana...
- Tanırdım, uzun zaman yanında çalıştım, dedim.
- Büyük bir adam mıydı?
- Büyük adamdı ya, bir zamanlar Dışişleri bakanlığı da etmişti.
- Bakanlık etmişti ha?
- Etmişti.
- Şimdi ne yapıyor?
- Öldü...
***
Şoförün elindeki kart, acı haber taşıyan yakın bir akraba mektubu gibi sallandı...
Jules Romains'in bir sözü geçti aklımdan:
- Bir insan ölünce ölmez. Ondan başkaları daha uzun zaman bahsederler. Ve bir gün bir yerde adı son defa geçer... Ölümünden belki elli yıl sonra, belki yüz yıl sonra... Son defa, bir daha hiç hiç anılmamak üzere... İşte o zaman gerçekten ölür o insan...
Ölümleriyle gerçek ölümleri arasındaki zamanın pek kısa olduğu insanlar, ölümleriyle gerçek ölümleri arasındaki zamanın oldukça uzun olduğu insanlar ve hiç ölmeyen insanlar...
***
Saat gecenin üçüydü... Paris'e yağmur yağıyordu... Yaşlı şoför:
- Eminönü'ndeki helvacı bir seferde nasıl da keserdi yüz dirhem helvayı, diyordu.
Tek tük ölümlü insanlar geçiyordu. Necmeddin Sadak'ın kartı duruyordu.
Şoföre içimden, ölümsüz olmanın sırrını sordum. O duymadı tabii. Dışından:
- Ah köprüden geçen o güzel kızlar, şimdi neredeler acaba? dedi.
————————-
Not: 21 yıl önce yazılmış bir yazı "Güneş"ten...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Putin, hoş geldin (2)
RUSYA Devlet Başkanı Putin'e 2 Eylül tarihli ...
Çetin ALTAN
Kâğıt üstünde çizgiler
ARABAYA Rue de Versailles'dan bindik. Sully M...
Yasemin CONGAR
Patrikhane ve Washington
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric S. Edelman'ın...
Faik ÖZTRAK
Fiyat artışları ve rekabet gücü
Geçtiğimiz hafta kasım ayı fiyatları yayımlan...
Hasan PULUR
Hatırlamak ve anmak...
ÇOKTANDIR mektubunu bekliyorduk, bir ay önce ...
Ece TEMELKURAN
'Ölü Çocuklar Laneti' varsa...
Yazdığım üçüncü yazı bu. Kızıltepe'de bir gec...
Osman ULAGAY
Yabancı öğrenci ABD'den kaçıyor
İzlediği sorumsuz ekonomik politikalarla ABD ...
Güngör URAS
Doları olanların tasarrufu eriyor harcaması büyüyor
Halkımızın bankalardaki mevduatının yaklaşık ...

© 2004 Milliyet