Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 06 Aralık 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Hatırlamak ve anmak...


ÇOKTANDIR mektubunu bekliyorduk, bir ay önce yazacağını söylemişti, eski okurlarımızdandır, arada sırada telefon eder ya da mektup yazar, bilgisayarı olmadığı için "e-mail" geçemiyor.
Bir ay önce "eğitim" ile "talim"e taktı, ona göre "eğitime çıkmak" deyimiyle "talime çımak" aynı şey değil; bir örnek verdi , meşhur türküden:
"Gemilerde talim var
Bahriyeli yarim var"
***
BU arada "anmak" ve "hatırlamak" arasındaki farkı anlatan bir mektup yazacağını söyledi, mektup geçen gün geldi...
Bizim okura göre, hatırlamak'ın yerini anmak alsaydı, hatırlamak çoktan dilimizden atılırdı. Oysa öyle değil! Baki Süha Edipoğlu'nun "Ne olur, beni de alın koynunuza hatıralar"ın yerine anılar konulabilir mi?
***
EVET, hatırlamak ve anmak iç içedirler ama, anlam bakımından toprak, su kadar birbirlerinde ayrılırlar; "Mehmet Bey'i hatırlıyor musun?" diye sorulur, "Mehmet Bey'i anıyor musunuz?" denmez.
İyi de "hatırlamak" yerine "anımsamak" kullanılıyor, yadırganmıyor da...
***
OKURUMUZ, bu konuda Nejat Muallimoğlu'nun "Türkçe Bilen Aranıyor" kitabından yararlandığını belirtiyor.
"Anmak, hatırlamanın yerini tutmuyor" diyor, Nejat Muallimoğlu'nun görüşlerini özetliyor:
"Anı, anmak'tan gelir; birini, bir şeyi, bilerek, şuurluca hatırlamaktır. Anmak ise, zikretmek, kendisinden bahsetmektir. Hatırlamak, bir şeyi hafızada canlandırmaktır; anmak ise, bir hadiseyi tekrar yaşamaya çalışmaktır. Anmak'ta, canlılık, hareket, güncellik vardır. Hatırlamak'ta ise, geçmişi düşünmek, tahattur, hatıra getirme vardır. Bir şeyi veya bir kimseyi, aklımızdan, hatırımızdan geçiririz; bu hatırlamaktır, fakat anmak değildir. Her hatırlanan anılmaz. Çok şey hatırlanır, hatıra gelir de, ancak bir kısmı anılır. Yani önce hatırlanır, sonra söylenir. Sevdiğiniz bir yemeği yerken, rahmetli annemi hatırladım, dersiniz.
Anmak, zaman işidir, takvimle ilgilidir. Hatırlanmak ise hafıza işidir. Anmak zamana, hatırlamak hafızaya dayanır. Mehmed Akif için özel bir anma günü tertiplenir. O gün kendisinden ve eserlerinden bahsedilir. Bütün yıldönümlerinde anmak fiili kullanılır."
***
MEKTUBUNUN sonunda okur soruyor:
"Siz ne diyorsunuz?"
Biz konuşulan dilin zenginliğinden yanayız.
Hatırlama da deriz, hatırlanmak da, anmak da deriz anımsamak da...
Tabii yerine göre kullanarak.

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Putin, hoş geldin (2)
RUSYA Devlet Başkanı Putin'e 2 Eylül tarihli ...
Çetin ALTAN
Kâğıt üstünde çizgiler
ARABAYA Rue de Versailles'dan bindik. Sully M...
Yasemin CONGAR
Patrikhane ve Washington
ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric S. Edelman'ın...
Faik ÖZTRAK
Fiyat artışları ve rekabet gücü
Geçtiğimiz hafta kasım ayı fiyatları yayımlan...
Hasan PULUR
Hatırlamak ve anmak...
ÇOKTANDIR mektubunu bekliyorduk, bir ay önce ...
Ece TEMELKURAN
'Ölü Çocuklar Laneti' varsa...
Yazdığım üçüncü yazı bu. Kızıltepe'de bir gec...
Osman ULAGAY
Yabancı öğrenci ABD'den kaçıyor
İzlediği sorumsuz ekonomik politikalarla ABD ...
Güngör URAS
Doları olanların tasarrufu eriyor harcaması büyüyor
Halkımızın bankalardaki mevduatının yaklaşık ...

© 2004 Milliyet