Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Aralık 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Ham yapıverirler sonra!

Kimse sizin güzel giden ilişkinize inanmak istemiyor!

Artık herkes boşanmamanın ardında çeşit çeşit bahane arıyor

Bugünlerde "La Comparsita" yorumları koleksiyonu yapıyorum. Kafamda da boşanma konusunu evirip çeviriyorum. Zira bu mevzua taktım ben. Dikkat ediyorum da insanlar artık uyumlu bir ilişkinin nedenlerini arayacakları, bundan kendilerine pay çıkarmaya çalışacakları yerde, çiftlerin neden "hâlâ" boşanmadığını sorguluyor. Şimdi "boşanmama sebebi" sıralamak daha makbul... Evli kalmak ayıp oldu neredeyse!
İhtiyacınız olur diye size de boşanmama sebepleri sıralayayım istedim:
1) Bu zamanda başkasını bulmak kolay mı?
2) Herkesin kocası / karısı kusurlu, bunun kusursuz olanı yok ki, idare etmek lazım...
3) Arada aldatsa ne olur ki? Aşık olmasın yeter! Eskisi aldatıyorsa, yenisinin ne garantisi var?
4) Biraz sinirli ama bütün gün iş güç peşinde kim sinirli olmaz ki? Anlayışlı olmak lazım!
5) Bazen eve günlerce gelmediği oluyor ama olsun, birbirimizi özlemiş oluyoruz...
6) Onu seviyorum...
7).............
Yedinciyi de siz doldurun. En kabul gören boşanmama bahanelerini seçmeye çalıştım. Ama bu bahanelerle boşanmadığınızı düşünüyorsanız, kendinizi yerinizde saymaya endekslemişsiniz demektir.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Üzüm üzüme baka baka kararırmış. İsteyen yıllanmış şarap olur. Yukarıda sıraladığım maddeler elbette boşanma nedeni olabilecekken, "ama" diye devam edip duruma razı olundukça kötü evliliklere de neden olabiliyorlar...
İyi de, "Bir ilişki tedavi edici olmalıdır", değil mi? Yani bunlar var diye bir evlilik "razı" olarak sürdürülüyorsa, durum patolojiye dönmüş demektir. Düzeltmek için o kişiyi sahiplenip bir çocuğu eğitir gibi, ona "sevgiyle ve dayatmayla", "ısrarla", "inatla", "tatlı oyunlarla" doğru yolu göstererek her şeyi değiştirebilirsiniz. Üstelik sonrasında onun üzerindeki etkiniz yüzünden kendinizle gurur bile duyarsınız. Zaten bir ilişkideki varlığınızın etkisinden gurur duymaya başlarsanız, o ilişkinin bitmesine imkan ve ihtimal yoktur.
Yani aslında boşanmak için tek bir sebep bile yok; aklınız yerinde olduğu sürece, kafanızı kullanmaya devam ettiğiniz sürece ve tabii sevdiğiniz sürece... Ama onu nasıl sevmeyeceksiniz ki, o sizin yavru kuşunuz! Kafesten niye çıksın ki... Ham yapıverirler sonra!
Yorulursanız o zaman başka... Yorulabilirsiniz de yani... (Bu kısım tehdit amaçlıdır.)
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
İnsanlara neden boşanmadıklarını sormak yerine ilişkilerinin güzel taraflarını sorsanıza. Muhabbetiniz bir işe yarasın.
İyi oyunlar herkese...


Biraz da istatistik
İdeal çift dediğin...
HuzurludurYüzde 50.00
Liseli aşıklar gibidirYüzde 13.03
Daima beraberdirYüzde 11.96
NeşelidirYüzde 11.94
ÖzgürdürYüzde 8.70
Sık sık kavga ederYüzde 4.34
Özel günlerini unutmazYüzde 0.02
Birbirini kıskanmazYüzde 0.01


1 soru 1 cevap
Kadın: Boşanmak istiyorum!

Erkek: Bir kere de ima etmeden hatamı söyleyemez misin?

Öptüm sizi

Banu Alkan'a dayanamıyorum! Ay ne kadar zeki bir kadınmış da aslında, aman da sarışın aptal numarası yapıyormuş da... Vallahi ben onu öyle dudak büzüp parmak ucu yürürken her gördüğümde fazla "erkeksi" olduğunu düşünüyorum nedense. Öyle abartılı ki, ancak bir erkek kadın kılığına girdiğinde onun gibi olabilir... Yani zeka varsa da doğru bir amaca hizmet edemiyor. Sevenlerine bolca öptürelim.
Val Kilmer, ünlü yönetmenlerin filmlerinde oynamış ve sinema tarihinde uçarı "Top Secret" filmi aktörlüğünden Büyük İskender'in babası rolünü kapmış önemli bir isim. Kırk yılda bir sanat röportajı yapmak için karşısına gelen ve dersini çalışmış bir kadına ahlaksız teklif yapıyor. Nasıl mı? Geceliğine 1 milyon dolar önererek değil, Türkiye'de kimsenin ulaşamayacağı 1 milyon dolarlık bir haberi altın tepside sunarak... Dünkü çocuk da değil, 44 yaşında. Bu kadar medya görmüş, bu kadar röportaj yapmış. Yani söylediği her sözün nereye gideceğini biliyor. Neden bunu yapıyor peki? Amacı ne? Belki Deniz Akkaya'yı beğendiğinden, belki tüm dünyada infial yaratacak bir kaçakçılık davasıyla adının anılmasını istediğinden... Belki de hiçbiri değil, bir sonraki filmi kaçakçılıkla ilgili olacak ve iskambil oyunundaki tabiriyle "gel gel" yapıyor... Her ne olursa olsun, en azından bizim medyayı karıştırmayı başardı Kilmer. Buradan öpüyoruz onu (büyük bir zevkle)...

www.ilhanuckan.com

CUMARTESİ
"Bu filmlerden bir komedi dizisi yapılması bile istendi"
"Dizideki rolüm yüzünden bir yere girdiğimde ayağa kalkıyorlar"
Gerçek hayatta da zıt karakterliler
"Sağlık kampanyalarına katılmak vicdani görevim"
"Biz Yeni Melek'i konser fabrikası yaptık"
Yemek kokan müzik
Yeni liraya yeni cüzdan
Yeniden güneşli günler
000.000, 00.00
Sanat sizi çağırıyor!
Senaryo yazarlığı kursu
Şimdi hediye alma zamanı





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet