Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 08 Aralık 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Rekabet Kurumu Roche'u akladı


İsviçreli Roche dünyanın en büyük ilaç şirketlerinden biri. Türkiye'de de büyük yatırım yapma kararı almış vaziyette. Geçtiğimiz aylarda şirketin eski bir çalışanı, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) ihalelerinde Roche'un yüksek fiyatlarla ilaç sattığını iddia etmişti. Konu, bir gazete tarafından büyütüldü ve hatta konuyu sütunlarına taşıyan muhabir ödül aldı. Şimdi Roche, eski çalışanını mahkemeye vermiş durumda.
Roche, NeoRecormon adlı ilacı üç ayrı kuruma üç ayrı fiyattan satmış. Ama, fiyatlardan hiçbiri Sağlık Bakanlığı'nın bu ilaç için belirlediği fiyatın üstünde değil. Yani, aslında Roche, kar marjını azaltarak ilacı bazı yerlere iskontolu satmış. Roche, bu düşük fiyatlı işlemleri "müşteri bağlama (promosyon)" amaçlarını güderek yaptığını, bu tür piyasa koruma davranışlarının her ilaç firması tarafından yapıldığını söylüyor. Zaten, ucuz fiyatla yapılan satışlar toplam satışların yaklaşık kırkta biri.
Bakanlıkça titizlikle belirlenen üst fiyat aşılmadığı için, Roche'u kusurlu ilan etmek ve firma itibarını zedelemek gerçekten haksızlık. Ama belki de, bu kurgu rakip firmaların işine de geldi. Bu iddialardan sonra, eczaneler ve özellikle de SSK, Roche markalı ilaç alımlarını azalttı. NeoRecormon adlı kanser ilacı, Roche'un dünyadaki toplam gelirlerinin % 3.8'ini oluşturuyor. Türkiye'de iki rakibi daha var ama Roche'un ilacı rakip eşdeğer ilaçların toplamından fazla talep görüyor.
Rekabet Kurumu Başkanlığı, Roche'un eski çalışanının başvurusu üzerine konuyu inceledi ve Rekabet Kurulu oybirliğiyle Roche'u aklama kararı aldı. İddia, Roche'un ayrımcılık yaparak hakim durumunu kötüye kullandığı konusundaydı. İddiaya göre ilaç, Özel Başkent Üniversite Hastanesi ve Başkent Hastanesi'ne indirimli ve uzun vadeli fiyatla satılırken, aynı indirim ve vade SSK için yapılmamıştı. Yine, bu satışlar için Başer Ecza Deposu'na diğer depolara verilmeyen indirim ve vadeler uygulanmıştı.
Rekabet Kurumu raportörleri, fiyat farklılıklarının farklı rekabet koşullarından, farklı pazarlık güçlerinden ve etkinliklerinden kaynaklandığını, iddiada söz konusu edilen tarafların eşit alıcılar sayılamayacağını ve iddianın reddedilmesi gerektiğini ifade ettiler.
İhaleye çıkılan ilaç türü ve sayısı çok fazla olduğundan SSK ilaç ihalelerine genellikle sadece ilaç depoları katılabiliyor. Bu durumda, indirimlerin ilaç grubunun toplam bedeli üzerinden yapılması söz konusu oluyor. İhaleye sadece etken madde belirtilerek çıkıldığında, katılımcı sayısı arttığı için ilaç fiyatları aşağı düşebiliyor. Bazı ihalelerde doz ve form da belirtildiğinden, tek bir firma adres gösterilebiliyor. Bu durumda, Sağlık Bakanlığı'nca saptanan üst fiyat üzerinden satış yapılıyor. Yani Roche, diğer ilaç firmaları ve ecza depoları ihale şartlarını belirlemedikleri için, suçlamalar da haksız oluyor.
Rekabet Kurulu,
a) Katılımcıların fazla olduğu ihalelerde fiyatın daha düşük seviyelerde oluşmasının doğal olduğu,
b) Grup bazındaki ihale sonuçlarını ürün bazında karşılaştırmanın doğru olmayacağı,
c) Bakanlığın belirlediği üst fiyat olduğundan, ihalelerde fahiş fiyatla ilaç satıldığı iddiasının mesnetsiz olduğu,
d) Her alımdaki farklı rekabet koşulları nedeniyle, eşit alıcılar arasında ayrımcılık yapılmadığı, nedenleriyle şikayeti reddetti.
Muhtemelen, SSK'nın ilaç alım sisteminde hatalar var. Ama, burada hata hiç bir biçimde Roche'un değil.
Rekabet Kurulu'nu bu kararı nedeniyle alkışlıyorum.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa ve siyasi ahlak
AVRUPA Birliği Türkiye'nin önüne yeni zorlukl...
Çetin ALTAN
Duygusal bir kaseden içilen "zaman"ın tadı...
CUMARTESİ günkü Sabah'ta Ali Kırca; bendeniz ...
Melih AŞIK
Sarıgül garantisi
Gazeteci arkadaşımız Barış Yarkadaş'ın "Hepsi...
Fikret BİLA
Acil durum...
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet A...
Hasan CEMAL
Tarihi ahmaklık!
Bilgi Üniversitesi'nde, Kürşat Bumin'in dünkü...
Güneri CIVAOĞLU
Damlalıkla zehir
AB Kurucu Anlaşması'nın 49. maddesi, "sadece ...
Can DÜNDAR
Kavgalı iki eski dost gibi...
Delikanlı, arkadaşını eve götürmüş.
Abbas GÜÇLÜ
Kariyer planlaması
Gençlerin en önemli sorunlarından biri de kar...
Hurşit GÜNEŞ
Bonoya stopaj mı gelmeli, beyanname mi?
Son günlerde en çok tartışılan konulardan bir...
Nail GÜRELİ
Kütahya'da pahalıya gelen ucuzluk
Yalnız Kütahya'da değil, her yerde böyledir; ...
Sami KOHEN
Rusya'ya sıcak, Batı'ya soğuk...
RUSYA Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Ankara...
Hasan PULUR
"17 Aralık"a kadar Avrupa yok!
İNSAN kendi yazısına sansür koyar mı?
Meral TAMER
Emekliliği tabana yayabilmek
Bir yanda Prof. Çağlar Keyder ve Prof. Ayşe B...
Ece TEMELKURAN
Erkeklerin Kadın Albümü
Yağmur yağınca siyah beyaz oluyor kadınlar. A...
Yaman TÖRÜNER
Rekabet Kurumu Roche'u akladı
İsviçreli Roche dünyanın en büyük ilaç şirket...
Osman ULAGAY
Ekonomide fren mi, gaz mı, yavaşlama mı?
Türkiye ekonomisinin 2004 yılını parlak bir b...
Güngör URAS
Kamu bankalarını bono besliyor
İki kamu bankamızda (Ziraat ve Halk bankaları...
M. Ali BİRAND
Brüksel'de Türkiye alkışlandı...
Yıllardan beri Avrupa Parlamentosuna gidip ge...

© 2004 Milliyet