
|
|
|
 |
|
|
Aksaray'da işportacıydı dünyaya kemer üretiyor
Dokuz yaşında damdan düşerek çene kemiğini kıran Kazım Gülmez, Erzincan'dan kalkıp tedavi için İstanbul'a geldi. Bir daha da dönmek istemedi. Beş parasız kaldı. Karın tokluğuna bulduğu işlerde çalıştı. Beymen'e işçi olarak girdi, kemer yapımını öğrendi. Yaptığı kemerleri işportada sattı. Borçla kurduğu şirket uzun süre zarar etti. Jean modasının Türkiye'ye de gelmesiyle yaptığı spor kemerler ilgi görmeye başladı. Bugün Gucci, Levi's gibi dev giyim firmaları için kemer üretiyor. 2004 yılı cirosu 4.5 trilyon lira
NUR DAŞAR
Hani eski Türk filmlerini anımsatan dramatik yaşamlar vardır ya... Dinledikçe iç geçirir, hayata dair dersler çıkarırsınız ve kendi hayatınızın o kadar da zor olmadığını düşünürsünüz...
Kazım Gülmez'in yaşamı da bu türden bir yaşam.
1962'de Erzincan'da doğan Gülmez'in yaşamı henüz 9 yaşındayken biriken kar yığınlarını temizlemek için çıktığı damdan düşmesiyle değişmiş. Çene kemiği kırılan Gülmez, tedavi olmak için ağabeyiyle birlikte İstanbul'a gelmiş ve 6 ay süren tedavinin ardından tekrar köylerine dönmüşler. Hayatında ilk kez büyük şehir gören küçük çocuk, köye döndükten sonra babasına sürekli "Kış gelmeden kuşlar bile göçüyor, biz neden burada kalıyoruz" demeye başlamış.. Gülmez İstanbul'a ancak iki yıl sonra hastalığının nüksetmesi sonucu gelebilmiş.
Karın tokluğuna iş
İleri derece kemik zatürresi teşhisiyle Çapa'ya yatan Gülmez, burada 9 ay tedavi görmüş ta ki doktorlar "Yapacak birşey kalmadı. Zatürre vücudu sarmış, evine gitsin" diyene kadar.
Sadece Dr. Nedim Sarsmaz duruma direnip yurtdışındaki uzmanlarla bağlantı kurmuş, çabalamış. Kazım Gülmez, bu noktadan sonra başladığı yaşam savaşını kazanmış. Hatta doktoruyla birlikte dünyanın ünlü tıp dergilerine konu olmuşlar, seminerlere katılmışlar. Yanında refakatçi kalan ağabeyi de hastane personeli olarak işe alınmış.
Erzincan'a dönmeyen Gülmez, Çapa Hastanesinin karşısındaki Nur Eczanesi'nde işe başlamış. Para kazanmak adına yaptığı ilk iş olan bu işte ancak 3- 4 ay tutunabilmiş. Çünkü yaptığı ayak işleri karşılığında aldığı 100 kuruş haftalık, ancak yol parasına yetiyormuş. Abisi hastanede yatıp kalktığı için tek başına kaldığı evin masraflarını karşılayamamış. Saat kayışı üreten bir hemşehrisinin yanında çalışmaya başlamış. 'Meslek aşkımın başladığı yer' diye tanımladığı bu işte üç buçuk yıl çalışmış. Bu süre boyunca mesai saatleri dışında birşeyler öğrenmek için kemer ve çanta yapan arkadaşlarının yanına gitmeye başlamış.
İşi Beymen'de öğrendi
'Gelecek göremediği' için işten ayrılan Gülmez, üç ay boşta gezmiş. Bu sürede Beyoğlu'nda Almanya'dan kaçak boş kaset getiren bir dükkandan boş kaset alıp satmış. Ama o arada bir karar almış. 'Ben çok iyi bir iş bulacağım, bulmadan da asla çalışmayacağım' diyormuş. Bu süre içinde bütün gazeteleri taramaya ve iş aramaya başlamış. Günün birinde gazetede Alboy - Beymen'in işçi aradığını görmüş.. Müracat etmiş ve kabul edilmiş.
Bugün kemer üretiminde sayılı firmalardan biri olan Gök Deri'nin temelleri Beymen'deki bu yıllarda atıldı. Kazım Gülmez, Beymen çatısı altında çalıştığı yılları anlatırken "Alboy'da gerçek, bambaşka bir dünya gördüm. Çünkü benim Beyoğlu'nda çalıştığım küçük atölyelerde bir kesim, bir de dikiş makinesi vardı. Farklı olan hiçbirşey yoktu. Herşey insan gücüyle yapılıyordu. Ama Alboy'da en son makinaları, sistemleri gördüm. Bu teknoloji ufkumu açtı" diyor.
Spor kemer de ne olaki?
Beymen'deki işine devam ederken bir yandan da geceleri gidip kemer ve çanta üreten arkadaşlarımın yanında meslek öğrenen Gülmez, akşamları Aksaray'da işporta kemer satışı yaptı.
Gülmez, 1982'de Sefaköy'de 12 metrekare bir dükkan kiralayarak bir makineyle kemer üretmeye başladı. Farklı bir iş yaparsa başarılı olacağının farkındaydı. Spor kemer üretmeye karar verdi. Çünkü klasik kemer üreten büyük firmalarla yarış edemeyeceğini, onları geçmek için farklı birşey yapması gerektiğinin bilincindeydi.
Yaptığı spor kemerleri satmak için Mercan'a götürdü. Oradaki herkes başına toplanıp gülerek "Türkiye'de de bunları kullananan var mı ki! Kim takacak bunları?" dediler.
Jean geldi, işler düzeldi
İşler ancak 1988'den sonra spor giyim ve jean Türkiye'de daha çok yayılmaya başladıktan sonra düzelmeye başladı.
1985'te Osmanbey'de 40 metrekare bir yere taşındılar ve butiklere kemer satmaya başladı. Firma 1990 yılında Merter'e taşınmış. Buraya geçtikten sonra bir karar alıp büyük mağaza zincirlerine özel siparişler yaptılar. Bu mağazaların içinde Beymen, Vakko ve Yargıcı gibi markalar vardı. 10 sene kadar Merter'de faaliyetini sürdüren Gök Deri, 2 sene önce Güneşli'deki 1500 metrekarelik fabrikaya taşındı.
Ünlü markalara ihracat
Gök Deri, 5 yıl önce ihracat yapmaya başladı. Kendi markası olan Big Sky adı altında ise 2 yıldır ihracat yapıyor. Yurtdışı ve yurtiçi fuarlarına katılıyorlar. İhracat yapılan ülkeler arasında İtalya, Almanya, İngiltere, İspanya, Fransa, Doğu Bloku Ülkeleri, İsrail, Arap ülkeleri var.
Türkiye'de tekstil mağazaları olan bütün firmalar ise Gökderi'nin müşteri portföyünde. Gucci, Hugo Boss, Levi's, Next, Collezione, Benetton, LCW bu isimlerden sadece birkaçı.
2004 yılı cirosu 3 trilyon, 2005 yılı ciro hedefi 4.5 trilyon olan firma, üretiminin yüzde 70 - 80'inin ihraç ediyor. Gök Deri'nin birinci markası Big Sky dış piyasaya, Gökhan Deri ise iç piyasaya yönelik üretim yapıyor.
Kazım Gülmez; 75 kişilik ekibiyle, dünya markalarıyla çalışıyor ve Big Sky markasını dünya deri ticaretinde duyurma planları yapıyor.
|
|
|

|
|