|
 |
|
|
F.Bahçe bu işte
Fenerbahçe'nin son haftalardaki galibiyetleri ve Manchester zaferi bir yana, futbolundaki çağdaş değişimler ve "komple futbol" anlayışı Türkiye'de "futbol batıyor" diye nara atanların umarım gönüllerine su serpmiştir.
Biz de dahil, Fenerbahçe'yi sürekli tenkit edip, Sarı - Lacivertli kadrodaki tertip yanlışlarını devamlı işaretleyenler... Savunma, orta alan ve gol adamları arasındaki top kullanma ilişkilerinin çok yavaş ve pas hataları ile dolu olduğunu yazıp, çizenler... İşte Manchester oyununun ikinci yarısındaki "takım oyunu formatı" nı yıllardır bekliyorlardı ısrarla... Şimdi bu kritiklerin ne denli samimi ve gerçekçi olduğu kabul ediliyor mu acaba yönetim ile teknik direksiyonlarında oturanlar tarafından ? Tuncay da beklenen patlamasını yaptı. Hem de Manchester gibi bir İngiliz devi karşısında... Tuncay'ın "iş namusunu, terbiyesini formasına olan saygısını" Sarı - Lacivertli camiada kimseler tartışamaz ve tartışmaz da zaten... Ama son hareketlerde acemilik yaptığı haftalardaki tribünlerde Tuncay ile birlikte oturup, kalkıyordu kendisini sevenler... İşte esas onlar için bir "bayram gecesiydi" sanki Manchester galibiyeti... Futbol melekleri de, bu çalışkan delikanlının alın teriyle yıkanmış emeklerini farketmiş olacaklar ki, Tuncay'ın dalış yaptığı her top, gol olup, çıkıyordu.
Tuncay'a nasihat
Artık Tuncay çok daha dikkatli olmak zorundadır. Çünkü emeğinin karşılığını hem iyi bir rakamla alabilmek, hem de yurt dışına giderse, Avrupa'da Türkiye bayrağının hakkını verebilmek adına son hareketlerden önce çok çabuk düşünüp, topu en doğruya kullanma kararlılığını korumalı ve geliştirmelidir. Çünkü kendisinin futboldaki en zor hareketleri yapıp, küçük pas kümelerinde basit yanlışlara kurban gittiğini herkes bilmektedir.
Alex şarkılarını artık her hafta yazıp, çiziyoruz. Bu "ilahi kramponlar" ın Fenerbahçe'ye rayına oturmasında çok önemli ve de kalıcı kalıplar getirdiği ortadadır. Böylesine daha top gelmeden onu kime göndereceğini bilerek kullananan Alex zekası Fenerbahçe'nin hızlanan futbolundaki tartışmasız vites kollarıdır. Önder'in savunmadaki sağlamcı anlayışı ve kanat çıkışlarına uyumu da, Fenerbahçe'deki parıltılardan bir diğeri. Rüştü'nün dönüşten sonraki "form rötarı" da, artık sağlığına kavuşmuştur.Ümit Özat'ın her maçta, özellikle Ronaldo gibi Dünya markası çizgi futbolcusu karşısında ortaya koyduğu "savunma mantığı ve kanat çıkışlarından yaptığı nefis ortalar", kaptanın "anahtar adam" olduğunu açıkça vurguluyor. Daum hoca keşke şu on bir bulmacasını Şampiyonlar Ligi öncesinde çözümleseydi de, bu "keyifli futbol" daha 2007'lere kalmadan Fenerbahçe adını haykırsaydı Avrupa'ya ve Dünya'ya.
esenay@milliyet.com.tr
|
|
|

|