Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Aralık 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bahçeli'nin çiçek bahçesi


MHP lideri Devlet Bahçeli, dün kahvaltılı bir basın toplantısı düzenleyerek görüşlerini açıkladı.
Bahçeli ve MHP yöneticileri, basının gösterdiği ilgiden memnun kaldılar. 24 gazete, 19 televizyon ve 7 ajansın katıldığı kahvaltıda, MHP lideri, özellikle AB süreci ve 17 Aralık Zirvesi'ne ilişkin kaygılarını dile getirdi.
Bahçeli ve MHP, Türkiye'nin AB'ye girmesine karşı mı? AB'ye "hayır" diyor mu?
MHP lideri, açıktan böyle bir tavır almıyor. AB'ye girmeye "hayır" demiyor. Ancak, süreçten ve bu süreçte atılan adımlardan da hoşnut değil.
Bu hoşnutsuzluğun temel kaynağı, Avrupa'ya olan "güvensizlik" gibi görünüyor. MHP açısından güvensizliğin kaynağı ise, bu süreçte AB'nin taleplerinin, alınan kararların, atılan adımların Türkiye'nin ulusal bütünlüğüne ve üniter yapısına zarar vereceği, hatta vermekte olduğu düşüncesi...
Bahçeli, bu süreçte Türkiye'de farklılıkların öne çıkarıldığı, etnik sorunların körüklendiği, mezhep farklılıklarının belirginleştirildiği; bu yolla da Lozan dışında yeni azınlıklar yaratılmaya çalışıldığını vurguluyor.
MHP lideri, yine bu süreçte Abdullah Öcalan'ı da kapsayacak şekilde genel af çıkarılması baskısı yapıldığı, bunun Avrupa tarafından desteklendiği ve böylece de PKK'nın KONGRA-GEL adıyla siyasallaşmasına olanak sağlandığı kanaatinde...
AB yetkililerinin Diyarbakır'ı ziyaret etmeyi alışkanlık haline getirdiklerini belirten Bahçeli, Avrupa Parlamentosu Başkanı Borrell'in, "Kürdistan'a gideceğiz" sözlerinin bir sürç-i lisan olmadığını düşünüyor. Neden, 81 ilden bir başkası değil de Diyarbakır, diye soruyor. "Eğer" diyor, "Türkiye'yi gezmek, görmek istiyorlarsa biz onları 81 ilde ev sahipliği yaparak gezdiririz." Ancak, Diyarbakır ziyaretlerinin etnik ayrılıkları öne çıkarmaya yönelik olduğunu düşünüyor.
"Biz" diyor, "Türkiye gerçeğini biliyoruz. Türkiye, toprağının her karışı şehit kanıyla sulanmış bir çiçek bahçesidir. Değişik renk ve kokuları vardır. Şimdi bu çiçek bahçesine ayrıkotu ekip çiçekleri soldurmaya gayret ediyorlar."
"Bundan sonra MHP'nin tavrı ne olacak" sorusuna ise, Bahçeli şu yanıtı veriyor:
"Kimse kardeş kavgası beklemesin. MHP'yi bir etnisiteye dayandırmak ve bir başka etnisiteyle çatışma, kavga içinde olacağını sanmak, MHP'yi anlamamış, kavramamış olmak demektir. MHP sokakta değil, toplumsal muhalefet olarak iktidar alternatifi olacaktır. Biz bu muhalefet anlayışıyla AKP'yi iktidardan uzaklaştırmayı Türkiye'nin kurtuluşu için bir görev saymaktayız."
Bahçeli, Kıbrıs konusunda AKP iktidarının tarihi bir hata içinde olduğunu da belirterek, bundan sonrası için de hükümetin, müzakere tarihi almak için Güney Kıbrıs'ı tanıma gibi bir hata içine düşmemesi gerektiğini vurguluyor.
Hükümetin, "kazan-kazan" politikasında Türkiye'nin hep kaybeden taraf olduğunu kaydediyor ve ekliyor, "Kazanan hep kasa sahipleri oluyor."
Bahçeli, müzakere süreci başlarsa, AB'nin masaya Türkiye açısından yaşamsal öneme sahip hassasiyetler konusunda yeni dayatmalar getireceğine işaret ediyor.
AB'nin Türkiye'yle ilgili 2004 belgelerinde bunun işaretleri bulunduğunu belirterek, Türkiye'nin aşağılık kompleksine kapılmadan ulusal çıkarlar doğrultusunda davranması gerektiğini vurguluyor.
MHP lideri, MHP'de iç çekişmelere ilişkin bir soruyu yanıtlarken, CHP'ye atıfta bulunuyor. CHP'de yaşanan Sarıgül olayını anımsatan Bahçeli, CHP'de, MHP'de ve diğer muhalefet partilerinde yapay iç çekişmeler yaşandığını, bu partilerin karıştırılmak istendiğini ve bunda AKP'nin de payı olduğunu söylüyor.
Bahçeli ve MHP, 12 Aralık'ta İstanbul'da yapacakları mitingle başlamak üzere bu görüşlerini meydanlara taşımaya hazırlanıyor.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kahrolsun Avrupa!
BİRKAÇ gündür Avrupa'yı şiddetle eleştiriyoru...
Çetin ALTAN
Kalamış'ta akşam güneşi
MARMARA'nın batı ufuklarında yığın yığın beya...
Melih AŞIK
Sinek küçük ama...
Dünkü Hürriyet'te bir fotoğraf... Başbakan Er...
Fikret BİLA
Bahçeli'nin çiçek bahçesi
MHP lideri Devlet Bahçeli, dün kahvaltılı bir...
Hasan CEMAL
13 kurşunu, Uğur'u sakın unutmayın!
Bugün 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü. Be...
Güneri CIVAOĞLU
Kafayı yemek...
AB'de kimilerine göre "AKP, tarih almak için ...
Can DÜNDAR
Sarı Gelin türküsü iki ülkeyi sarstı
Türk - Ermeni ilişkilerinde diyaloğu engelley...
Abbas GÜÇLÜ
Ne kadar para, o kadar eğitim mi?
Türkiye'nin OECD'nin uluslararası öğrenci per...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon nereye?
Geçen hafta açıklanan enflasyon verileri yeni...
Mehmet Y. YILMAZ
Yabancı sermaye için de eğitim şart!
Belma Akçura'nın dün Milliyet'te yayımlanan b...
Faik ÖZTRAK
Üretim artışı yavaşlarken ithal yoğunluğu artıyor
Aylık sanayi üretimi Ekim ayında geçen yılın ...
Hasan PULUR
5555 Afişle Türk Sineması
TÜRKER İnanoğlu, sinemadan aldıklarını sinema...
Derya SAZAK
Ekimde inşallah
İspanyolcada 'Ohala' demek, 'İnşallah' anlamı...
Meral TAMER
Felluce ve Uğur için yarın Galatasaray'a...
Barış Girişimi, Felluce'deki katliamı ve Mard...
Ece TEMELKURAN
Sağ çocukların öfkesi
Canınız çok sıkıldı. Mardin Kızıltepe'de biri...
Yaman TÖRÜNER
Her derde deva Mortgage kredisi
Hükümetler her yıl insanları oyalayacak ve gü...
Güngör URAS
İşler açılmaya başladı (gibi)
Bu yılın üçüncü üç aylık döneminde (geçen yıl...
M. Ali BİRAND
AB PES ETTİRMEK, TÜRKİYE KAÇMAK MI İSTİYOR ?
16-17 Aralık günlerine kadar sürecek olan bir...

© 2004 Milliyet