|
Sağ çocukların öfkesi
Canınız çok sıkıldı. Mardin Kızıltepe'de birilerinin on iki yaşındaki bir çocuğun omurgasına altı kurşun doldurmasına, yemeği masada bekleyen bir çocuğun emniyet güçlerine mensup kişiler tarafından öldürülmesine, Meclis komisyonlarının bir çocuğun "terörist" olmadığını ispat etmek için çabalamalarına, bu cinayeti işleyenlerin açığa alınıp gözden yitirilmesine/yitirtilmesine... Canınız çok sıkıldı.
Ondan önceki günlerde de Felluce'de tam donanımlı Amerikan askerlerinin karşısında donlarıyla kalan, korkudan ağlayan Iraklı erkeklere, "ölü taklidi" yaptığı gerekçesiyle başına kurşun sıkılarak öldürülen çocuklara, oradakilerin ölümünün giderek normalleşmesine, yeniden ortaya çıkan yeni işkence fotoğraflarına... Bütün bunların daha çok para, daha çok güç, daha ucuz petrol için yapılmasına. Çokuluslu birçok şirketin bu işin içinde olmasına... Canınız sıkıldı yeni.
Ölü çocukların bir laneti vardır muhakkak. Ama şimdi bizim yaşayanların öfkesine ihtiyacımız var.
Zincir-halka
Cumartesi günü (yarın) saat 12.00'den itibaren Beyoğlu Galatasaray'dan başlayarak iki yana doğru bir insan zinciri kurulacak. İnsanlar kol kola girecekler. Çünkü öyle olması gerekiyor. Çünkü insanın insandan korkmasıyla beslenen bir yeryüzü savaşında insan kardeşimizle kol kola girip bu korku imparatorluğuna karşı durmak gerekiyor. Savaş aramıza sızmasın diye gerekiyor bu. Çünkü televizyonların, reklamların, büyük adamların ve onların büyük silahlarının bizde, teker teker hepimizde yaratmaya çalıştığı "Sen hiçbir şey yapamazsın. Bu çok büyük bir oyun" duygusunu yenmemiz gerekiyor. Çünkü bizden korkmaları gerekiyor. Bizim onlardan değil. Çünkü çocuklar öldürülürse ve susarsak, bizim çocuklarımızı da öldürürler. Giderek bütün çocuklara kastederler ve sonunda koluna gireceğiniz kimse kalmaz ortada. Rıza gösterirsen, bir kafa daha yiyip biraz daha beslenecek savaş. Yalnız kalmamak ve yalnız olmadığımızı anlamak için, tek başımıza öfkelenmek ve içimizi sindirmemek için gerekiyor zincir... Zincirin bir halkası bile eksilmemeli bir zincir olabilmesi için. Unutma! Barış Girişimi Hareketi böyle diyor.
Kalbinle değil, bedeninle
İktidarlar savaş alanlarına insan bedenleri yığıyorlar. Büyük bir gövde bu: Muktedir baş ise, insan yığınları onun ayakları oluyor savaş alanında. Muktedir insan gövdeleri üzerinde duruyor. İsimsiz gövde yığınları savaşlarda birbirlerini öldürüyor. Senin de gövden var. Senin gövden böyle olmasını istemiyor. Ne Felluce'de ne Kızıltepe'de çocukların ölmesini, o gövdelerin isimsizleşmesini istemiyor. Gövdeni getireceksin o zaman. Çünkü şimdi barışın gövdeleri olmak gerekiyor. Savaşın gövdelerinden daha çok olmak gerekiyor. Bu yüzden yarın saat 12.00 için aklından "Kalbim sizinle" diye geçirme. Barış senin kalbini biliyor; ama, şimdi gövdeni istiyor. Gövdeni topla yarın sabah. Öfkeni, sıkıntını, paltonu, atkını, sesini, yüzünü al da gel. Senin gövden bir barış gövdesi. İktidar sana zorla üniforma giydirip, isteyip istemediğini sormadan verip eline silahı savaşa gönderebiliyorsa sen de herhalde geçirip üzerine ceketini bir barış gövdesi olmak üzere İstiklal Caddesi'ne gelebilirsin. Bari bunu yap! Omurganı düşün. Altı kurşunun oraya girdiğini düşün. Bir çocuk omurgası düşün istersen, için elverirse... Bu ülke senin. Bu çocuklar biziz. Barış seni bekliyor. Bir halka eksikse zincir zincir değildir. Biliyorsun!
ecetem@hotmail.com
|
|