Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Aralık 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

AB PES ETTİRMEK, TÜRKİYE KAÇMAK MI İSTİYOR ?

BRÜKSEL

16-17 Aralık günlerine kadar sürecek olan bir sinir savaşı yaşanıyor.
Türkiye'nin tutumu çok açık:
"Müzakerelerin başlaması için Kopenhag Kriterlerini doldurma koşulunu biz yerine getirdik. Avrupa Komisyonu da bu konuda görüşünü bildirdi. Türkiye ile müzakerelerin açılmasını onayladı. Bundan dolayı, bize açık ,net ve koşulsuz bir müzakere başlama tarihi vermeniz gerekir.Müzakereleri zorlaştıracak ve müzakere sonucunun tam üyelik dışında başka formüllere götürebilecek önlemler koyulmasını istemiyoruz."
Avrupa Birliğinin tutumu da şöyle:
"25 üye ülkenin iç politika nedenleriyle ve Türkiye' nin büyüklüğü karşısında kendimizi güvenceye alacak bazı kıstasları sizlere hatırlatmamız gereklidir.Zira unutmayın, bu kulübe siz katılıyorsunuz. AB, Türkiye kulübüne katılmıyor."
Şimdi bu iki tutum arasında bir mücadele yapılıyor.
Türkiye, bardağın dolu tarafını çoğaltmaya çalışıyor.
AB ise, Türkiye'ye net bir müzakere tarihi verirken, karşılığında da bardağın diğer bölümünü biraz boşaltma çabasında. Bu sayede, hem kendi iç politika sıkıntılarından kurtulmak, hem de açık bir tarih verilmesini 25 üyeye kabul ettirebilmek, yani en geniş uzlaşıyı bulma çabasında.
17 Aralık bildirisine girecek cümleler gayet tabii önemli. Bu cümlelerin, Türkiye müzakerelerinin tam üyeliğe gitmeyeceği kuşkusunu arttırması durumunda, en büyük sakınca yabancı yatırımlar açısından ortaya çıkacak. Yabancı yatırımcılar, Türkiye-AB müzakerelerinin tam üyelikle bitmeyeceği izlenimi edindikleri taktirde, mütereddit davranacaklar ve Ankara AB' den beklediği en önemli avantajı kaybedebilecek. Ankara'nın duyarlığı işte bundan kaynaklanıyor.

GARİP SENARYOLARDAN SÖZ EDİLİYOR
Karşılıklı tartışmalar öyle bir noktaya geldi ki, Brüksel'deki gözlemciler her iki tarafın gizli bir gündem peşinde koşup koşmadıklarını sorgulamaya başladılar.
Acaba Avrupa Birliği, bildiriye çekinceler doldurup Türkiye'ye pes ettirmek ve müzakereleri başlatma girişiminden vaz geçirmek mi istiyor, diyenlere rastlıyorum.
Bunun bir mantığı var.
Tayyip Erdoğan'ın genel tutumunu bilen bu çevreler, Başbakanın taşıyamayacağı kadar yükle karşılaşması durumunda "biz vazgeçtik" diyebileceğini ileri sürüyorlar.
Diğer bir senaryo da, AKP hükümetiyle ilgili.
Acaba, Tayyip Erdoğan müzakere sürecini kaldıramayacağını gördü de, şimdiden red kararını mı hazırlıyor ?
Şimdiden bu senaryolardan hangisinin doğru olduğunu söylemek imkansız. 17 Aralık gününe kadar beklemek gerekecek.
Ancak, sinir harbinde AB'nin daha deneyimli olduğu da ortada.
Tüm gözlemciler, Türkiye'nin taşıyabileceği oranda bir yükle karşılaşması durumunda, açık bir tarih verilmesini zafer olarak niteleyeceğinden eminler. Bu konudaki en önemli koşulun "imtiyazlı ortaklık" cümlesinin 17 Aralık bildirgesine girmemesi olduğunu da saklamıyorlar. Böyle bir olasılıkta Türkiye'nin hayır diyeceğine inanıyorlar.
Fransa hala kilit konumunu koruyor.
Cumhurbaşkanı Chirac'ın elinde birkaç formül bulunduğunu ve İmtiyazlı Ortaklık kelimeleri olmadan, ancak "müzakerelerin ucu açıktır" cümlesiyle yetinebileceği söyleniyor.
Ankara'daki tutumun sertleşmesi Brüksel'de halen pek dikkate alınmıyor. Buradaki bürokratlar daha çok üye ülkelerin itirazlarıyla meşguller. Dönem Başkanlığını elinde tutan Hollanda, bu açıdan son derece önemli. Eğer diğer üyeleri ikna edebilirse, sorun aşılabilecek. İşte bu yönden, dün akşam Başbakan Erdoğan ile Hollanda Başbakanı arasındaki görüşme dikkatle izlendi. Erdoğan, Hollandalı meslekdaşını ikna edebildiyse, mesele yok. Aksi halde işler daha da zorlaşacak.
Burada yaşananlar çok doğal karşılanıyor. Hemen her aday ülke ile aynı gerilimden geçildiğine dikkat çeken bir Komisyon yetkilisi bana aynen şunları söyledi:
"Hiç sinirlenmemek gerekir. Önemli olan, Türkiye'nin müttefiklerini harekete geçirmesidir. Eğer Almanya ve İngiltere tam destek verirlerse, mutlaka bir orta yol bulunur."
Anlayacağınız, önümüzdeki hafta sonuna kadar gerilimli günler geçireceğiz.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Kahrolsun Avrupa!
BİRKAÇ gündür Avrupa'yı şiddetle eleştiriyoru...
Çetin ALTAN
Kalamış'ta akşam güneşi
MARMARA'nın batı ufuklarında yığın yığın beya...
Melih AŞIK
Sinek küçük ama...
Dünkü Hürriyet'te bir fotoğraf... Başbakan Er...
Fikret BİLA
Bahçeli'nin çiçek bahçesi
MHP lideri Devlet Bahçeli, dün kahvaltılı bir...
Hasan CEMAL
13 kurşunu, Uğur'u sakın unutmayın!
Bugün 10 Aralık, Dünya İnsan Hakları Günü. Be...
Güneri CIVAOĞLU
Kafayı yemek...
AB'de kimilerine göre "AKP, tarih almak için ...
Can DÜNDAR
Sarı Gelin türküsü iki ülkeyi sarstı
Türk - Ermeni ilişkilerinde diyaloğu engelley...
Abbas GÜÇLÜ
Ne kadar para, o kadar eğitim mi?
Türkiye'nin OECD'nin uluslararası öğrenci per...
Hurşit GÜNEŞ
Enflasyon nereye?
Geçen hafta açıklanan enflasyon verileri yeni...
Mehmet Y. YILMAZ
Yabancı sermaye için de eğitim şart!
Belma Akçura'nın dün Milliyet'te yayımlanan b...
Faik ÖZTRAK
Üretim artışı yavaşlarken ithal yoğunluğu artıyor
Aylık sanayi üretimi Ekim ayında geçen yılın ...
Hasan PULUR
5555 Afişle Türk Sineması
TÜRKER İnanoğlu, sinemadan aldıklarını sinema...
Derya SAZAK
Ekimde inşallah
İspanyolcada 'Ohala' demek, 'İnşallah' anlamı...
Meral TAMER
Felluce ve Uğur için yarın Galatasaray'a...
Barış Girişimi, Felluce'deki katliamı ve Mard...
Ece TEMELKURAN
Sağ çocukların öfkesi
Canınız çok sıkıldı. Mardin Kızıltepe'de biri...
Yaman TÖRÜNER
Her derde deva Mortgage kredisi
Hükümetler her yıl insanları oyalayacak ve gü...
Güngör URAS
İşler açılmaya başladı (gibi)
Bu yılın üçüncü üç aylık döneminde (geçen yıl...
M. Ali BİRAND
AB PES ETTİRMEK, TÜRKİYE KAÇMAK MI İSTİYOR ?
16-17 Aralık günlerine kadar sürecek olan bir...

© 2004 Milliyet