|
 |
|
|
IMF: Hastayı Fon'a alın BDDK: Hayır, tasfiye!
Daha önce murakıplar konusunda IMF ve Hazine ile görüş ayrılığına düşen BDDK, 'hasta bankanın doğrudan tasfiyesi' konusunda iki kuruluşla yine karşı karşıya geldi. IMF, tasfiyeye karşı çıkıyor
KADİFE ŞAHİN
Üç yıllık yeni stand by görüşmeleri kapsamında Ankara'da bulunan IMF'nin yeni bankacılık yasa tasarısına yaptığı müdahaleler, taslağı hazırlayan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ile IMF ve IMF'yle görüşmelerde bulunan Hazine arasında gerginliğe yol açıyor. BDDK ile IMF arasında yeni bir krize yol açan konu; zora düşen bankaların Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) alınmadan doğrudan tasfiye edilmesi ile ilgili. Taslağın hazırlık aşamasında da bankacılık sistemindeki denetimde başrolü oynayan murakıpların görev ve yetki alanlarının belirlenmesi bu üç kurum arasındaki ilk krize neden olmuştu.
İki hafta önce bankacılık tasarısı finansal hizmetler kanunu taslağını Devlet Bakanı Abdüllatif Şener'e sunan BDDK, krizlerden sonra yeniden yapılanan bankacılık sisteminde Fon'a devir dönemine nokta koyarak doğrudan tasfiyeyi düzenleyen maddeler hazırladı. Ancak stand-by görüşmelerinde sosyal güvenlik, gelirler idaresi ve bankacılık düzenlemelerini performans kriteri olarak belirleyen IMF, bankaların doğrudan tasfiyesini değil, kriz dönemindeki gibi Fon'a alınmasını, Bakan Şener'e verilen tasarıda bu konuda düzeltme yapılmasını istiyor.
'Yabancıyı koruyor' iddiası
Bankacılıkta, sistemin yapılan düzenlemelerle sağlıklı bir yapıya kavuşturulduğu ve sınırsız mevduat güvencesinin kaldırılmasıyla haksız rekabetin önlendiği düşüncesi ifade ediliyor. IMF'nin görüşüne karşı çıkan uzmanlar, 'doğrudan tasfiye ile iflas eden bir bankanın tüm risklerinin devlet tarafından üstlenilmesinin önüne geçilmek istendiğini', IMF'nin ise 'Fon'a devir'le uluslararası yatırımcıların tasarruflarını koruma kaygısıyla hareket ettiği belirtiyor.
Bankacılık ve ekonomi çevrelerinde IMF'nin görüşlerine, 'bağımsız kurumların kurulmasını istemesine karşın bu tür müdahalelerle özerkliklerine darbe vurduğu' eleştirisi de getiriliyor.
Yeni stand-by açıklamasının bu hafta olması bekleniyor
REUTERS
IMF ile 2005 - 2007 dönemini kapsayacak olan yeni stand - by düzenlemesine ilişkin çalışmaların son aşamaya geldiği, bu hafta içinde açıklama yapılabileceği belirtiliyor. Edinilen bilgilere göre, IMF ile görüşmelerin ağırlık noktasını oluşturan yapısal reformlarla ilgili çalışmalarda önemli mesafeler kaydedildi ve bu hafta için Devlet Bakanı Ali Babacan ile IMF Türkiye Masası Şefi Rıza Moghadam'ın ortak basın toplantısı düzenlemesi kuvvetle muhtemel. Türkiye'nin 12 Ekim itibariyle IMF'ye 2007 sonuna kadar borcu 20 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Mevcut stand-by'dan yaklaşık 1.3 milyar dolarlık iki kredi dilimi yeni stand - by'a aktarılacak.
Dünya Bankası, Türkiye'de satın alma gücünü ölçecek
Ekonomi yönetimi, Türkiye'nin gerçek ekonomik gelişmişlik düzeyini göstermesi için, Dünya Bankası'ndan, Kişi Başına Satınalma Gücü Paritesi (PPP) açısından çalışma yapmasını istedi. Dünya Bankası'nın, sadece milli gelir ya da kişi başına milli gelir yerine, dolar cinsinden 'ABD'de 1 dolara alınan bir sepet malın Türkiye'de kaç liraya alınabildiğini' gösteren PPP açısından çalışma yapması, Türkiye'nin Maastricht kriterlerini yakalamasını da kolaylaştıracak.
IMF, Türkiye'nin PPP'ye göre milli gelirinin 2005 yılında 523.7 milyar dolara erişeceğini bildirmişti. Türkiye'de PPP'ye göre milli gelir, 7 bin 213 dolar olarak tahmin ediliyor.
|
|
|

|