|
Batı ve Doğu
AMERİKA'DA Yahudilerin en büyük sivil toplum kuruluşlarından ADL (Anti Defamation League) Başkanı Abraham Foxman ülkemizde. Bugün Ankara'da Diyanet İşleri Başkanı, Adalet Bakanı ve Başbakan'la görüşecek.
Dün İstanbul'da bazı gazetecilerle kahvaltı yaptı. Biz sorduk, o cevapladı.
Öncelikle Osmanlı ve Cumhuriyet tarihinde, başka ülkelerde zulme uğrayan Yahudilere Türkiye'nin kucak açtığını belirtti. Bugün de Türkiye aleyhtarı girişimlere karşı Amerikan Yahudi lobisinin Türkiye'yi nasıl desteklediğini anlattı.
Bunlar gerçek...
Filistin meselesine bakışta bazı görüş farklarımız olsa da, Amerikan Musevi lobisinin dostluğu Türkiye için değerlidir. Yakın coğrafyalarda yaşayıp da hiç kavga etmemiş iki millet göstermek gerekirse, herhalde birinci sırada Türkler ve Yahudiler gelir.
***
Mr. FOXMAN Türkiye'nin AB üyeliğini Musevi lobisinin kuvvetle desteklediğini anlattı. Ve çok önemli bir hususa dikkat çekti:
- Avrupa ile Amerika arasında bazı konularda önemli görüş farkları var. Bu konularda ABD ile AB arasında gerilimler çıktığında Türkiye kendi politikalarını oluşturmada zorlanabilir!
Çok doğru. Bunu yaşıyoruz da...
İşte, Dışişleri Bakanı Gül, basına yaptığı açıklamada, ABD ile yaşanan son sıkıntıları izah ederken, "AB önceliğimizden dolayı ABD'yi ihmal etmiş olabiliriz" diyor.
Öte yandan bazı Avrupalılar, Türkiye'nin güvenilir bir ABD müttefiki olmasından rahatsız; Türkiye'nin üyeliğine itirazlarının bir sebebi bu!
Türkiye'yi en çok destekleyen AB ülkelerinin ABD ile en iyi ilişkilere sahip ülkeler olduğu da dikkat çekiyor: İngiltere, İspanya, İtalya, Polonya gibi...
Avrupa'da Amerika'ya en çok karşı çıkan Fransa ve Almanya (sosyal demokratlar hariç), Türkiye'nin üyeliğine en 'şüpheci' bakan ülkeler!
Foxman'ın sözleri yerinde bir uyarı. Türkiye "mavi boncuk" güvenilmezliğine düşmeden prensipli politikalar geliştirmeli ve aynı zamanda denklemde kendi "milli ağırlığını" artırmalı.
***
TÜRKİYE bunu nasıl yapabilir? İstikrarlı hükümetler, düzgün ekonomi... ABD ve AB ile istikrarlı, sağlam ilişkiler... Aynı zamanda Türkiye'nin Avrasya ve İslam dünyasıyla istikrarlı ve sağlam ilişkiler geliştirmesi...
Türkiye'nin Batı'da güçlü olması Doğu'da güçlü olmasına, Doğu'da güçlü olması ise Batı'da güçlü olmasına bağlı.
Foxman, Türkiye'ye neden değer verdiklerini anlatırken, tarihi verilerin yanında, "Türkiye'nin kıtalararası jeopolitik konumu"nu da vurguladı. Bu jeopolitik böyle çok yönlü, dengeli, güvenilir ve hatta felsefi vizyonu olan politikalar izlemeyi gerektiriyor. Bir tür Doğu-Batı felsefesi...
Türkiye'nin yüz elli yıllık Batı siyaseti doğrudur; Doğu'yu 'ihmal' etmemek kaydıyla.
Türkiye'nin, ikisi de vazgeçilmez olan, hem İsrail'le hem Araplar'la ağırlıklı ilişkilere sahip olması, genelde ABD, AB ve Doğu siyasetlerini de iyi yürütebileceğinin bir modelidir.
ABD ve AB ilişkilerine önem veren AKP'nin 'Doğulu' renklere de sahip olması, bu imkânı güçlendiriyor. Doğu'ya bir 'değişim' mesajı da veriyor bu tablo.
Türkiye küreselleşme çağında işlevi olan bir ülkedir: Medeniyetler çatışmasına karşı medeniyetler uyumu!
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|