Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 14 Aralık 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Brüksel'de ağaçla orman!


BRÜKSEL

Bir hayalet dolaşmaya devam ediyor Avrupa'nın üzerinde. Bu hayaletin adı Türkiye! Yine başınızı nereye çevirseniz Türkiye var, Türkler var.
Manşetleri biz süslüyoruz.
Le Figaro'nun tepesinde koca başlık:
Fransızlardan Türkiye'ye hayır!
Son kamuoyu yoklamasında, Türkiye AB'ye alınsın diyenlerin oranı yüzde 32, hayır diyenlerinki yüzde 67 çıkmış.
Anketin küçük verilen bölümü daha ilginç, daha güncel. Türkiye'nin üyeliği bugünün değil, rahat 10 yıl sonrasının konusu. Bugün için Türkiye'yle üyelik müzakereleri başlasın mı, başlamasın mı sorusu, yani 17 Aralık önem taşıyor. Fransızlar bu açıdan olumsuz değil. Yüzde 54'ü Türkiye'yle üyelik müzakerelerinin başlamasından yana.
Bir başka ilginç nokta şu:
Türkiye'yle üyelik müzakerelerinin başlaması, Fransa'da gelecek yılın ortalarında yapılacak Avrupa Anayasası referandumunu olumsuz etkiler mi sorusuna, Fransızların toplam yüzde 67'si etkilemez yanıtını vermiş...
Bu arada bir bilgi notu:
Fransa'da bundan önce yapılan bir kamuoyu yoklamasında, 19 - 29 yaş grubunu oluşturanlar, yani genç Fransızlar'ın yüzde 62'si daha şimdiden Türkiye'nin AB üyeliğine evet diyorlar.
Fransa'nın dışındaki bazı AB ülkelerinde Türkiye'ye evet-hayır'lar şöyle dağılıyor: İtalya'da yüzde 49 evet, yüzde 34 hayır; İspanya'da 65 evet, 18 hayır; İngiltere'de yüzde 41 evet, 30 hayır; Almanya'da yüzde 33 evet, 55 hayır...
Frankfurter Allgemeine gazetesinin manşetinde, Alman muhafazakârlar Türkiye'ye hayır diye bağırıyorlar. Le Figaro'nun dünkü ekonomi ekinin ve pazar dergisinin kapaklarında Türkiye var. Fransız L'Express ve Le Nouvel Observateur dergilerinin kapak konusu da Türkiye ve Türkler...
Dünkü Liberation ve International Herald Tribune'ün birinci sayfalarında, Financial Times'ın manşetinde yine Türkiye var. Financial Times'ın haberinde giriş cümlesi şöyle:
"Türkiye'nin bu hafta içinde AB ile üyelik müzakerelerine başlama konusunda çok uzun zamandır beklenen yeşil ışığın yanması umuluyor. Ama bu tarihi kararla ilgili geri sayım başlarken tansiyon da yükseliyor."
Tansiyon nereden mi kaynaklanıyor:
(1) Üyelik müzakerelerinin açık uçlu olması ve bunun arkasına Fransa'nın, Avusturya'nın istediği bazı eklerin yapılıp yapılmayacağı... (2) Kıbrıs ... Yani Rum yönetiminin 17 Aralık'ta hiç olmazsa dolaylı tanınma konusunda Türkiye'den beklediği bir adım...
Yanıt bekleyen soruya gelince:
Bu iki konu yüzünden 17 Aralık'ta Türkiye'nin hayır diyeceği bir karar masanın üstüne konabilir mi?
Ben ihtimal vermiyorum.
Financial Times dünkü başyazısına gelince şu satırlar okunuyordu:
"Alman Dışişleri Bakanı Fischer, geçenlerde Türkiye'nin AB üyeliğini Avrupa tarihinde 60 yıl önceki Normandiya Çıkarması kadar önemli olduğunu söyledi. Bu kadar olmasa bile AB liderleri 17 Aralık'ta hiç kuşkusuz tarihi önemde stratejik bir kararla yüz yüze gelecekler. Türkiye'ye üyelik müzakereleri konusunda -muhtemelen yılın ikinci yarısı için- açık bir tarih vermek, bu tarihi kararın gereğini yerine getirmektir. Ya da beş yıl önce Helsinki'de verilen sözü tutmayıp, olağanüstü jeopolitik fırsatı kaçırarak, Hıristiyan ve Müslüman aşırıların körükleyeceği uygarlık çatışması tuzağına düşmek..."
Hangisi?
Bu soruya Financial Times gibi olumlu bakan, daha doğrusu Türkiye'nin AB'ye üye olmasını savunan çok önemli Fransız aydınları da var. Geçen hafta cuma günü Le Monde'da yayımlanan "Türkiye neden kabul edilmeli?" başlıklı makalelerinde Edgar Morin, Alain Touraine, Jean-Christophe Rufin ve Guy Sorman şöyle diyorlardı:
"Türkiye'yi reddedersek, ufkumuzu kapatıp her türlü küresel sorumluluğu geri çevirmiş oluruz. Tam tersine, Avrupa'nın en sonunda dünya meselelerinde, dolayısıyla dünya barışındaki başrol oyuncularından biri olma vaktinin geldiğini ve Türkiye'nin AB üyeliğinin, Avrupa ve İslam dünyası arasında yeni ilişkilerin kurulabilmesi açısından vazgeçilmez olduğunu çok güçlü biçimde vurgulamalıyız."
Orman ve ağaç!
Yukarıdaki satırlar, yalnız ağaçlara bakıp ormanı göremeyenlerin satırları değil. Bir başka deyişle, işin özünü gözden kaçırmayanlar, Avrupa'da da Türkiye'nin AB üyeliğini savunuyorlar.
Evet, kritik günler!
Bugünlere gelmek kolay olmadı.
Bu gerçeği bilenlerin en başında hiç kuşkusuz Tayyip Erdoğan - Abdullah Gül ikilisi var. Şöyle bir düşünsünler, 2002 yılı aralık ayındaki Kopenhag zirvesini.
Evet, nereden nereye...
Son iki yılda Başbakan'la Dışişleri Bakanı'nın siyasal kararlılığı ve 'realpolitik'in ince oyunlarını göz ardı etmeyen sabırlı politikalarıyla gelindi 17 Aralık'a.
Bu saatten sonra işin özünü göremeyen, ağaçlara bakarken ormanda kaybolmaya meyyal birtakım bürokratik engellere takılabileceklerine hiç ihtimal vermiyorum Erdoğan'la Gül'ün...
Bu hafta yazılar Brüksel'den.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Batı ve Doğu
AMERİKA'DA Yahudilerin en büyük sivil toplum ...
Melih AŞIK
Haberin devamı
Sedat Simavi Ödülleri, geçen hafta sonu dağıt...
Fikret BİLA
Kıbrıs stratejisi
Ankara, 17 Aralık kararında Kıbrıs kaydı yer ...
Hasan CEMAL
Brüksel'de ağaçla orman!
Bir hayalet dolaşmaya devam ediyor Avrupa'nın...
Güneri CIVAOĞLU
Şarap/AB
Uzanlar'ın şaraplarını ve teknesini aldığı id...
Can DÜNDAR
12 Eylül'de Albay geldi İETT'den ayrıldım
O gün Başbakanlık Konutu'nda Tayyip Erdoğan'ı...
Abbas GÜÇLÜ
Yeni müfredata muhalefet şerhi
Türkiye Bilimler Akademisi TÜBA, Milli Eğitim...
Hurşit GÜNEŞ
Arjantin'e benzediğimiz doğru mu?
Son günlerde ekonomi dünyası değerli bir ikti...
Sami KOHEN
AB'deki çatlak...
AB zirvesi öncesi Türkiye'de giderek tırmanan...
Mehmet Y. YILMAZ
Sonuca odaklı politikalar izlemeliyiz artık
Türkiye'nin, yüz yıllık Batılılaşma sürecinde...
Derya SAZAK
Kürt ilanı
Türkiye'de Kürtler ne istiyor?
Meral TAMER
Doğacak çocuğun mesleği henüz icad edilmedi
Randevu defterimi ayarlamakta hiç bu kadar zo...
Güngör URAS
Bir 'makale' bir 'ilan' bizi batırmaz (...bir mektup da kurtarmaz)
International Herald Tribune ve Le Monde gaze...
M. Ali BİRAND
AB olmasa da, gam değil GS galip (!)
Ne derseniz deyin...

© 2004 Milliyet