
|
|
|
 |
|
|
Bilecik'te bira tozu üretiyor
Tarbes firmasının işi gücü şerbetçi otuyla! Şerbetçi otu, çok ender, çok özel bir bitki. Ansiklopedilerde 'kendirgillerden' denilerek sıralanan marifetleri pek çok. Her yerde yetişmiyor. Sanayi amaçlı tek üretimi Bilecik'te ve Türkiye'deki tek üreticisi Tarbes! Çiftçilerden alarak işlemden geçiriyor, toz haline getirerek Efes'e satıyor. Biraya acımsı veya light tadı veren de şerbetçi otunun tozu. Bu yıl 800 tonluk üretim gerçekleştirmiş. Bunun parasal karşılığı da 2 trilyon civarında
EVRİM ERGİN
Şerbetçiotu, bin 200 yıldır bira yapımında kullanılıyor. Başka bir adı da mayaotu. Bira dışında önemli bir kullanım alanı yok. Ancak birayı bira yapan en önemli 'girdilerden biri' olunca, başka yerde kullanılmamak, onu kıymetten düşürmüyor. Bir kere çok zor, narin bir bitki. Öyle her yerde yetişen bir şey de değil. Özel iklim istiyor. Türkiye'de Bilecik'i seçmiş. Tarbes firması, orada Şerbetçiotu üretip, Efes İçecek Grubu'na satıyor. Şerbetçiotu gibi Tarbes'i özel yapan da bu. Türkiye'de bu işle uğraşan başka bir firma bulunmuyor. Tarbes, bütün üretimini Efes'e sattığı için, diğer bira üreticileri Şerbetçiotu ihtiyaçlarının tamamını ithal ediyorlar. Firmanın yıllık üretimi 800 tona yakın. Bu miktar bile tek alıcısı Efes'in şerbekçi otu ihtiyacının ancak yüzde 30'unu karşılıyor. Firma, kalan ihtiyacını ithalatla karşılıyor.
Hadi bir de 'botanik' tanımlama yapalım: Şerbetçiotu, kendirginler (Cannabaceae) familyasından, tırmanıcı bir bitki. Anayurdu Avrasya ve Kuzey Amerika! Türkiye'de Kuzey Anadolu'da seyrek olarak rastlanıyor. Yaklaşık 7.5 metreye kadar uzayabilen, sarılıcı gövdeleri yapraklarla birlikte kışın ölüyor, ertesi yıl yerine yeni gövdeler sürüyor... Ansiklopedilerde, böyle uzayıp giden uzun bir tanımlama var. Ama sizin bilmeniz gereken şu: Dişi çiçekleri bira yapımında kullanılıyor. Bu nedenle yalnızca dişi çiçekli bitkilerin tarımı yapılıyor. Biraya acımsı bir tat ve aroma veren de odur!
Başka marifetleri de yok değil. Yatıştırıcı, uyku getirici ve bazı cinsel problemlerde de 'başarılı' olduğuna ilişkin kayıtlar var.
'1.6 trilyonluk alım yaptık'
Operasyon Direktörü Hakkı Akın, Türkiye'de fazla bilinmeyen, bu önemli bitkiyi bir çeşit sözleşmeli tarım şeklinde, Bilecik'te yetiştirdiklerini anlatıyor. Akın'ın verdiği bilgiye göre, Şerbetçiotu, bira üretiminin de merkezi durumunda olan Almanya ve Çekoslavakya gibi ülkelerde büyük tarlalarda yetiştirilerek fabrikalarda işlenirmiş. Akın, "Biranın tadında etkendir. Enteresan bir bitkidir" diyor.
Türkiye'nin bira tüketimi az olduğu için üretiminin de gelişmediğini belirten Akın, "Türkiye'de bizim kurduğumuz Bilecik - Pazaryeri'nde bir üretim tesisi var. Ektiriyoruz, topluyoruz ve bir prosesten geçirerek toz haline getiriyoruz. Sonra da bira yapımında kullanıyoruz. Şimdilik sadece orada üretim yapıyoruz. Çünkü iklimsel olarak en uygun yer orası ve son derece narin bir bitki olduğu için zaman geçirmeden işleme sokulması gerekiyor. Bu nedenle de uzak yerlerden getirip işlemeye alamıyoruz. Bölgedeki çiftçiler de Şerbetçiotundan gelir bakımından son derece memnunlar çünkü paralarını da hemen peşin olarak alıyorlar. Biz bir kilosunu bu yıl 1 milyon 930 bin liradan aldık. Ve yaklaşık olarak 800 ton alım yaptık. Ödediğimiz toplam tutar bu yıl yaklaşık 1.6 trilyon lira" diyor.
Bitter'i, aromatiği var
Akın'ın anlattığına göre, Şerbetçiotunun en önemli özelliği içindeki alfaasit miktarı. Bu alfaasit ne kadar fazla olursa, bira üretiminde de o kadar fazla randıman sağlıyor. Türkiye'de yüzde 9 civarında olan alfaasit miktarı Avrupa'da üretilenlerde yüzde 15'lere çıkıyormuş. Bu da Türk şerbetçiotunun rekabet şansını zorluyor. Akın, "Bu, ülkemizde üretmeyi mantıksız hale getiriyor. Ayrıca Avrupa tarım sübvansiyonları uyguladığı için ithalat yapmakla, burada üretmek arasında bizim açımızdan fazla değişen bir şey yok" diye konuşuyor.
Şerbetçiotunun iki ana çeşidi varmış. Biri 'acı Şerbetçiotu' da denilen (bitter) türü, diğeri ise 'aromatik' türü. Bira üretiminde genellikle ikisi birlikte kullanılıyormuş. Bitter miktarını artırarak biranın tadı daha acı veya daha light hale getiriliyormuş.
'Arpa ülkesinde malt ithal ediyoruz'
Arpa üretiminde de Türkiye'nin son derece zayıf kaldığını belirten Hakkı Akın, malt üretimi için yılda 140 bin ton arpaya ihtiyaç duyduklarnı ancak kalitenin son derece düşük olması nedeniyle arpa rekoltesinin 7 milyon ton civarında olduğu Türkiye'de bu miktarı dahi bulamadıklarını kaydetti. Özel olarak çiftçilere tohum verdiklerini ve melez arpa türleri bulduklarını anlatan Akın, 100 kilo arpadan yaklaşık olarak 75 kilo malt elde ettiklerini dile getirdi. Son iki yıldır yurtdışından malt ithal ettiklerini de belirten Akın, yeni bir malt fabrikası daha kurmayı düşündüklerini kaydetti.
|
|
|

|
|