|
 |
|
|
Gözlerdeki korku
Film başlıyor, ancak sadece 2 dakika sürüyor. Salon kapkaranlık. Önce bir yanık kokusu, sonra duman. Panik, çığlıklar... Korku artık filmde değil, gözlerde...
Deniz Altuntaş
Bu filmle ilgili çok şey konuşuldu, yazıldı... Çekimleri sırasında birçok tatsız olay yaşandı. Oyuncuları ölümle burun buruna geldi. Bu da doğal olarak filme ilgiyi artırdı.
Zaten adı yeter: "Büyü"...
Bu duygularla gala gecesindeyim. Birbirinden güzel kadınlar, şık erkekler... Davetlilerle birlikte Cinebonus'taki 7 salona dağılıyoruz. Salonlar 100-150'şer kişilik... Oldukça lüks, ana giriş kapılarının yanında bir de yangın çıkışları mevcut.
Yerlerimize oturduktan sonra beklemeye başlıyoruz. Süre çok değil ama sıkıcı. İnsanlar da sabırsız. Sanki bir şeyleri hissetmişler gibi. Neyse ki film başlıyor. Ama sadece 2 dakika sürüyor. Ve elektrikler kesiliyor. Salon kapkaranlık. Gözümüz alışırken, yanımda oturan kişi bağırarak, kendince espri yapıyor:
"Çok güzel bir film... Bravo."
Önce koku geldi
Sonra koku geliyor. Yanık kokusu ardından da duman... Şaka gibi... Öyle ya, bu korku filmi... Gala da onun galası.. Herşey olabilir...
Bunları düşünürken, bir görevlinin sesiyle irkiliyoruz;
"Salonu boşaltıyoruz. Lütfen sakin olalım. Merak edilecek bir durum yok."
Karanlıkta el yordamıyla yangın kapısına ulaşmaya çalışıyoruz.
Herkes panik içinde... Bağıranlar, "imdat" çığlıkları atanlar...
İlk aklıma gelen cep telefonum. Polis imdat ve itfaiyeyi çeviriyorum... Ne mümkün... Her olayda olduğu gibi cep telefonları kilitlenmiş durumda. "Şebeke yok", "Bağlantı hatası"
Çaresiziz. Duman nefes alışımızı güçleştiriyor, dakikalar saat gibi geliyor.
"Ölüyoruz kurtarın bizi", "Kapıyı kırın", "Yere yatın, yoksa hep birlikte boğuluruz", "Panik yok, sakin olalım..."
Kapı kilitli çıktı
Salonda 100 kişi var. Herkes bağırıyor, Ciğerlerimiz dumanla doluyor. Ama biz sesimizi dışarı duyuramıyoruz.
Geçen süreyi kestirmek güç. Bize saatler gibi geliyor. Sonunda yangın çıkışına ulaşıyoruz.
Ama kapı açılmıyor. Kilitli! Zorluyoruz yine sonuç yok...
Yardımımıza itfaiye yetişiyor. Kırılan kapıdan herkes "hava" diye koşuyor.
Yanımda Dünya Güzeli Azra Akın'ı görüyorum. Yüzü gözü is içinde. Sürekli öksürüyor, nefes almakta zorlanıyor.
Makinemle 'o an'ı görüntülüyorum. "Ne olur çekme" diyor.
Bunlar şaka değil, tamamıyla gerçek...
2003 yılında Dünya Güzeli seçilen Azra Akın, filmin galasına birlikte geldiği Gamze Özçelik'le objektiflere gülücükler saçıyordu. Çıkan yangın sonrası panikleyen ve görevlilerin yardımıyla dışarı çıkarılan Azra Akın'ın yaşadığı dehşet ve korku her halinden belli oluyordu.
|
|
|

|