
|
|
|
 |
|
|
"Güvercinlerimi Türkiye'ye götürmek istiyorum"
"Türk boğası" boksör Sinan Şamil Sam şampiyonlukları ve çıplak vücuduna aldığı reklamlarla olduğu kadar hayvan sevgisiyle de dikkat çekiyor. 16 tane cins taklacı güvercini olan Sam: "Onlar benim evlatlarım gibi. Burada atmacalarla baş edemediğim için onları Türkiye'ye götürmek istiyorum"
MÜNİR BAĞRIAÇIK-ALMANYA
Sinan Şamil Sam Türk boksunda hep ilklere damga vuran bir boksör olarak kariyerine devam ediyor. Amatör gençler ve büyüklerde dünya şampiyonluğu, profesyonel Avrupa ve kıtalararası boks şampiyonlukları kazandığı unvanlar arasında. Fırtına gibi estiği ringlerde "Türk boğası", "Balyoz yumruk" gibi lakaplarla da anılan Sam evde, maçlardaki o sert, katı ve soğuk imajından sıyrılıyor; eşi Funda ve 2,5 aylık kızı Defne'nin yanında mutlu bir baba görüntüsü veriyor.
"Tilkiler dört tavuğumu götürmüş. Boş kümesi görünce oturup ağladım"
Çocukluğundan beri at ve güvercin tutkunu olan Sam "Eşimden çok korkarım" diyor şakayla karışık biçimde. Ardından sözlerini şöyle sürdürüyor: "Funda ile her konuda iyi anlaşıyoruz. Funda'nın ailesinde de boksör olduğu için bu konuda bana çok büyük destek oluyor. Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır sözü gerçekten doğru. Bebeğimiz Defne de mutluluğumuza mutluluk kattı."
Kıtalararası boks şampiyonluğu hazırlıkları nedeniyle ailesine fazla vakit ayıramadığını da belirtiyor ünlü boksör: "Çocuğumun sevgisini yeterince yaşayamadım. Ama çalışmamın meyvesini aldım ve çok güçlü Rus rakibimi nakavtla mağlup ederek kemeri kazandım. Şimdi neredeyse tüm günüm eşim ve kızımla geçiyor."
Berlin yakınlarında lüks bir villada yaşayan şampiyon boksör, antrenmanlarından kalan zamanlarda bahçesindeki kümeste yetiştirdiği güvercinleriyle de ilgileniyor.
16 tane cins taklacı güvercin yetiştirmiş ve onlara gözü gibi bakıyor: "Onlar benim evlatlarım gibi. Ancak burada atmacalar ile baş edemediğim için onları Türkiye'ye götürmek istiyorum. Geçtiğimiz günlerde kümesime tilki ya da gelincik girmiş, dört tavuğumu da götürmüş. Sabah kümesi bomboş görünce oturup hüngür hüngür ağladım." Bir de kedisi olan Sam, Türkiye'ye döndüğü zaman iyi bir yarış atı alacağını belirtiyor. Zaten at yarışı da oynuyor ve Türkiye'deki yarışları da takip ediyor.
1974'te Frankfurt'ta doğan, Türkiye'de büyümesini isteyen babasının zoruyla dedesinin yanına giden Sam
12-13 yaşına kadar Kars'ta yaşamış. Orada eyersiz ata binmeyi öğrenmiş. "Artık çok iyi bir binici değilim. Çünkü 110 kiloluk binici olmaz" diyor bu konuda.
"Sonuçta bizim yaptığımız bu iş de bir ticaret ve şovdur"
Kıtalararası boks şampiyonu olan Sam'ın şimdiki hedefi dünya ağır sıklet profesyonel boks şampiyonu olmak. Bu noktada bazı şikayetlerini dile getirmekten geri kalmıyor: "Türküz. Bu büyük bir handikap. Medya bize gereken ilgiyi göstermiyor. Ukraynalı Vitali Klitschko maç yaptığı zaman bir Alman televizyonu 2 milyon euro verip bu karşılaşmayı yayınlıyor. Ama Türkiye'de televizyonların bizim maçlarımız için verdiği paralar çok komik. Sizin arkanızda güçlü bir grup olmadığı sürece niye siz şampiyon olasınız ki... Sonuçta bizim yaptığımız bu iş de bir ticaret ve şovdur. Buralara kadar hep yalnız geldik. Bizim şanssızlığımız bu. Dilerim bunu kırarız."
Şubat ayındaki Vitali Klitschko ile Dany Williams arasındaki WBC (Dünya Boks Konseyi) Dünya Şampiyonluğu maçını bekliyor şimdi: "Tüm dünyanın gözü bu müsabakada olacak ve tabii ki Vitali Klitschko favori. Ancak İngiliz Williams'ın kazanması benim için daha iyi olur. Çünkü ben Williams'a 8 Şubat 2003'te altıncı raunt sonunda havlu attırdım. Şampiyon olursa bana karşı ezici bir şekilde kaybettiği için kendini ispat etmek zorunda."
"Yemeyi seviyorum ama burada Türk mutfağını bulamıyorum"
Sinan Şamil Sam Türkiye'yi, dostlarını, yemeklerini çok özlese de, gurbet duygusunu iliklerine kadar yaşasa da boksta bir misyonu olduğuna inanıyor. "Gerçekten antrenmanlarımız da, müsabakalarımız da çok ağır. Çok büyük özveri isteyen bir spor. Ama benim boksta bir misyonum var. Gençler ve amatörlerde elde ettiğim dünya şampiyonluğunu profesyonelde de yakalamak istiyorum. Şampiyonluk kemerini ellerime almak istiyorum" diyor.
Fazla sosyal bir hayatı olmadığını da belirten Sam "110 kiloluk bir ağır sikletim, yemek yemeyi seviyorum. Ama Türk mutfağını da bulamıyorum. Sonuçta tabii ki biz burada gurbetteyiz. Bu nedenle burada kendimi hep eksik hissettim. Benim için farklı bir kültür. Tabii ki zor bir kültür. Almanya benim hem doğduğum hem de doyduğum yer" diyerek Almanya'yı ikinci vatanı olarak kabul ettiğini de söylüyor.
İlklerin şampiyonu
Kars'tan Ankara'ya taşındıktan sonra boksla tanışan Sinan Şamil Sam, Türk boks tarihinde hep ilkleri başardı. 14 yıl amatör boks milli takımlarında mücadele etti. 1993'te Türkiye'ye tarihinde ilk kez gençler dünya şampiyonluğunu kazandırdı. 1999'da Amerika'da ağır sıklet dünya şampiyonu oldu. Ardından tüm eleştirilere rağmen Almanya'da profesyonel boksörlüğü seçti. "O zaman niye olimpiyat şampiyonluğu için mücadele etmedi diye beni eleştirdiler" diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor: "İçimde herhangi bir ukte yok ama bir olimpiyat şanssızlığım var. Birinde sakatlandım, gidemedim. Birinde ameliyat oldum, gidemedim. Son olarak da profesyonelliği seçtiğim için gidemedim. Bir sporcu olimpiyat şampiyonu olmayı istemez mi? Olmadı işte. Ben başarılı bir amatör boksördüm ama bitti. Şimdi profesyonelim ve hayatımı da bundan kazanıyorum. Olimpiyatları da unuttum. Bu süreçte profesyonel Avrupa şampiyonluğunu elde ettim. Sonra kaybetim ama bana haksızlık yapıldığına inanıyorum hâlâ. Şimdi kıtalararası şampiyonum."
Ringde sırtına reklam almıştı
Maçtan iki saat önce uygulanıyor, terle silinmiyor, özel bir boya ile çıkarılıyor
Sinan Şamil Sam, Rus boksör Denis Baktov'u nakavt ile mağlup ettiği maçta sırtına aldığı reklamla da ilgi odağı oldu. Almanya'da süt ürünleri üreten bir firma olan Gazi'nin bu reklamı Sam'a ilk verişi ise Alman Luan Krasniqi ile yaptığı ve sonucunda Avrupa şampiyonluğunu kaybettiği maçta olmuştu.
Sıradan bir maçta 10-15 euro bedel alınan bu reklam için özel bir boya maçtan iki saat önce sürülüyor. Bu reklam maçtan 30 dakika önce son kez kontrol ediliyor, son rötuşlar yapılıyor. Maç boyunca terle silinmesi, akması mümkün olmayan bu özel reklam zaten maçtan sonra da özel bir ilaç ile çıkarılıyor. Hiçbir yan etkisi bulunmuyor.
Sam'ın menajeri ve yakın arkadaşı Ahmet Öner reklamla ilgili olarak şunları söylüyor: "Bizim hedefimiz 2005 yılında Sinan Şamil Sam'ı dünya şampiyonu yaparken onu pazarlama açısından da hazırlamak. Çünkü Sinan'ın da değindiği gibi profesyonel boks aynı zamanda şov ve pazarlamadır."
|
|
|

|
|