|
 |
|
|
"Safran biraz gezintiye çıktı ve tekrar Beyoğlu'na döndü"
Dokuz yıl önce açılan Safran, müdavimleriyle iki yıl boyunca Karaköy'deki Liman Lokantası'nda buluştu. Şimdi de Beyoğlu'na geri döndü. Safran'ın sahibi Aslı Altan "Günün birinde Beyoğlu'na geri döneceğimi biliyordum. Sadece biraz gezintiye çıkmıştım. Burası bence İstanbul'un kalbi" diyor
ELİF BERKÖZ
Aslı Altan artık bir marka haline getirdiği "dükkanı" Safran'ı Karaköy'den Beyoğlu'na taşıdı. Böylece 1995'te yine Beyoğlu'nda, Balo Sokak'ta adını duyuran Safran iki yıl aradan sonra tekrar yuvasına dönmüş oldu. Yeni Melek Gösteri Merkezi'nin yanındaki Hanif Han'da bulunan Safran resmi açılışından önce 5N1K'nın 1000'inci programının kutlamasına ev sahipliği yaptı. Bu kutlamanın ardından yapılan 1 Aralık tarihindeki resmi açılış ise tam da Altan'ın 41'inci yaş gününe denk geldi.
Altan'a ilk sorumuz Karaköy'deki Liman Lokantası'nda yer alan Safran'ı neden bıraktığı ve neden tekrar Beyoğlu'na döndüğü. Çünkü biliyoruz ki Altan Karaköy'deki Safran'a "bayılıyordu". Altan bu sorumuzu şöyle yanıtlıyor: "Beyoğlu Safran'ı kapatıp Liman Lokantası'na geçişimi lokantanın çok büyük olması nedeniyle 'Altan, Safran markasını büyütüyor' olarak nitelendirdiler. Halbuki benim niyetim büyümek değil, Liman Lokantası'na sahip olmaktı. Hedefime kavuştum ve orada iki yıl geçirdim. Beyoğlu'na döndüm çünkü 1995'te açtığım Safran da bu ebattaydı. Benim en iyi bildiğim mekan ebatı aslında bu."
"Ukala, müşteri seçen biri değilim ama dükkanımın da bir stili var"
Altan'a göre İstanbul gece hayatı Liman Lokantası gibi büyük yerlere henüz hazır değil: "Liman Lokantası'ndayken nasıl İstanbullular buraya gelmiyor, anlamıyorum diyordum. Ama orayı iş yapmıyor diye bırakmadım. Gecede 3 bin 500 kişiyi ağırladığımı bilirim. Yorulduğum için buraya geldim. Bir de hedef müşteri kitlem bozuldu. Mekan büyük olduğu için herkes gelmeye başladı. Ukala, müşteri seçen bir işletmeci değilim ama dükkanımın da bir stili var."
Altan teyzesiyle ortak açtığı Kuruçeşme'deki Safran'ı 1995'te Beyoğlu'na taşımasını çok doğru bir karar olarak görüyor. Yeniden Beyoğlu'na dönmesini de öyle. "Beyoğlu'nu çok seviyorum. Burası İstanbul'un kalbi" diyor. "Günün birinde Beyoğlu'na geri döneceğimi biliyordum. Sadece biraz gezintiye çıktım ve döndüm. Burada uzun yıllar kalacağımı hissediyorum. Çok sevdiğim bir yer oldu burası çünkü. Ama istekleri fazla olan birisiyim. Güzel bir yer görürsem orayı da Safran olarak açabilirim."
"Mönü için seçim yapıp bir 'best of' çıkardık"
Buranın mönüsü neredeyse Beyoğlu Safran'ın mönüsüyle aynı. Aslında mesleği aşçılık olan ama iki yıl boyunca Karaköy'deki Safran'ın müdürlüğünü üstlenen Mine İnanç ile Altan birçok yemeği eleyerek müşterilerin en beğendiği yemekleri seçmişler. Altan yemeklerle ilgili olarak şunları anlatıyor: "Eğer bir mekan Safran gibi hem lokanta, hem bar hem de kulüp konseptine sahipse yemek ne kadar az çeşitli ve ne kadar lezzetli olursa o kadar iyi. Çünkü insanları buraya getiren şey aslında ambiyans. Lezzetli bir şeyler yiyip, yediklerinin de çok da pahalı olmamasını istiyorlar. Biz de bu yüzden dokuz yılda yaptığımız yemekler arasında bir nevi best of yaptık. Az yemek olsun ama lezzet standartı tutturulsun istedik. Bu yüzden benim büyük isimli bir şefe ihtiyacım yok. Çünkü Safran tam olarak bir restoran değil. Ben insanlara gece satıyorum. Yıllardır insanlar Safran'a 21.00'de girip 03.00'te çıkıyorlar. Hem tek bir mekanda para harcıyorlar hem de Safran'ın sunduğu yemeği, barı, müziği, ortamı seviyorlar. Burada rahat ediyorlar. Safran'ın en sevdiğim yanı da bu. Yani müdavimlerinin olması."
Safran'da artık klasikleşmiş Safran lezzetlerinden pazı dolma, patlıcanlı mantı, Safran kebabı, pazı sufle gibi yemekler var. Gece geç saatlerde acıkanlar için ise meyhane köftesi gibi basit yemekler hazırlanıyor. Buradan 35 ile 50 milyon lira arasında bir hesap ödeyerek ayrılabilirsiniz. Gelecek aydan itibaren Safran'da öğle yemekleri de verilecek.
Eski Beyoğlu Safran'ın eşyaları, İznik çinisi dolu duvarlar ve sürekli değişen renkli ışıklar...
Altan'ın yıllar önce kurucu üyesi olduğu TÜRSAK'ın alt katında açtığı Safran'da iki ortağı var. Bu ortaklardan ilki, ilk Safran'a birlikte ortak olduğu, onu lokanta açmaya iten teyzesinin kızı Deniz Yavuz. İkincisi ise Yavuz'un arkadaşı Ayşegül Çakır. Altan "Bu yeri görür görmez çarpıldım, işte Safran dedim. Çünkü tam Safran'lık, tam benlikti. Önceki Beyoğlu Safran da yine eski bir binadaydı. Tavanları şimdiki gibi yüksekti. Mekanı görür görmez orayı tutmam için orada varolmaktan hoşlanmam gerekiyor. Burada da ilk anda böyle oldu" diyor. Daha önce Urban Bug'ın ofisi olarak kullanılan mekanda yapılan birkaç partiye de katıldığını söylüyor.
Mekanın dekorasyonu Buz-Safran ve Safran-Salomanje flörtlerindeki dekorasyonlara imza atan ünlü mimar Mahmut Anlar'a ait. Anlar ve Altan ilk defa kışlık bir Safran'da birlikte çalışmış. İkili mekana Balo Sokak'taki Safran'ın izlerini taşımak istemiş. Bu yüzden burada o Safran'dan kalan kapı boncukları, tabureler, aynalar, mozaikli büyük masa ve Matisse tablosu gibi eşyalar var. Bu eşyaları ve mekanı gören Safran müdavimlerinin tepkisi "Aa evimize döndük" olmuş. Altan, Safran'ın aslında Beyoğlu, bu eşyalar ve kendisi demek olduğunu söylüyor.
Anlar daha önce üç oda olarak kullanılan mekanı, tasarladığı barla iki odaya bölmüş. Bunlardan biri lokanta diğeri de bar ve kulüp olarak kullanılan oda. Eski Safran'ın eşyalarının dışında mekanın en dikkat çeken yanı duvarlardaki orijinal İznik çinileri. Mekanın ışık sistemi de alışılmışın dışında. Mesela koridorda, yerden verilen ışıkların renkleri sürekli değiştiği için kendinizi podyumda yürüyor gibi hissediyorsunuz. Tuvaletlerdeki ışıklar da bir turuncu, bir pembe, bir yeşil, bir mor oluyor. Altan mekandaki tüm ışıkları istediği saate göre istediği hızda, renkte, parlaklıkta ve loşlukta değiştirebiliyor. Tüm bu hareketler ufak spotlarla sağlanıyor. Safran'ın sahibi olduğu kadar DJ'i de olan Altan böylece ışıkları çaldığı müzikle de senkronize edebiliyor.
DJ kabininde yine Altan var
Müzik önceki Safran'larda olduğu gibi yine Altan'dan soruluyor. Altan bazen nabza göre şerbet verdiğini ama müzik konusunda tutucu olduğunu söylüyor: "Gelip de benden şarkı istemelerine sinirlenirim. Ben zaten gece boyunca acid cazdan etniğe, etnikten house'a, oradan da Türkçe parçalara geçiyorum." Burada Altan'ın dışında DJ Burak da müzik yapıyor. Safran 18.00-04.00 saatleri arasında açık.
|
|
|

|