|
 |
|
|
Çözüm yolu konuşmak
Türkiye'de yaklaşık 3 milyon erkek sertleşme sorunu ile karşı karşıya. Ama çoğu bu konuyu konuşmaktan kaçınıyor
AYŞEGÜL AYDOĞAN
Tüm dünyada 152 milyondan fazla erkeği etkileyen sertleşme sorunu (ED-erektil disfonksiyon), çoğu kez sorunu yaşayan erkeklerin sessiz kalmasına, eşiyle dahi konuşamamasına yol açıyor. ED'den etkilenen eşler, problemle yüzleşmekten kaçınıp birbirlerinden uzaklaşıyor; acı çekip hayal kırıklığı ve depresyon yaşayabiliyor. Sorunun çekingenlik nedeniyle konuşulmaması, ED'li erkeğin doktora başvurmamasına ve ancak yüzde 20'sinin tedaviye başlmasına neden oluyor. Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu soruna dikkat çekmek için Avrupa Cinsel Fonksiyon Bozuklukları Birliği (ESDA), Bayer ve GlaxoSmithKline ilaç firmalarının desteklediği bir kampanya başlatıldı. Kampanyada amaç, sertleşme sorunu yaşayan her erkeğe, cinsel endişelerini eşleriyle ve doktoruyla açıkça paylaşması konusunda yardımcı olmak. Bu nedenle ED'li erkeklere sorunu yaşayan tek kişi olmadıkları, 40 yaşın üzerindeki erkeklerin çoğunun yaşamının bir noktasında cinsel zorluk yaşayacağı gibi mesajlar veriliyor.
ED'li erkek eşini tatmin edememekten korkuyor
Londra'da tanıtımı yapılan kampanyada vurgulanan en önemli noktalardan biri, ED'li erkeğin eşinin de en az erkek kadar bu sorundan etkilendiği. Araştırmalara göre ED'li erkeklerin, partneriyle konuşmamalarının ana nedenlerinden biri, eşini cinsel olarak doyuma ulaştıramama kaygısı. Kadınlar ise konuşmama gerekçesi olarak "Eşinin şu anda hissettiğinden daha da kötü hissetmesine yol açmak istememe"yi gösteriyor.
Bu nedenle kampanyada ED'li erkeklere "Eşiniz bu sorundan ötürü kendini suçlu hissedebilir ya da onu artık çekici bulmadığınızı düşünebilir. Onunla konuşun, bunun için hiç kimsenin suçu olmadığını ve birlikte çözüm bulmak istediğinizi bilmesini sağlayın" mesajı veriliyor.
Özellikle hipertansif ve diyabetik hastalarda şiddeti artan ED'nin ortaya çıkmasında eğitim ve gelir seviyesinden işsizliğe, egzersiz yapıp yapmamaktan depresyona, boşanmaya kadar birçok etken rol oynuyor. Türk Androloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ateş Kadıoğlu bu konuya ilişkin sorularımızı yanıtladı...
Bizde ED'nin görülme sıklığı nedir?
Yüzde 69,2 oranında (hafif, orta, ağır şiddette) görülüyor. 40 yaş üstü erkeklerde Türk Androloji Derneği'nin yaptığı araştırmada ortaya çıkan bu sonuca göre yaklaşık 3 milyon erkek sertleşme sorunuyla karşı karşıya.
Türk erkekleri de ED konusunda çekingen bir tavır mı sergiliyor?
Doktora başvuranların oranı yüzde 10. Hastalar sorunlarını doktora söylemiyor, doktorlar da sormuyor. Doktorların seksüel tıp hakkında eğitimleri yok. Çekingen erkekler danışma hatlarına başvurarak sorununu anlatıyor.
Hastanın doktoruyla sorununu konuşması için ne yapması lazım?
Doktora önemli görevler düşüyor. Sorunun tedavi edilebileceğini ürologlar biliyor. Ama kalp ve şeker hastalığıyla ilgilenen doktor, hastasının seksüel sorunlarıyla ilgilenmiyor. Hastanın tüm sistemleri nasıl sorgulanıyorsa cinsel sağlığının da nasıl olduğu sorulmalı. Kalp hastalığına yol açan sigara, yüksek kolesterol seviyesi, şişmanlık, yaşlılık gibi etkenlerle sertleşme sorununa yol açan faktörler aynı.
ED'li erkekle eşi sorunu neden aralarında konuşmuyor?
Erkeğin gücü iktidardan geliyor. Eşine söylemek, konuşmak, "Gücü yetmiyor", "Yapamıyor" anlamına geldiğinden suçu kabul etmiş gibi olsun istemiyor.
Peki bu konuda kaç çeşit tedavi yolu var?
Ağızdan alınan ilaçlar, iğne, vakum ve mutluluk balonu (protez) olarak dört ana tedavi seçeneği mevcut.
ED sorunu yaşayan Henderson çifti anlatıyor
Kampanyanın Londra'daki tanıtım toplantısında yaşadıklarını katılımcılarla paylaşan 6 yıllık evli Keith (46)-Florence (37) Henderson çifti ED sorunuyla 3,5-4 yıl önce tanıştı.
İyi bir evlilikleri varken ED'yle birlikte aralarındaki her şeyin yavaş yavaş kötüye gittiğini fark eden Henderson çifti, sorunu aralarında hiç konuşmadı. Keith Henderson bir gün tesadüf eseri bulunduğu bir dernekte sorunla ilgili bilgi alırken, ilk yapması gereken şeyin evine gidip eşiyle konuşması olduğu söylendi. Henderson, "ED yüzünden eşimin elini bile tutamaz hale gelmiştim, kendimi işime verip sosyal hayattan uzaklaşmıştım. Eşimle konuşmaya başladığımız andan itibaren aramızdaki sorunlar düzelmeye başladı, tedaviye başladım ve kendimi tekrar hayata dönmüş gibi hissetim" dedi. Eşi Florence da "Aramızda diyalog kalmamıştı. Göz göze bile gelmiyorduk. Kendimi suçlu hissedip belki de hata bende diye düşünmeye başlamıştım. Aynı evde yaşayan yabancı gibiydik" diye duygularını ifade etti.
|
|
|

|