Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Aralık 2004 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Bir belirsizlik gideriliyor


Türkiye, yaşadığı önemli bir krizden sonra başlattığı ekonomik programı başarıyla tamamladı. Bu program, 2002 yılından başlayarak kesintisiz ve yüksek bir büyümeyi sağladı. Enflasyon 30 yıldan sonra tek haneli rakamlara indi. Bu programa sağlanan IMF mali desteği birçok bakımdan rekor düzeyde oldu.
Bu dönemde Türkiye'de ekonomik paradigmalar değişti. Mali disiplinin büyüme düşmanı değil, büyüme dostu olduğu anlaşıldı. Borcun yiğidin kamçısı olmadığı görüldü. Merkez Bankası'nın bağımsızlığının olumlu etkileri, siyasetin ekonominin günlük işleyişine müdahalesinin sınırlanmasının ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Programın başarısında sivil toplum örgütlerinin desteği önemli bir rol oynadı. Bu programın başarısı ülkelerin kendi programlarını yapmasının ve ona sahip çıkmalarının önemini ortaya koydu.
Mevcut iktidar da kucağında bulduğu bu programın çizdiği mali çerçeveyi fazla zorlamadı. Sosyal güvenlik başta olmak üzere popülist amaçlı hatalar da 2002 sonundan itibaren dünyada sermayenin risk alma iştahının artmasıyla görmezden gelinebildi.
Ancak bu süreçte özellikle uluslararası sermaye piyasalarında yaşanan değişikliğin etkileri görülemedi. Yeni kırılganlıklar yaratıldı. Programın en çok sapma gösteren öngörüsü son iki yılda ortaya çıkan dış açıktaki artış oldu. IMF'den 2001 sonunda 20 milyar dolar aldıktan sonra yapılan ödemeler dengesi tahminleri ile 2003 yılı gerçekleşme ve 2004 ile 2005 yılına ait son tahminler arasındaki farklar ürkütücü.

Cari işlemler dengesi (milyar dolar)
YıllarÖngörüGerçekleşme
2002-2.2-1.5
2003-2.0-7.9
2004-2.4-14.6
2005-2.2-11.1


Türkiye'yi IMF ile yeni bir anlaşma yapmaya zorlayan en önemli unsurların başında, dış dengede öngörülerin üzerindeki bozulma gelmektedir. IMF ile üzerinde mutabakata varılan yeni program kapsamında, Türkiye'ye üç yıl için 10 milyar dolarlık yeni bir finansman sağlanması öngörülüyor. Bir başka ifadeyle, üç yılda IMF'ye yapılacak borç geri ödemesi 20 milyar dolardan 10 milyar dolara geriliyor. Son açıklanan katılım öncesi ekonomik programda öngörülen üç yıllık dış dengeye IMF'den sağlanan yeni finansmanı dahil ettiğimizde dış açığın finansmanında çok da büyük bir rahatlama sağlanmadığı dikkati çekiyor. Bu dönemde resmi rezervlerin 2.1 milyar dolar azalması gerekiyor. Bu durum önümüzdeki dönemde dış açığın kontrolünün çok daha önemli olacağını gösteriyor.

Ödemeler dengesi ve finansmanı (milyar dolar)
2005 - 07
Cari açık-32.4
Doğrudan yatırımlar11.4
Portföy yatırımları8.6
Diğer yatırımlar0.3
IMF10.0
Resmi rezervler2.1


Her şeye rağmen IMF ile bir program üzerinde uzlaşmaya varılmış olması 17 Aralık'a yaklaşırken ortaya çıkan belirsizlikleri önemli ölçüde azaltacaktır. Bu program, AB üyelik sürecinde ilk yıllarda yaşanacak gelgitlerin ekonomide yol açacağı dalgaların boyutunu da küçültecektir. Program kapsamında mali disiplin korunurken mali uyumun kalitesinin yükseltilmesine, yapısal reformların kararlılıkla gerçekleştirilmesine, sosyal güvenlik harcamalarına üç yıllık bir tavan getirilmesine ve 2006 yılından itibaren enflasyon hedeflemesine geçilmesine dair taahhütler piyasaları rahatlatacaktır.
Ancak bu, hükümetin de rahatlayacağı anlamına gelmemektedir. Öncelikle IMF Direktörü Rato'nun yaptığı açıklamada altını çizdiği gibi, bu anlaşmanın yürürlüğe girmesi sosyal güvenlik, vergi idaresi ve bankacılıkla ilgili yasaların Meclis'e sevk edilmesine bağlıdır.
Bundan önceki dönemde ekonominin krizden çıkarılması, krizin yol açtığı kırılganlıkların giderilerek yeniden büyüme ortamına geçilmesi, borcun ve enflasyonun düşürülmesi ön plandaydı. Burada önemli bir gelişme sağlandı. Ama bundan daha zor olanı, büyümeyi sürdürmektir. Önümüzdeki dönemde fert başına gelir bakımından AB ülkeleriyle aramızdaki farkın, hızla ama yol kazasına uğramadan kapatılması ön plana çıkmaktadır. Bu, büyümenin sadece emeğin verimliliğini artırarak değil, atıl işgücünü de hızla devreye alarak sağlanmasını gerektirmektedir. Yeni program çerçevesinde bunu başarmak için uygulamada eskisinden daha büyük bir çaba ve kararlılığa ihtiyaç olacaktır.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Ermeni meselesini tartışalım
FRANSA durmadan tekere çomak sokuyor! Son ola...
Çetin ALTAN
Sepetçiler Kasrı, Fazıl Say ve müzik dünyaları...
BAZI gazeteci genç dostlar, geçtiğimiz Pazar ...
Melih AŞIK
Zafere hazırlık!
Başbakan Erdoğan, hayli gösterişli çıkışlar y...
Fikret BİLA
Bakan Gül'den AB'ye 4 şart
Ankara, 17 Aralık Zirvesi öncesinde tarihinin...
Hasan CEMAL
Ya herrü, ya merrü!
Türkiye'yle Avrupa Birliği ilişkilerinde en k...
Güneri CIVAOĞLU
Meteo balonu
Bugün Türkiye saati ile 21.00, Fransa saati i...
Can DÜNDAR
Yeni İstanbul efendisi lazım
Başbakan Tayyip Erdoğan, "İETT belgeseli" içi...
Abbas GÜÇLÜ
Kapkaç, terör, şiddet ve uyuşturucu
AKP Milletvekili Doç. Dr. Ömer Özyılmaz, ilgi...
Hurşit GÜNEŞ
Gelecek yılın pembe tablosu!
Birkaç kez yazdık. Hayal ile rüya farklıdır. ...
Nail GÜRELİ
Yeniden doğuş
Türkiye'ye özgü "hallerimiz" az değil. "Nedir...
Mehmet Y. YILMAZ
"Türkiyeli Kürtler ne istiyorlar?"
International Herald Tribune gazetesinde yayı...
Faik ÖZTRAK
Bir belirsizlik gideriliyor
Türkiye, yaşadığı önemli bir krizden sonra ba...
Hasan PULUR
"İşler A'dan Z'ye kadar bozuk!"
BİRİ kalkıp Türklerin belirgin kişiliklerini ...
Meral TAMER
Padişah Tayyip Bey'in doğum günü!
Japonya'nın İstanbul Başkonsolosu Takeo Yoshi...
Ece TEMELKURAN
Erkekliğin tarihinde kara gün: 17 Aralık
Kasabanın meydanında zorla toplanan erkek kal...
Yaman TÖRÜNER
Sermaye Piyasası Kurulu'nun tasarısı
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), İpotekli Konut...
Osman ULAGAY
Küresel pokerde 17 Aralık partisi
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile bütünleşm...
Güngör URAS
IMF ile anlaşmak iyidir (...ama bizi kurtarmaz)
AB'den üyelik müzakereleri için tarih alalım ...
Serpil YILMAZ
Demir çelik sektörünün davetsiz misafiri: Evcil
Nakit akış hızı yüksek olan demir çelik sektö...
M. Ali BİRAND
Bırakın, şu olayı ağız tadıyla sürdürelim
Bu yazımda Avrupa Birliği yetkililerine sesle...

© 2004 Milliyet