|
 |
|
|
Babacan: TL değerli diyen işi bilmiyor
Babacan, "Yeni stand - by'ın başında söylüyorum. Bir tarihi baz alıp TL değerlidir, değersizdir diyenler işi bilmiyor. 100 milyonlarca dolar alanlar enayi değil" dedi
EKONOMİ SERVİSİ
Devlet Bakanı Ali Babacan, "Üç yıllık Stand - by'ın başında da açık açık ifade etmek istiyorum; TL değerli değersiz demeyeceğiz. Diyen de bu işi bilmiyor. 100 milyonlarca lira dolar alıp satanlar enayi mi?" dedi.
IMF ile yapılan yeni üç yıllık stand - by'ın ardından, 10 milyar dolarlık kredi gibi anlaşmanın içerdiği temel unsurların hangi amaçla kararlaştırıldığı konularında NTV'ye açıklamalarda bulunan Babacan, herhangi bir kur hedeflerinin olmadığı görüşünü yineledi. Babacan, 'TL'nin değeriyle ilgili görüşleri değerlendirirken şöyle dedi:
"Geçmişte bir tarihi referans alıp, o referans tarihi ile bugün arasında 'TL değer kazanmıştır, kaybetmiştir' diyebilirsiniz. Ama bu TL'nin değerine, değerlidir değersizdir demek, açıkçası bu işi bilmemektir. Neden derseniz eğer günde 100 milyonlarca dolar alıp satılıyorsa, burada kur oluşuyorsa, bunu alıp satanlar hiç mi bir şey bilmiyor? Bugün kurdan alanlar - satanlar enayi mi, niye alıp satıyorlar?"
Merkez Bankası'nın dövize ihtiyacı olduğunda, döviz alım ihalesiyle piyasadan alabileceğini, ancak bunun bir kur hedefini yakalamaya dönük operasyonlar olmayacağını belirten Babacan, "Bunların hiç birisi, sanki aklımızda bir kur var da onu düzeltmeye yönelik bir adım olarak algılanmamalı. Aklımızda kur hedefi yok. Şuna da kesinlikle inanmıyoruz. TL bugün itibariyle değerlidir - değersizdir, böyle bir şey yok. Merkez Bankası'nın ihtiyacı olduğunda, alabilir. Herkes hesabını kitabını yapar, alır satar. Şu andaki rakamı iki yıl önce bilmek mümkün müydü? Bunu bilen gider, dolarla borçlanırdı. Demek ki bunu bilmek de mümkün değil" diye konuştu.
10 milyar doların seçimi tesadüfi değil
Babacan, IMF'den alınacak kredinin 10 milyar dolar olarak seçilmesinin tesadüfi olmadığını, bunun ardında önemli çalışmalar ve analizler bulunduğunu ve 2007 yılının sonunda IMF'den hâlâ kredi kullanan konumda olmak istemediklerini söyledi. Hazine'nin aylık iç ve dış borç ödemelerinin hiç bir ay 10 milyar doların altına düşmediğini hatırlatan Babacan, "Düşününki IMF'den kullanacağımız kredinin toplamı 36 ayda 10 milyar dolar. Bu 10 milyar dolar, dış borç açısından önemli. Biz burada neye dikkat ettik? Hazine'nin iç borç rasyosuna dikkat ettik. Ödemeler dengesi ve onun finansman ayağına ve buna bağlı, tabii ki Merkez Bankası'nın rezervlerine" diye konuştu.
Bankacılıkta denetime TBMM karar verecek
Bankacılıkta denetim ve gözetimde AB kriterlerine ulaşmayı hedeflediklerini vurguladı. "Banka sahipliği bizim için çok önemli" diyen Babacan, devamında şöyle konuştu:
"Kim banka sahibi olabilir? Kim olamaz? Son derece önemli. Lisanslama süreci son derece önemli. Eğer bankacılıkta bu kadar yol kazası olduysa, bunlara dikkat edilmediği için olmuştur. Bir başka önemli konu da grup kredileridir. BDDK'nın kendi iç organizasyonu, denetim ve gözetim sistemi. Tasarı (Finans hizmetleri) ilk hazırlanırken, her kuruluşun kendi yaklaşımları vardır. Bunlar tartışılır, görüşülür. Nihai kararı TBMM verir. Bankacılık sisteminde denetim zaafiyetinin asla olmaması gerekiyor. Bu konuda çok mesafeler alındı. Asla taviz yok, bir bankanın açık pozisyonu nedir, sermaye yeterlilik rasyosu iyi midir? Bunlar sıkı şekilde denetleniyor."
|
|
|

|