Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Aralık 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Çiçekler, böcekler ve gerçekler


Türkiye'de tribün olaylarını tanımlarken "şiddet" kelimesini kullanmak, gerçek şiddeti küçümsemektir. Statta iki rakip seyircinin birbirine yanıcı madde atıp taş fırlatması, sokak çatışmaları, kavga, yakıp yıkma... Bunlar kimi zaman yaşanıyor, ama asla abartıldığı kadar ya da 15-20 yıl öncesi kadar değil. Türk futbolunun tepesinde öncelikle düzen ve organizasyon sorunu var. İdari mekanizma, gelişigüzelliğe sırtını vermiş. Bu sadece federasyon demek değil, emniyet, devlet ayağı dahil. İlerleme var, ama asla kamuoyuna güven veren sağlam duruş göremiyoruz. Bu güveni ancak kuralları ve alınan kararları tavizsiz uyguladığınızda verebilirsiniz. Ulusoy federasyonuna tepki bu yüzdendi. Adil değildiler, kuralları takımlara ve kişilere göre çiğniyorlardı. Başarı, popülariteye meyil eden bir taraflılıktı. Futbolcuları ve teknik adamları yaralıyan taşları örtbas ettiler. Yetkilerini düzeni sağlamak için değil, güç kazanmak ve imajı ayakta tutmak için kullanıyorlardı.
Yeni federasyon da son dönemlerde taviz sorunu yaşıyor. Korkarım ki ipin ucu bir kere kaçtı mı, yakalamak çok zor oluyor. Bu federasyon da küfüre, koltuğa oturmamaya ağır ceza vermeyi kararlaştırırken sahaya atılan taşları, basit para cezaları ile geçiştirdi. Böylece tribünlere şu mesajı verdiler: Taş atabilirsiniz, yeter ki yerinize oturun. Levent Bıçakçı'nın merdivenlerin boşaltılmasıyla ilgili şu açıklaması da tavizdir:"Futbolcular soğumasın ve gerginlik artmasın diye maçı başlattık". Kuralı, korktuğun için bozuyorsun.
İngilizler 20 yılı bulan holiganizm mücadelelerinde hala sorunlar yaşıyorlar. özeleştiri yaptıkları noktalardan biri de başlangıçta taraftarları içine almadan çözüm üretmeye çalışmış olmak. Türkiye'de taraftar organizasyona güvenmek istiyor. Tribündeki küfürün, gerilimin en büyük sebeplerinden biri bu. Yetkililer ikna edemiyorlar. Çünkü net konuşmuyorlar. Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin, Bıçakcı, İstanbul Valisi, Emniyet Müdürü, kulüp başkanları tribün cinayetinin ardından sürekli konuştular. 3 hafta ! Ama Pazartesi devlet bakanı hala 3 hafta önce söylediklerini söylüyordu. Bizlere sunabildikleri en iddialı hamle, insanların oturmasını sağlarsak bu işi çözeriz oldu. Devlet bakanı kendisi Ankaragücü-Galatasaray maçını ayakta seyretti. Oysa bilet kontrolü, fazla bileti engellemek, futbol organizasyonunun işlemesi için zaten yapılması gereken şey. Tıpkı statların kalitesini yükseltmek gibi.
Önce şu gerçeği kabul etmelisiniz: Seyircinin bir kısmı oturur, bir kısmı ayakta durur. Bir koltukta 2 kişi olmadığı sürece sorun değil. İngiltere, İspanya, Almanya'da da ayakta seyirci var. İnanmıyorsanız hafta sonu NTV, TV8'i açın. Küfür de olacak. Polisin bireysel olarak küfür edenleri toplayıp, götürmesi anlamsız. Öfkeyi, kavgayı bastırmak isterken insanların içinde daha büyük bir öfke yaratıyorlar. Tıpkı federasyon ve ceza kurulu uygulamaları gibi. Toplu küfürü de iyi seyirci kesecektir. Bırakın tribünler, taraftarlar bunu kendi içinde halletsin.

ekoksaldi@milliyet.com.tr



SPOR
Cesaret aşısı
Buyur buradan yak!
Mascherano sürprizi
Umuda yolculuk
Aktuğ'un 1 yıllık karnesi
Johansson'a kırmızı kart
Halk'a çeyrek altın: 3-1
Haber turu...
Gözünüzü seveyim
Çiçekler, böcekler ve gerçekler
At yarışları
Fener kazan kaldırdı: 75-60
Utah Jazz'ı Memo uçurdu





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR


Ercan GÜVEN
Gözünüzü seveyim
Yapmayın gözünüzü seveyim!.. Biz de Ali Sami ...
Ebru KÖKSALDI
Çiçekler, böcekler ve gerçekler
Türkiye'de tribün olaylarını tanımlarken "şid...



 Atina 2004
 Dünya Kupası 2002
 İstatisliklerle lig
 Euro 2000
 Sidney 2000
 Dünya Kupası 98

© 2004 Milliyet