Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Aralık 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
'Taksim trafiğe kapatılmalı'

Erdoğan, "Dünyada her ülkenin bir büyük meydanı vardır. Maalesef bizde yok. Taksim'i böyle bir meydan haline getirmeliyiz. Orada trafik tamamen alta alınmalı" diyor

BAŞBAKAN GENÇLİK YILLARINI ANLATTI - 3
Başbakan'la çocukluğundan, gençliğinden "İETT günleri"ne uzanan söyleşimiz nihayet günümüz İstanbul'una ilişkin görüşleriyle bitiyor.
Erdoğan'ın, İstanbul'u aslına uygun hale getirmek için ilginç projeleri var:

'Biz restore edelim'
"Ben, İstanbul Belediye Başkanı'mıza dedim ki, "Gerek İstiklal Caddesi'nde, gerekse Tarlabaşı Bulvarı üzerinde binalar alalım; o binaları biz restore edelim. Gerekirse Büyükşehir veya Beyoğlu Belediyesi, Kültür Bakanlığı'mız devreye girsin. Biz restore etmek suretiyle, İstanbul'umuzu aslına uygun hale getirmek işine bir yerlerden başlayalım. Aynı şekilde Süleymaniye'de, Haliç'te başlayalım. Haliç'in temizliği halloldu ama şimdi mesela Sütlüce'de bir kongre merkezi yapılıyor. Bunun temelini ben başkanlığım döneminde attım, fakat maalesef daha bitmedi.

'Başkan, şuna bir yüklen'
Aslında onu bizim 2001 yılı sonunda bitirme hedefimiz vardı. Tabii yolculuk herhalde biraz uzun sürdü, bitirilemedi. Şimdi belediye başkanımdan onu özellikle rica ettim, "Şuna hemen bir yüklen, bitir. Çok uzadı bu, yanlış oldu" dedim. Bu kadar uzun sürmemeliydi. Şimdi 2005 sonuna zannediyorum bitirilecek. Orası bittiği zaman Haliç'e çok farklı bir zenginlik katacak.
Hemen onun yanında Minyatürk Park, arkasında Bilgi Üniversitesi ile Enerji Bakanlığı'mızın müşterek yürüttüğü ve Bilgi Üniversitesi'ne devrettiğimiz meşhur Silahdar Ağa Elektrik Santralı var, müze olmak üzere devredildi.
Öbür tarafta Koç ailesinin Hasköy'deki sanayi müzesi var. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'mızla da görüştük, onlarla belediyemiz mutabık kaldı: Bütün sahil tamamen yürüyüş kordonu haline gelecek. O da, tabii Haliç'e farklı bir zenginlik getirecek.
Aynı şey Fener-Balat-Ayvansaray tarafında da başlıyor. Bunlar Haliç'e bir farklılık getirecek. Bütün mesele Kâğıthane deresi ve Harbiye deresinin süratle temizlenmesi. O da hallolduğu takdirde Haliç üzerindeki tehdit ortadan kalkacak. Bunlar, İstanbul'a yeni yeni güzellikler katacak.
İstiklal Caddesi, şu anda insanların gece geç saatlere kadar rahatlıkla gezip dolaştığı bir yer oldu. Şimdi Tarlabaşı'nı da ele alıp orayı da inşallah iyi bir hale getirdiğimizde bir dev projemiz var.

Meydanımız olsun
Benim dönemimde proje olarak yapıldı, şimdi onu Kadir Bey'e de ısrarla söylüyorum, onu başarması gerekir: O da Taksim Meydanı'nın yayalaştırılması... Yani, trafiğin tamamen alta alınması... Dünyada her ülkenin bir büyük meydanı vardır. Maalesef bizim böyle bir meydanımız yok. İstanbul mega bir şehir, dünyanın sayılı şehirlerinden biri, ama böyle bir meydanı yok. Taksim'i böyle bir meydan haline getirmeliyiz. O zaman ben Almanlara bir proje yaptırdım. Bunu gerçekleştirmek mümkün. Gerçekleştiği anda Taksim Meydanı devasa bir alan haline gelecektir. Marmaray projesinden sonra, Üsküdar meydanı üzerinde çalışıp ikinci meydan Anadolu yakasında olabilir."

Anneme şikâyet ediyorlar
"İstanbul'da kaçak yapılaşmaların olduğu yere imar planı yapalım, düzenli bir şehir haline getirelim istiyoruz. Ama bu konuda medyanın, halkımızın yardımcı olması lazım. Bana sevgili anacığım bile ağlayarak, "Oğlum bu işlere karışma" diyor. Niye biliyor musunuz? Anneme geliyorlar, "Duyduk ki, oğlun böyle böyle yapacakmış" diyorlar. "Ya anneciğim, ben onlar için güzel şeyler düşünüyorum. Ne güzel yerler yaptık. Bak depremde İkitelli'deki binalarımızda hamdolsun en ufak bir şey olmadı" diyorum. Dinletemiyorum. Ama bunu başarmaya mecburuz."

- BİTTİ -

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Avrupa'nın iki yüzü
MÜTHİŞ bir diplomasi savaşı. Türk heyetinden ...
Çetin ALTAN
Dekor yangını, AB cümbüşü ve Köyceğiz pazarı...
İNSANLARDAKİ, üstü örtülü "korku" tellerini t...
Melih AŞIK
Afganistan'a doğru
Afganistan'da kaçırılan Türk mühendis ölü bul...
Fikret BİLA
Türkiye, Türkiye olmaz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel'e hare...
Hasan CEMAL
Ayrıntıya fazla kafayı takmayın!
Bugün ayrıntılara kafayı takmanın, yan sokakl...
Yılmaz ÇETİNER
Saidi Nursi'nin öğrencisi nasıl olmuştum?
BEDİİÜZZAMAN (Güzel Zaman) Saidi Nursi harap ...
Güneri CIVAOĞLU
Fransız TV'sinde lobi
Fransızlar "EVET... ama" derler, ancak bu kez...
Can DÜNDAR
'Taksim trafiğe kapatılmalı'
Başbakan'la çocukluğundan, gençliğinden "İETT...
Hurşit GÜNEŞ
17 Aralık vuslatı
Türkiye Cumhuriyeti 17 Aralık 2004 tarihini a...
Doğan HEPER
Olmak, ya da olmamak...
Evet, 41 yıl sonra yarın Türkiye AB kapısında...
Sami KOHEN
Bahse girer misiniz?
TARİHİ karara saatler kala, AB zirvesinden Tü...
Mehmet Y. YILMAZ
Erdoğan, son maratonda doğru yolda
"Şu son iki gün kimin yerinde olmak istemezsi...
Meliha OKUR
38 grubun borçları Bebek'e emanet...
Kimi şirket, iflas masasına bırakılmış, kimin...
Hasan PULUR
Geliyor, geliyor! Bizim vergi geliyor...
ESKİLER "Dideler ruşen!" derlermiş, yani gözü...
Derya SAZAK
AP'nin Evet'i
Avrupa Parlamentosu, Türkiye'ye 'tam üyelik' ...
Meral TAMER
Büyü'lü dehşet, denetimsizlik büyüsünü çözer mi?
Büyü filminin galasından televizyon ekranları...
Yaman TÖRÜNER
Balonlar
Balonların içleri hava veya gazla doludur. Ol...
Güngör URAS
Teknoloji savaşında 'oyuncu' olmalıyız
IBM (International Busines Machines) isimli A...
M. Ali BİRAND
Bugün büyük bir kriz yaşanabilir
Bugün öğle saatlerinden itibaren, Brüksel'in ...

© 2004 Milliyet