Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Aralık 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Teknoloji savaşında 'oyuncu' olmalıyız


IBM (International Busines Machines) isimli Amerikalı bilgisayar üreticisi firma, PC (kişisel bilgisayar / küçük masaüstü ve dizüstü bilgisayar) bölümünü satışa çıkardı. Bu bölümü Çin'deki bir bilgisayar üreticisi firma satın aldı.
Açıklamalara göre 1 milyar 250 milyon dolarlık satış anlaşmasının 650 milyon doları bölümü nakit, 600 milyon dolarlık bölümü tahvil olarak ödenecek. Çin firması bunlara ek olarak, IBM'in 500 milyon dolarlık borcunu da devraldı. Anlaşma gereği IBM firması, Çin firmasının sermayesinin yüzde 18.9'luk payına sahip olacak. Böylece teknoloji bağını koruyacak.
Çin firması, IBM'in PC bölümüyle birlikte "Think Pad" dizüstü bilgisayarlar da dahil, "Think" ürün yelpazesinin isim haklarına da sahip oldu.
1988 yılında "Legand" unvanıyla kurulan ve 1994 yılından bu yana Hong Kong borsasında hisse senetleri işlem gören Çin firmasının yıllık cirosunun 10 milyar dolara ulaşması, bu projenin 19 bin kişiye iş imkanı yaratması bekleniyor.
Bu haberler bizim medyamızda "Teknoloji savaşı kızıştı" başlığıyla yer aldı. Biz de, "seyirci" koltuğunda bu teknoloji savaşını "seyrettik"...
Artık "seyirci" koltuğundan kalkarak "oyunculuğa soyunmak zorundayız"... Küresel pazarda mal satabilmek için (1) Talebi olan, (2) İleri teknolojiye dayalı malları, (3) Ekonomik boyutta üretmeye mecburuz.
Küresel pazara IBM gibi bir markayı yerleştirmek, çok uzun zaman, çok büyük yatırım gerektiriyor. İşte o nedenle Çin firmasının yaptığına benzer anlaşmalar çok önemli.
"Kaçan balık büyük olur" diyerek olayı sulandırmadan bir değerleme yapalım. Türkiye'de IBM'in kişisel bilgisayar bölümünü satın alabilecek firma mı yok? Para mı yok? Firma da var, para da var ama, biz henüz bu savaşta oyuncu olmayı düşünemiyoruz.
Türkiye'de çok sayıda küçük ve orta boy firma kişisel bilgisayar üretiyor. Ama, Vestel ve Arçelik firmaları iki büyük üretici. Zorlu veya Koç Grubu 1.7 milyar dolarlık böyle bir alım - satıma neden giremesin? Bankalarımız ve bırakınız bankalarımızı kamu kesimi bu tip projelerin finansmanına neden arka çıkamasın?
İmar Bankası batınca 6 milyar dolar bulabilen, Pamukbank'ı Halk Bankası'yla birleştirmek için 2 milyar dolar para ödeyebilen Hazine, Türkiye'de IBM gibi ünlü bir markayla bilgisayar üretimine soyunacak firmaya neden destek veremesin? Dikkat buyurunuz, bankalarımız, tüketici finansmanında kullanılmak için dışarıdan bir defada 500 milyon dolar kredi bulabilecek beceriye erişti. Tek bir banka bir yılda 1 milyar doları aşan kredi bulabiliyor.
Vestel ve Arçelik gibi firmalarımız kendi imkanlarıyla ve de kendi markalarıyla iç piyasaya bilgisayar üretmeye çalışacaklarına, neden IBM markasıyla dünya piyasasını hedef almasınlar?
Artık büyük düşünmek ve de büyük oyuncu olmak zorundayız... IBM olayı bizim gözümüzü açmalı. Dünyada benzer daha başka markalar, benzer fırsatlar var... Büyük sermaye gruplarımız, domates, patates satmak için, yoğurt yapmak için vakit harcarken, hükümetimiz batan bankaların borcunu kapatmaya çabalarken, bu fırsatları kaçırıyoruz.

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Avrupa'nın iki yüzü
MÜTHİŞ bir diplomasi savaşı. Türk heyetinden ...
Çetin ALTAN
Dekor yangını, AB cümbüşü ve Köyceğiz pazarı...
İNSANLARDAKİ, üstü örtülü "korku" tellerini t...
Melih AŞIK
Afganistan'a doğru
Afganistan'da kaçırılan Türk mühendis ölü bul...
Fikret BİLA
Türkiye, Türkiye olmaz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel'e hare...
Hasan CEMAL
Ayrıntıya fazla kafayı takmayın!
Bugün ayrıntılara kafayı takmanın, yan sokakl...
Yılmaz ÇETİNER
Saidi Nursi'nin öğrencisi nasıl olmuştum?
BEDİİÜZZAMAN (Güzel Zaman) Saidi Nursi harap ...
Güneri CIVAOĞLU
Fransız TV'sinde lobi
Fransızlar "EVET... ama" derler, ancak bu kez...
Can DÜNDAR
'Taksim trafiğe kapatılmalı'
Başbakan'la çocukluğundan, gençliğinden "İETT...
Hurşit GÜNEŞ
17 Aralık vuslatı
Türkiye Cumhuriyeti 17 Aralık 2004 tarihini a...
Doğan HEPER
Olmak, ya da olmamak...
Evet, 41 yıl sonra yarın Türkiye AB kapısında...
Sami KOHEN
Bahse girer misiniz?
TARİHİ karara saatler kala, AB zirvesinden Tü...
Mehmet Y. YILMAZ
Erdoğan, son maratonda doğru yolda
"Şu son iki gün kimin yerinde olmak istemezsi...
Meliha OKUR
38 grubun borçları Bebek'e emanet...
Kimi şirket, iflas masasına bırakılmış, kimin...
Hasan PULUR
Geliyor, geliyor! Bizim vergi geliyor...
ESKİLER "Dideler ruşen!" derlermiş, yani gözü...
Derya SAZAK
AP'nin Evet'i
Avrupa Parlamentosu, Türkiye'ye 'tam üyelik' ...
Meral TAMER
Büyü'lü dehşet, denetimsizlik büyüsünü çözer mi?
Büyü filminin galasından televizyon ekranları...
Yaman TÖRÜNER
Balonlar
Balonların içleri hava veya gazla doludur. Ol...
Güngör URAS
Teknoloji savaşında 'oyuncu' olmalıyız
IBM (International Busines Machines) isimli A...
M. Ali BİRAND
Bugün büyük bir kriz yaşanabilir
Bugün öğle saatlerinden itibaren, Brüksel'in ...

© 2004 Milliyet