
|
|
|
 |
|
|
Ruslara votka bardağı yetiştiremedi, ikinci fabrikayı açıyor
Paşabahçe, Türkiye'nin en önemli dış yatırımcılarından biri. Rusya'da da bir fabrikası var. Ancak birincisinin faaliyete geçmesinden kısa bir süre sonra ikincisini açma kararı aldı. Ayrıca üç de mağaza açacak. Bu yatırım kararının başlıca nedeni, Ruslar'a votka bardağı yetiştirememesi... Tabii diğer ürünlere de önemli bir talep var
NUR DAŞAR
Paşabahçe, hızla büyüyen Rusya pazarından gelen yoğun talebe yetişemeyince bu ülkedeki ikinci fabrikasınının temellerini attı. Ağırlıklı olarak votka bardağı ihraç edilen Rusya'da kurulacak ikinci fabrika, talebi karşılamasının yanı sıra maliyetleri de düşüren bir etki yapacak.
2004 yılında 270 milyon dolarlık ihracat yapan Paşabahçe'nin planları arasında Moskova'da açılacak mağaza sayısını üçe çıkarmak da var.
Dünyanın iki numarası
İlk kurulduğu 1960 yılından bu yana ihracat yapan, Türkiye'nin en eski ihracatçılarından olan Paşabahçe; Rusya ve Bulgaristan'da yaptığı yatırımların ardından dünyanın en büyük ikinci cam eşya üreticisi oldu.
Son iki yıla kadar tüm yatırımlarını Türkiye'de yapan şirket yakaladığı büyüme trendi ve artan lojistik maliyetleri sebebiyle yurtdışındaki stratejik noktalarda yatırım yapma kararı aldı.
Bu karardan sonra Rusya'da satın alıp, 12 milyon dolarlık yatırımla revize ettiği bir fabrikayı ekim ayında faaliyete geçiren Paşabahçe, kısa dönemde Rusya'ya yaklaşık 60 - 70 milyon dolarlık bir yatırım yaparak ikinci fabrikayı da açmayı planlıyor.
Ucuzluk trendine uydu
İlk fabrikanın şu anda Rusya'ya yaptıkları ihracatı karşılayamadığını, hâlâ Türkiye'den ihracat yaptıkları için ikinci fabrika kararı aldıklarını söyleyen Paşabahçe Cam Ev Eşyası Grup Başkanı Gülsüm Azeri "Türkiye'deki üretimle ulaşabileceğiniz pekçok imkân vardı. Dünyanın her yerine Türkiye'deki üretimden satabiliyorduk. Ancak dünyada genel bir trend var şu anda. Hep daha kaliteli ama ucuz talep ediliyor. Daha ucuzu talep edilince malların bir yerden bir yere uzun mesafelere taşınması maliyetli oluyor. Bu da ürünün fiyatını çok yukarı çekiyordu. Bizim sektörümüzde pazarın büyük olduğu yerlere yakın ve üretim maliyetlerinde de avantaj yakalarsak gidip orada üretim yapabiliriz diye düşünüyoruz. Biz de öncelikli yönlenmemizi Rusya'ya yaptık. Dünyada ikinciyiz ama Rusya'da pazar lideri olmakta kararlıyız. O nedenle erken hareket ediyoruz. Ve pazarda pozisyon alıyoruz" diyor.
Paşabahçe'nin Rusya'daki yatırımları sadece fabrikayla sınırlı değil. Şirket 10 Ocak'ta Moskova'da açılacak mağaza sayısını en kısa zamanda üçe çıkarmayı hedefliyor. Türkiye de dahil olmak üzere satışlarını mağaza kanalıyla yapmadıklarını belirten Azeri, Rusya istisnasını şöyle açıklıyor: "Türkiye pazarına satışımızı mağazalarla değil dağıtım kanallarıyla yapıyoruz. Mağazaların Paşabahçe üretimiyle yaptığı satış yüzde 10'u geçmez. Mağazacılık bizim için ayrı bir iş dalı olarak ele alındı. Şu anda Türkiye'de 26 noktada mağaza var. Yeni konseptimiz mağaza adedini artırmaya yönelik değil, doğru noktalarda mağaza açmaya yönelik. Türkiye'de önümüzdeki dönemde 4 - 5 mağaza daha açacağız. Mağazacılığı Türkiye ve Türkiye'nin çok yakınındaki ülkelerle sınırlı tutmayı düşünüyoruz. Çünkü Paşabahçe şu anda zaten dünyanın en iyi mağazalarında satılıyor. O ülkenin pazarında ihtiyaç olduğunu düşünürsek açıyoruz, Rusya'da kesinlikle gerek var."
Sofya'da mağaza
Paşabahçe'nin Düzcam Grubu'yla birlikte yaptığı Bulgaristan yatırımı, firmayı Rusya yatırımı ile birlikte dünyanın en büyük ikinci cam ev eşyası üreticisi yaptı. 2005 Temmuz'unda faaliyete geçecek şirketler için 60 milyor dolar bir yatırım yapıldığını anlatan Azeri, "Düzcam'ın Balkanlar'daki pazar büyümesi itibariyle bir pozisyon alınması gerekiyordu. Düzcam, uzun mesafeler taşınabilir bir ürün değildir. Ama Balkan ülkelerinde, Ortadoğu Avrupa'da ve özellikle AB'ye yeni katılan ülkelerin hem inşaat sektöründe, hem de genel tüketim malları oranlarındaki büyüme, Batı Avrupa'daki büyüme oranlarının bir hayli üzerinde. Biz bu büyüyen pazarda daha fazla pay almak istiyoruz. İşte bu nedenle Düzcam grubumuz Bulgaristan'da yatırıma karar verdi. Biz de Paşabahçe olarak aynı nedenle büyüyen Orta Avrupa'daki pazar payımızı artırmak oradan Batı Avrupa'ya, Orta Kuzey Avrupa'ya ihracat yapabilmek için bu bölgeyi kullanmak istiyoruz. Ayrıca şu anda Sofya'da bir mağaza açılması gündemde."
Paşabahçe'nin Türkiye yatırımlarının da devam ettiğini belirten Azeri, "Türkiye'de zaten mevcut fabrikaların devamını sağlamak için her yıl çok büyük oranda yatırımlar yapıyoruz. Cam sektörünün her türünde, her bölümünde fırınların ömrü belli süredir. Üretiminin cinsine göre fırının ömrü 10 yıl ya da daha azdır. Bu süre bitince yenisi alınıyor. Türkiye'deki varlığı sürdürebilmek için bile çok büyük miktarlarda yatırım gerekiyor. Her yıl en az iki üç tanesinin ömrü bitiyor ve biz de üretimi devam ettirebilmek için yatırım yapıyoruz. Yıllık adet üretimi 1 milyar 350 milyon adet."
110 ülkeye satış
Şu anda en büyük ihracatı gelişmiş ülkelere yaptıklarını söyleyen Azeri" Çünkü cam eşya pazarı gelişmişlikle çok paralel giden bir pazar. Batı Avrupa ve Amerika camın en büyük kullanıcılarından biri. Bizim bölge olarak en büyük satışımız yüzde 50'den fazla bir oranla Avrupa'ya. Şu an 110 ülkeye satış yapıyoruz. Üretimimizin yüzde 60'ından fazlasını ihrac ediyoruz" diyor. Azeri Paşabahçe'nin son yıllarda yakaladığı büyüme trendini kriz dönemlerinde de sürdürmesini ise şuna bağlıyor: "Bizim krizlerden öğrendiğimiz şudur; Siz eğer dünyada global bir oyuncuysanız ki Paşapahçe öyle, o zamanki şartlar planlarınızı çok değiştirmemeli. Biz yatırımlarımıza krizde de devam ettik çünkü uzunu vadeli düşündük. Bu bizi zorlasa da bu dönemi yaşayacağız ve planlarımıza devam edeceğiz."
Bir ürünün kalıbı 60 bin dolar
Tasarımın kendileri için çok önemli olduğunu ve bir marka değeri yarattığını anlatan Azeri, "Tasarım bizim günlük yaşamımızın içinde. Şirketin departmanları zaten bunlar. Ancak tasarım deyince de biraz daha Türkiye'deki, dünyadaki, günlük ürünlerdeki, butiki mağazalardaki Paşabahçe'yi birbirinden ayırt etmek lazım. Bu butik koleksiyonlarda tasarım tabii ki işin birincil noktası. Bu butik koleksiyonlarda ağırlıklı el imalatı çalışıyoruz. El imalatı üretimini bizim şirketimiz olan Denizli Cam'da yapıyoruz" diyor. Tasarımın kendileri için önemli olduğunu ama uçuk fiyatlardaki ürün kalıpları sebebiyle 'üretilebilir' olmasına da dikkat ettiklerini söyleyen Azeri şöyle devam ediyor: "Camda otomatik üretim yapıyorsanız bir tek ürünün kalıbına yapılan yatırım çok büyük boyutlardadır. Bir tek ürünün üretimi için harekete geçtiğinizde her bir ürün için yaptığınız yatırım en az 35 bin dolar. Bu rakam 60 bin dolara kadar çıkabiliyor. Tasarımın güzel olması yetmez, isabetli olması gerekir. Tasarımın isabetli olması da satışa imkân vermesi demek. Biz tasarımın isabetli olması meselesini bir hayat tarzı yaptık. Paşabahçe başka türlü yönetilemez. Şirket ancak isabetli tasarımlarla yol alıyor. Otomatik üretimde her tasarımı hayata geçirmek çok büyük maliyet gerektiriyor."
|
|
|

|
|