Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 17 Aralık 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Her şey böyle başladı

Türkiye'nin AB yolculuğu, 45 yıl önce AET'ye ortaklık başvurusuyla başladı. Bu inişli çıkışlı yolun hikâyesinde, darbeler, karşılıklı küskünlükler, gönül alan mektuplar var

Barkın Şık - Ankara

Türkiye, "Avrupa'da birlik oluşturulması" görüşünden hareketle Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, İtalya ve Lüksemburg tarafından "Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu" adıyla 1951'de kurulan Avrupa Birliği'ne doğru ilk adımı 45 yıl önce attı.
1959'da, o dönem adı Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) olan birliğe başvuruyla başlayan Türkiye'nin AB serüveninin bugüne uzanan inişli - çıkışlı hikâyesi şöyle:
31 Temmuz 1959: Yunanistan, 1957'de imzaladıkları Roma Antlaşması'yla diğer sektörlerde de birliği sağlamayı amaçlayan devletlerin arasına katılmak için 15 Temmuz 1959'da başvuru yaptı. Dışarıda kalmak istemeyen Ankara da, Atina'dan 16 gün sonra başvurdu. Müzakereler, 4 yıl sürdü. 27 Mayıs 1960'ta yapılan askeri müdahale, süreyi uzattı.

Darbe oldu, askıya alındı
12 Eylül 1963: İnönü hükümeti, Türkiye ile AET'yi Gümrük Birliği'ne götürecek ve sürecin sonunda tam üyeliğin öngörüldüğü Ankara Anlaşması'nı imzaladı.
11 Ekim 1978: Ecevit hükümeti, 1967'de "Avrupa Topluluğu" (AT) ismini alan birlikten 4. Beş Yıllık Plan süresince Türkiye'nin yükümlülüklerinin dondurulmasını ve yaklaşık 8 milyar dolar yardım yapılmasını istedi. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın ekonomiye yükü, kararda etkili oldu. Tam üyeliğe başvuran Yunanistan, 1981'de üye oldu.
22 Ocak 1982: 12 Eylül 1980 darbesinden 4 gün sonra askeri yönetime "zaman kredisi" tanındığını ve bu süre içinde anlaşmanın durdurulmayacağını açıklayan AET, Türkiye ile ilişkilerini siyasi nedenlerle askıya aldı.
16 Eylül 1986: Türkiye - Avrupa Topluluğu Ortaklık Konseyi yıllar sonra toplandı ve ilişkiler normalleşme sürecine girdi.
14 Nisan 1987: Türkiye, tam üyelik başvurusunda bulundu. Başvuruya ilişkin mektup Turgut Özal kabinesinin bakanlarından Devlet Bakanı Ali Bozer tarafından, Brüksel'de topluluk dönem başkanı, Belçika Dışişleri Bakanı Leo Tındemans'a verildi.
18 Aralık 1989: Avrupa Topluluğu Komisyonu, Türkiye'nin tam üyelik başvurusuna ilişkin görüşünde, topluluğun, kendi iç pazarını tamamlama sürecinden önce yeni bir üyeyi kabul edemeyeceği ve Türkiye'nin ekonomik, sosyal ve siyasal alanda gelişmesine ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
1 Ocak 1996: İç kamuoyunda yapılan büyük tartışmaların ardından Türkiye, Tansu Çiller hükümetinin imzasıyla Gümrük Birliği'ne girdi. Dönem sloganını Çiller attı: "Ya gireceğiz, ya gireceğiz!"
12 Aralık 1997: AB'nin Lüksemburg zirvesinde tam üyelik yolu açılan aday ülkeler arasında Türkiye yer almazken, Güney Kıbrıs tam üye adayı ilan edildi. Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, AB'ye 6 ay süre tanırken, tutum değişmezse tam üyelik başvurusunun geri çekileceğini açıkladı. Başbakan Yardımcısı Bülent Ecevit, "Göreceksiniz, bir gece vakti gelip kapımızı çalacaklar" dedi.

Özel uçakla mektup
11 Aralık 1999: Helsinki zirvesi bildiri taslağında, Kıbrıs ve Ege konularında özel koşullar getirilince dönemin Başbakanı Ecevit, zirveyi boykot kararı aldı. Finlandiya Başbakanı Paavo Lipponen, "özel koşullar dayatılmayacağını" taahhüt eden bir mektup yazarak Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın özel uçağıyla Ankara'ya gönderdi. Ecevit, ertesi gün Helsinki'deki zirveye katıldı. Türkiye'ye adaylık statüsü tanındı.
13 Aralık 2002: Kopenhag'da yapılan AB zirvesi karar metninde, "Türkiye'nin Kopenhag siyasi kriterlerini karşıladığına karar verilmesi halinde, Aralık 2004'te toplanacak Avrupa Konseyi'nin, müzakereleri gecikmeden başlatacağı" belirtildi.
24 Nisan 2004: Annan Planı, Kıbrıs'ta referanduma götürüldü. Türk tarafı "evet", Rumlar "hayır" dedi. Türkiye'ye AB yolundaki en büyük engel olarak öne sürülen ada konusundaki baskıyı hafifletti.
6 Ekim 2004: AB Komisyonu, Türkiye ile müzakerelerin başlatılmasını öneren 7. Türkiye İlerleme Raporu'nu açıkladı.

YARIN: Müzakere süreci nasıl yürür? Müzakereler nerede, kimler arasında yapılır?


Nüfusta ikinciyiz





GÜNCEL
Her şey böyle başladı
Bu da montlu eğitim
Alerji mi, korku mu?
Kızıltepe silahları 'sabıkalı' çıktı!
Yağışlı hava bıktıracak!
Çıldır Gölü'nde 'Eskimo usulü' balıkçılık
Gürpınar'da zorla koruculuk iddiası
Komisyon'da 'Ata' tartışması
Tek biletle bütün İstanbul
Kaplan'a ikinci ret
Türk imama sınır dışı
Serin Duruş






Melih AŞIK
Hikmet Çetin'den...
Afganistan'daki gelişmelere ilişkin dünkü yaz...
Can DÜNDAR
Merhaba Avrupa! Biz geldik!..
Havaalanında son gümrük muayenesini yapan pol...
Çetin ALTAN
Dananın kuyruğu, zenginin buyruğu, çulsuzun yumruğu...
POLİTİK laklakiyat öylesine bir abandı ki, Tü...


 2003 yılında neler oldu

© 2004 Milliyet