|
 |
|
|
Yazık, çok yazık
Beşiktaş takımı bu gruptan çıkmamak için çok uğraştı ve bunu da becerdi. Standard Liege, Steaua Bükreş, Parma ve Athletic Bilbao kesinlikle kalite olarak Beşiktaş'ın altında takımlardı. Ve üstelik Beşiktaş da son bir aydır çıkıştaydı. Dün de yenebileceği bir takım vardı karşısında. Hatta bir puan bile yetiyordu. Açıkcası kazanacak gibi de oynamadı. Rakip takım duruyor duruyor, vuruyordu. Üç gol attı, dört - beş tane de tehlikeli şutu gol olmadı. Beşiktaş oynar gibi yapıyor, pozisyonları Parma buluyordu.
Hedef santrforu olmamanın sıkıntısını fazlasıyla yaşadı Beşiktaş. Topu iyi bilen solakların, defansın yok, fizik gücü olan sağ ayaklılar da topa yumuşak değiller. Böylesine bir on biri vardı Beşiktaş'ın. Öndeki iki oyuncu Tümer ve Sergen, sonra bunlara katılan İbrahim Akın sadece sol ayaklarını kullanabiliyorlar. Ne de kafaya çıkıyorlar. Kazanmak zorunda olduğun bir maçta da bu santrforlarla şansın zaten çok az.
Kritik anlar
Aslında maç çok kritik anlarda Beşiktaş'ın lehine döndü. Penaltının kaçması, 3 - 1 iken Parma'nın karşı karşıya net pozisyonları harcaması, yine 3 - 2 giderken boş kaleye atamamaları, Belçika'dan gelen gol haberleri, ama Beşiktaş bu olaylardan hiç etkilenmedi. Şuursuzca maçın bitimini beklediler.
Bir büyük şanssızlıkları da Parma'daki teknik direktör değişikliği idi. Oyuncular hocalarının ilk maçlarına daha konsantre oldular, kazanmak için ellerinden geleni yaptılar.
Kısacası yazık, çok yazık.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|