Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 17 Aralık 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Merhaba Avrupa! Biz geldik!..

Brüksel

Havaalanında son gümrük muayenesini yapan polis, gerdeğe damat sokar gibi sırtımızı sıvazladı:
"Hadi hayırlısı, iyi haberlerinizi bekliyoruz."
Brüksel'e indiğimizde uçağın kapısındaki hostes de aynı sözcüklerle uğurladı:
"Müjdelerle dönersiniz inşallah!.."
Arkamızdan dökülen sular ve üflenen dualarla geldik Brüksel'e...
Ve Avrupa başkentini pek değişmiş bulduk:
200'ü aşkın Türk gazeteci, Konsey binasını naklen yayın araçlarıyla kuşatmış, kaleyi düşürecek tarihi zirveyi bekliyordu.
Basın odasının üstten hava çekişli "sigara odaları"ndan kesif bir duman yükseliyordu.
Oteldeki yemekte G.o.r.a.'nın başarısı konuşuluyordu.
Kadir Çöpdemir, sokakta Belçikalılara "Sizde kız isteme var mı?" diye soruyordu.
Ali Kırca, "Siyaset Meydanı"nı Brüksel stüdyolarına taşıyordu.
Avrupalı parlamenterler genel kurulda "Evet" yazılı pankartlar açıyordu.
PKK'lılarla MHP'liler gösteri yapmaya hazırlanıyordu.
Başbakan'ı her gittiği yerde izleyen "AKP'li Nil", AB tişörtü ile kuliste geziniyordu.
Basının dev isimleri, ekrana çıkmak için birbirini omuzluyordu.
Bilgili, görgülü, kibirli ve meraklılardan oluşan koca bir heyetle kız istemeye gelmiş ve kız evini kendimize benzetmiş gibiydik:
"Merhaba Avrupa, işte biz geldik!"

Gizli kahramanlar
Avrupa'ya gelince...
"Kız tarafı", hiç olmadığı kadar "yapıcı" görünüyor.
Bunda hükümetin kararlı tavrının etkisi var tabii... Ancak kamuoyunu etkileme başarısının altında, ortalıkta fazla görünmeyen aktörlerin imzası var.
Bunların başına AB İletişim Grubu'nu, TÜSİAD, İKV ve benzeri sivil toplum kuruluşlarını yazmak lazım.
Önceki hafta Avrupa tartışması için gittiğimiz Amsterdam'da havaalanında birbirinden bağımsız kulis yapmaya koşmuş 4 ayrı heyetle karşılaşmıştık. Akademisyenler bir sempozyum buluşmasına gelmişti; tarımcılar kendi pozisyonlarını anlatmaya, diplomatlar pazarlığa, bürokratlar mevzuat değişikliğine...
Gönüllü bir seferberlik ruhu, sivil toplumu uzun uykusundan uyandırmış ve yola dökmüştü.

Türkiye lobiyi öğrendi
İlerde AB üyeliğinin tarihi yazıldığında bu zaferin gizli mimarlarının adı orada anılacaktır: Eskiden yabancı heyetleri davet edip yedirip içirerek lobi yaptığını sanan Türkiye'nin nasıl bir zihniyet devrimi yapıp Avrupa'ya kendi dilinden konuşur hale geldiği...
Frankofon kimi Türk aydınlarının Fransız basın ve düşünce dünyasının önde gelen isimleriyle görüşüp tavırlarını nasıl değiştirdiği, Avrupa'nın en güvenilir üniversitesi London School of Economics'ten Türkiye'nin AB'ye maliyetine dair istenen raporun nasıl etkili olduğu, Fransa'nın en etkili düşünürlerinden Alain Touraine'den sorulan görüşün diğer 3 yetkin entelektüelin imzasıyla birleşip Le Monde'da yayımlanmasıyla Fransız kamuoyunun nasıl dönüştüğü, AB tartışmalarında Avrupalı bir hukuk bürosundan alınan görüşlerin pazarlıkta ne kadar işe yaradığı, yıllar yılı Türkiye'yi yerden yere vuran Uluslararası Af Örgütü, Helsinki İzleme Komitesi gibi örgüt temsilcilerinin Türkiye'ye davet edilip hükümet, polis, jandarma yetkilileri ile görüştürüldükten sonra Avrupa'da yaptıkları lehte açıklamaların havayı nasıl değiştirdiği, dün pek çok önemli Avrupa gazetesinin manşetini süsleyen ve Avrupa kamuoyunu tersine çeviren "Evet"li pankartların hazırlanmasında Yeşiller'e mensup milletvekillerinin ve kimi Türk gazetecilerin nasıl canla başla çalıştığı, bir gün ayrıntılarıyla anlatılacaktır.

Akıl ve yürekle
Türkiye üzerine düşeni yaptı ve bu kez topla tüfekle değil, akıl ve yürekle Avrupa kapısına dayandı. Şimdi nefesleri tutup cevabı dinlemenin zamanı...

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
Erdoğan: Biz hızlı gideriz
BAŞBAKAN Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül, dün...
Çetin ALTAN
Dananın kuyruğu, zenginin buyruğu, çulsuzun yumruğu...
POLİTİK laklakiyat öylesine bir abandı ki, Tü...
Melih AŞIK
Hikmet Çetin'den...
Afganistan'daki gelişmelere ilişkin dünkü yaz...
Fikret BİLA
Doğrultu...
Brüksel'de diplomasinin bütün incelikleriyle ...
Hasan CEMAL
Bugün 17 Aralık!
Conrad Oteli, İmparatorluk Salonu. 16 Aralık ...
Güneri CIVAOĞLU
En uzun gece
Başbakan Erdoğan, dün geç saatlerde milletvek...
Can DÜNDAR
Merhaba Avrupa! Biz geldik!..
Havaalanında son gümrük muayenesini yapan pol...
Abbas GÜÇLÜ
Esra hâlâ okullu olamadı!
Türkiye AB'li olmaya olacak. Bu iyice netleşt...
Hurşit GÜNEŞ
Kaç yıl sonra AB'ye tam üye olacağız?
Türkiye artık Avrupa'nın yedeğine alınıyor. T...
Sami KOHEN
En uzun gün... Ve gece
ÜNLÜ Hollywood filminin başlığından esinlener...
Mehmet Y. YILMAZ
Geceliklerin esası kısalıktır!
BRÜKSEL - Bir tarihi dönüm noktasına tanıklık...
Faik ÖZTRAK
17 Aralık sabahı akla gelen riskler
Bugün Türkiye'nin AB yolculuğunda önemli bir ...
Derya SAZAK
Son dönemeç
Türkiye-AB müzakereleri öncesinde artık 'son ...
Meral TAMER
AB'nin geleceği, Türkiye'nin ise geçmişi masada...
2 gün önce Google'a Turkey + EU diye yazdığım...
Güngör URAS
'Evet' dönüşü olmayan bir yol
Biz, kendi önemimizi ve değerlerimizi (Türkiy...
Serpil YILMAZ
AB ile Güneydoğu'nun buluşması
Avrupa'nın siyasal malzeme aktörü Güneydoğu, ...
M. Ali BİRAND
Bize, tarih ve tam üyelik sözü yeter...
Bu yazıyı okuduğunuz sıralarda büyük olasılık...

© 2004 Milliyet