Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 17 Aralık 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
En uzun gün... Ve gece


ÜNLÜ Hollywood filminin başlığından esinlenerek, dün Brüksel'de "en uzun gün"ün "-ve de en uzun gecenin- yaşandığını söyleyebiliriz.
Bu satırlar yazıldığında bu en uzun gün ve gecenin nasıl sona ereceği henüz belli değildi. Gün boyunca AB başkentinde benzeri görülmemiş yoğunlukta bir diplomasi trafiği yaşandı. Gece de, liderler arasında yemekle birlikte başlayan karar taslağı üzerindeki sıkı pazarlıklar devam etti.
Öyle anlaşılıyor ki, sonucu ya bu sabaha karşı veya gün içinde öğrenebileceğiz.
Sağlıklı bir değerlendirme yapmak için, o anın gelmesini beklememiz gerekiyor...
* * *
SONUÇ bildirgesinin nasıl şekilleneceğini henüz bilmemekle beraber, Türkiye açısından cesaret verici son üç gelişmeyi anımsayalım:
Birincisi, Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye ile müzakerelerin gecikmeden başlamasını öngören raporu, üçte iki çoğunlukla -ve Türkçe "evet" pankartlarıyla- onaylaması... Bu fevkalade anlamlı bir gelişme. Strasbourg'da alınan bu karar, şimdiye kadar bazı AB parlamenterlerinin Türkiye'ye karşı yürüttüğü kampanyaya ve Avrupa kamuoyunda gösterilen muhalefete en iyi karşılığı vermiştir. Demek ki, Parlamento Türkiye'nin AB'de yer almasından yana.
İkinci önemli gelişme, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac'ın konuşması... Fransız lider şimdiye kadar Türkiye'nin öne sürdüğü birçok argümanı da kullanarak hem Fransız halkına hem de AB kamuoyuna, sıradan bir politikacıdan çok bir pedagog ve vizyon sahibi bir devlet adamı olarak seslenmiş, gerçekten büyük bir cesaret ve liderlik örneği göstermiştir.
Üçüncü gelişme de, Jose Manuel Barroso'nun dünkü basın toplantısında, başında bulunduğu AB Komisyonu'nun ağırlığını, net biçimde Türkiye'nin üyeliği lehinde koymasıdır...
* * *
BÜTÜN bu gelişmeler AB kurumlarında ve üye ülkeler arasında, havanın bir hayli Türkiye'nin lehine döndüğünü gösteriyor. Ama bu, zirveden Türkiye'nin istediği tarzda bir kararın çıkmasını sağlayacak mı?
Dün de belirttiğimiz gibi, mesele sadece AB'nin Türkiye ile üyelik müzakerelerinin başlamasına "evet" demesinden ibaret değil. Bu yöndeki kararı içerecek olan sonuç bildirgesinin, günlerden beri tartışılan (ve dün geceye kadar netleşmeyen) maddelerinin de Türkiye'nin kabul edebileceği şekle sokulması gerekir.
"Win-win" yani "karşılıklı kazanç" esasına dayalı bir mutabakat sağlanabilirse, beklenen "mutlu son" gerçekleşmiş olacak, Türkiye-AB ilişkilerinde "sonun başlangıcı" noktasına gelinmiş olacak. Tabii çok uzun ve çetin bir yolun "başlangıcı"...
Böyle bir mutabakata ancak karşılıklı esneklik ve fedakârlıkla ulaşılabileceğini belirtmek lazım. (Yoksa zaten mutabakat olmaz.) Muhalefetin ve genelde AB karşıtlarının bu karara ve ona imza adan hükümete karşı yaylım ateşi açacağını da şimdiden tahmin etmek zor değil. Brüksel'deki kararın "ertesi günü"nden itibaren herhalde bu konuda çok hararetli tartışmalar olacak...
* * *
EĞER zirveden çıkacak "evet" kararı, Türkiye'nin kabul edemeyeceği koşullar içerecekse ve Başbakan Erdoğan buna "hayır" diyecekse, kuşkusuz "ertesi gün" farklı bir dönemin başlangıcı olacak.
Şu anda "karşılıklı kayıp" anlamına gelecek olan böyle olumsuz bir senaryo üzerinde durmayalım ve "en uzun gün" ve gecenin bir "mutlu son" ile noktalanmasını bekleyelim...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Erdoğan: Biz hızlı gideriz
BAŞBAKAN Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül, dün...
Çetin ALTAN
Dananın kuyruğu, zenginin buyruğu, çulsuzun yumruğu...
POLİTİK laklakiyat öylesine bir abandı ki, Tü...
Melih AŞIK
Hikmet Çetin'den...
Afganistan'daki gelişmelere ilişkin dünkü yaz...
Fikret BİLA
Doğrultu...
Brüksel'de diplomasinin bütün incelikleriyle ...
Hasan CEMAL
Bugün 17 Aralık!
Conrad Oteli, İmparatorluk Salonu. 16 Aralık ...
Güneri CIVAOĞLU
En uzun gece
Başbakan Erdoğan, dün geç saatlerde milletvek...
Can DÜNDAR
Merhaba Avrupa! Biz geldik!..
Havaalanında son gümrük muayenesini yapan pol...
Abbas GÜÇLÜ
Esra hâlâ okullu olamadı!
Türkiye AB'li olmaya olacak. Bu iyice netleşt...
Hurşit GÜNEŞ
Kaç yıl sonra AB'ye tam üye olacağız?
Türkiye artık Avrupa'nın yedeğine alınıyor. T...
Sami KOHEN
En uzun gün... Ve gece
ÜNLÜ Hollywood filminin başlığından esinlener...
Mehmet Y. YILMAZ
Geceliklerin esası kısalıktır!
BRÜKSEL - Bir tarihi dönüm noktasına tanıklık...
Faik ÖZTRAK
17 Aralık sabahı akla gelen riskler
Bugün Türkiye'nin AB yolculuğunda önemli bir ...
Derya SAZAK
Son dönemeç
Türkiye-AB müzakereleri öncesinde artık 'son ...
Meral TAMER
AB'nin geleceği, Türkiye'nin ise geçmişi masada...
2 gün önce Google'a Turkey + EU diye yazdığım...
Güngör URAS
'Evet' dönüşü olmayan bir yol
Biz, kendi önemimizi ve değerlerimizi (Türkiy...
Serpil YILMAZ
AB ile Güneydoğu'nun buluşması
Avrupa'nın siyasal malzeme aktörü Güneydoğu, ...
M. Ali BİRAND
Bize, tarih ve tam üyelik sözü yeter...
Bu yazıyı okuduğunuz sıralarda büyük olasılık...

© 2004 Milliyet