Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Aralık 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Yerel Gündem araştırmaları

Görüş / Engin Önen

Büyükşehir Belediyesi bünyesinde uzunca bir zamandır sürdürülen, Yerel Gündem 21 çalışmaları çerçevesinde çok sayıda araştırma gerçekleştiriliyor. Bunlardan sosyal bilimler alanıyla ilgili olan ve yerel niteliktekilerden sadece üçünü vereceğimiz örneklerle değerlendireceğiz. Her üçü de yayın haline getirilmiş olan bu araştırmalar şunlardır: Sendikalar, mahalle yönetimi ve belediye zabıtası.
Sonunda söyleyeceğimizi başta söyleyelim, bu araştırmalardan hiçbirinin hiçbir safhasında bilimsel araştırma kurallarına uyulma zahmeti gösterilmemiş. Dolayısıyla akademik ifadeyle, araştırma verisi olarak sunulan bilgilerin, bize göre geçerliği ve güvenilirliği bulunmamaktadır.

* * *

Bir araştırmayı güvenilir ve geçerli kılan faktör, onu gerçekleştirenin akademisyen olması değil, bilimsel bilgi üretme kurallarına uyulmasıdır. Yani bilimsel araştırma yöntemidir. Bilimsel bilgi her şeyden önce akla ve mantığa uymak zorunda olduğu gibi tutarlı da olmalıdır. Daha kapsamlı ve teknik değerlendirmeyi, akademik bir platforma bırakıp söz konusu araştırmaların bazı sonuçlarından örnekler ele alalım.

* * *

Sendika yöneticilerinden yüzde 42.9'u doğum yerini, işçilerden yüzde 57.5'i hangi iş kolunda çalıştığını ve zabıtalardan da yüzde 33.2'si en son bitirdiği okulu bildirmemiş. Sosyal araştırmalarda bazen, bilgi toplanan kişinin yanıt vermekten sakındığı sorular olabilir, ama herhalde bu türden değildir. Bu düzeyde sorulara bile yanıt alamayan bir araştırma baştan kendini sakatlamış demektir.
Soru sorma ve tablo yorumlama konusundaki sistematik hataları bir yana bırakıp, gerçeği yansıtmaktan uzak bazı örneklerle yetinelim. Örneğin; muhtarların yüzde 21'inin, zabıtaların ise yüzde 51'8'inin en az bir Batı dili bildiği sonucu elde edilmiş. Öyle "adın ne?", "nasılsın?" türünden değil, yabancı dil bilen zabıtaların yüzde 66.5'i iyi veya orta derecede biliyor Batı dillerini.

* * *

Muhtarların yüzde 12.9'unun halen "memur" olmasına ne dersiniz. Benzer sonucu "belediye meclis üyeleri" ile ilgili araştırmada da görmüştük. Yasal olarak bunun mümkün olmadığını bilen herkesin aklına, bunların "emekli memur" olduğu gelecektir. Ama aynı tabloda "emekliler" başka kategori olarak değerlendirilmiş. Üstelik emeklilerin bir tabloda oranları yüzde 6 iken, bir sonraki tabloda birden bire yüzde 75'e fırlıyor. Muhtarların görüşmecilerle kafa bulduğu izlenimini ediniyor insan. Aksi halde başka bir soruya yanıt verirken, muhtarlardan yüzde 17,6'sı mahallesinin yüzde 100'ünün arsa olduğunu söyler mi?
Şimdi bu bilimsel(!) verilere bakıp, yerel yöneticilere ve akademik çalışma yapacak olanlara sağlayacağı yararları siz hesaplayın.

ege@milliyet.com.tr




EGE
Bu görüntü yakışmıyor
Operasyon ve yöneticiler
Yerel Gündem araştırmaları
AKP için milat





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Özgür Kaynar
Gürsel Kuru
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2004 Milliyet