Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Aralık 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
AKP için milat

Satır Arası / Deniz Sipahi

İşler iyi giderken başarıya sahip çıkanların sayısı çok olur; aksi durumda ise sinir bozucu bir sessizlik hakimdir.
Kimileri zafer çığlıkları atarken, kimileri de dışarıdan bakıp eleştirmeye devam ediyor.
Elbette destanlar da yazılıyor, kahramanlar da ilan ediliyor.
Avrupa Birliği ile ilgili süreçte de benzer olaylar yaşanıyor.
Çok normal değil mi?..
Aslına bakacak olursak; 3 Kasım 2002'de AKP'nin tek başına iktidara gelmesi birçok çevreyi tedirgin etmişti; özellikle de Avrupa Birliği sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusuydu.
Kendilerini muhafazakar demokrat olarak tanımlayan ve büyük çoğunluğu Refah kadrolarından yetişmiş AKP'liler ne yapacaktı?
Herkes AKP grubunda AB'ye karşı olanların sayısının hiç de az olmadığını görüyordu.
Hatta kabinenin yarısı AB taraftarı, yarısı AB aleyhine konuşuyordu.

* * *

Size bunu kanıtlayan bir cümle aktarmak istiyorum:
"Benim eskiden AB aleyhine atmış olduğum nutukları bir duysaydınız. Kasetleri bir bulsanız. Zaman insanı değiştiriyor..."
Bu sözler Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'e ait...
Şahin de binlerce AKP'li gibi Esenboğa Havaalanı'na gitmiş Erdoğan'ı beklerken kendisine uzatılan mikrofona bunları söylemişti.
Ki Şahin, AKP'nin en ılımlı üyelerinden biri olarak tanınıyor.
İşte 3 Kasım'ın hemen sonrasında böyle bir tedirginlik yaşayan Türk kamuoyu, Erdoğan'ı yakından izliyordu.
Erdoğan'ın AB'ye sarılması aslında bir zorunluluktu. Çünkü Erdoğan çok iyi biliyordu ki, 3 Kasım'da elde edilen bu oy patlaması bir daha yakalanamayabilirdi.
1983'te demokrasi dersi veren Türk halkı, 2002'de de benzer bir mesaj vermişti.
Zaman içinde eriyip giden ANAP, kısır siyasi çekişmelerden kurtulamayan DYP, bir anlamda siyasi iflaslarını ilan etmişlerdi.

* * *

Kısacası AKP'ye verilen oylar avans niteliğindeydi. Ve herhangi bir güvensizlik halinde bu oylar, geçmiş seçimlerde olduğu gibi yine yön değiştirecek, halk kendine göre en doğrusunu bulmaya çalışacaktı.
Erdoğan grubu içindeki AB muhaliflerine rağmen geminin rotasını değiştirmeyerek AKP'ye kişilik kazandırdı.
Belki de çoğu kişi için bu performans şaşırtıcıydı; özellikle de son günlerde sergilenen kriz yönetimini taktir etmemek mümkün değil.
Ama yine de hatırlatmakta fayda görüyorum.
Başbakan Yardımcısı Şahin ve diğer AKP'lilerin sözleri bir kez daha kanıtlıyor ki; partinin kurumsallaşması ve olgunlaşabilmesi için daha uzun bir süre gerekiyor.
Çünkü Avrupa Birliği vizyonu ne AKP'nin, ne de diğer partilerin tekelinde olan bir konudur. Kaldı ki; AKP'nin bugüne kadar yaptıkları hükümetin eline verilmiş ve önceden hazırlanmış programdan başka bir şey değildir.
Yani AKP için sınav asıl şimdi başlamaktadır. AKP'nin miladı 3 Kasım değil, 17 Aralık'tır.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Bu görüntü yakışmıyor
Operasyon ve yöneticiler
Yerel Gündem araştırmaları
AKP için milat





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Özgür Kaynar
Gürsel Kuru
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2004 Milliyet