Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Aralık 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik
Amerika, Fransa, Türkiye


FRANSA hükümeti, dünya TV'lerinde İngilizcenin ve Amerika'nın etkisine karşı, "Fransız görüşü"nü yaymak için bir haber kanalı kuruyor.
Kanal Fransızca, İngilizce, Arapça ve İspanyolca yayın yapacak.
Konu Fransız-Amerikan çekişmesinin 'küresel' boyutlara tırmanmasının bir göstergesi. Türkiye'nin yeri bakımından da önemli.
CNN'de "International Correspondents" programında konu tartışıldı. Le Figaro'dan Pierre Rousselin, "Fransız BBC'si, Fransız CNN'i olacak" dediği kanalı savundu:
- Amerikan kanalları dünyayı tek taraflı bilgilendiriyor. Mesela Fox TV Irak krizinde olayı çok basitleştiren, dürüst olmayan (unfair) yayın yaptı. Fransız kanalı, dünyaya farklı bir bakış açısından yayın yapacak. Fransızların görüşünü yansıtacak.
Amerikan itirazı ilginçti... Financial Times'tan John Fund'un söyledikleri:
- Amerikan kanalları tek görüşlü değildir, çoğulcudur. Hatta, bir araştırmaya göre, siyasi muhabirlerin yüzde 80'i Bush yönetimine karşı. Irak krizinde aykırı görüşleri de verdik. Ama Fransız geleneğinde merkeziyetçilik vardır. Güdümlü ekonomi, güdümlü dış politika Fransız geleneğinin kavramlarıdır...
* * *
TARTIŞMA iki farklı siyasi kültürü yansıtıyor: Katolik-Jakoben geleneğin merkeziyetçi ve devletçi değerleri ile, Protestan-Liberal geleneğin ademi merkeziyetçi ve bireyci değerleri...
Fransız kanalını 'devlet' kuruyor! Amerikalı John Fund buna dikkat çekiyor, ABD'de hiç devlet kanalı olmadığını söylüyor.
Fransız Rousselin'e göre, Amerikan kanalları tek taraflı propaganda yapıyor... Amerikalı John Fund'a göre ise, 'tek taraflı görüşler' Fransız geleneğine mahsustur, işte Fransa devlet eliyle propaganda yapmak için kanal kuruyor...
Bizim açımızdan önemli olan şudur: Fransız-Amerikan rekabeti derinleşiyor!
Fransa artık dünya TV'lerinde Amerika'ya karşı kendi propagandasını yapmaya hazırlanıyor.
Amerikan-Fransız rekabetinin derinleşmesi ve neredeyse Soğuk Harp benzeri boyutlara doğru tırmanması, AB'yi çatlatır mı?
Türkiye'nin yeri ne olur?
* * *
TÜRKİYE siyasi gelenekleri bakımından Fransa'ya daha yakındır. Hem modern Fransa'nın, hem modern Türkiye'nin harcında liberalizm değil, Jakobenizm, devletçilik, merkeziyetçilik gibi değerler vardır.
"Üniter devlet" ortak bir değerdir.
Fransa, Türkiye'yle daha kolay bir "ortak dil" oluşturabilir ama maalesef Fransız milliyetçiliğinin dar kafalılığı bunu engelliyor.
Brüksel'de en büyük engellemeyi Fransız cenahından gördük!
Amerika'nın "Ortaçağ kompleksleri"nin olmaması ve 'küresel strateji' açısından bakması, Türkiye'nin stratejik önemini daha iyi görmesini sağlıyor ama onunla da elbette sürtüşmelerimiz oluyor.
Fransa bir gün Türkiye'ye muhakkak ihtiyaç duyacak ama ABD'nin yaptıkları gibi Fransa'nın yaptıklarını da "not ettik" tabii...
Fransız devlet kanalının dört büyük dilde yayın yapmaya ihtiyaç duyması, "küresel rekabet"in sahalarını gösteriyor. "İspanyolca sahası"nı çıkarırsanız, kalan dünyada "Türkiye'siz strateji" olamaz.
Amerika bunu görüyor.
Bakalım Fransız kafası ne zaman anlayabilecek?

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Amerika, Fransa, Türkiye
FRANSA hükümeti, dünya TV'lerinde İngilizceni...
Melih AŞIK
Sermayemiz laf...
Devlet yetkililerinin her birinin özel uçağı ...
Fikret BİLA
Denktaş: Biz hazırız
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Başbakan Erd...
Hasan CEMAL
Kaybolan zamanı geri almak!
Bu yakınlarda gördüğüm bir filmde şair, sevgi...
Güneri CIVAOĞLU
Taramak
Yeni TCK'nın 305. maddesi, gerekçesiyle birli...
Can DÜNDAR
Yorgun âşığın izdivacı
İtiraf ediyorum:
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul Üniversitesi'nde seçim 7 Ocak'ta
İstanbul Üniversitesi tarihi günler yaşıyor. ...
Hurşit GÜNEŞ
AB'nin yedeğine alınmak
Dört kol çengi 17 Aralık'tan bu yana AB'den a...
Sami KOHEN
Kolay gelsin!
AB zirvesinden çıkan karar "İyi mi idi, kötü ...
Mehmet Y. YILMAZ
Banka sahipleri ve medya ilişkisi
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, BDDK ta...
Erdoğan SAĞLAM
Düşük gelirliye indirim yok
2004 yılı sonuna kadar geçerli olan gelir ver...
Derya SAZAK
AB muhalefeti
TBMM'de dün Brüksel'deki AB zirvesinin sonuçl...
Meral TAMER
Derviş mi yanılıyor, Yılmaz mı?
Gerek 17 Aralık öncesi, gerekse sonrasında Av...
Güngör URAS
Yatırım, üretim, tüketim için değil, istikrar ve iç borç için "ucuz faiz"
Ayşe Hanım Teyzem soruyor: "Merkez Bankası Ba...
Serpil YILMAZ
41 yıllık sendikacı Baydur gidiyor
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nu...
M. Ali BİRAND
BIRAKIN, ŞU İŞİN TADINI ÇIKARALIM
Artık dayanamayacağım. Eğer bunları söylemezs...

© 2004 Milliyet