Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 21 Aralık 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik

BIRAKIN, ŞU İŞİN TADINI ÇIKARALIM


Artık dayanamayacağım. Eğer bunları söylemezsem, fena halde içimde kalacak ve sıkıntıdan patlayacağım. Zira herşeyin bir ölçüsü vardır.
Bu yazının, AB konusunda haklı, düzeyli, bilerek eleştiri yapanlarla ilgisi yoktur. Bu yazıyı, fikir tartışmasıyla, hakareti birbirine karıştıranlar için yazdım.
Beyler, herhangi bir konuda farklı düşünebilir, görüşlerinizi savunabilir ve istediğiniz gibi de tartışabilirsiniz. Ancak başından sonuna kadar, hiçbir şey bilmeden, sadece hamaset yaparak, ucuz milliyetçilik çığlıkları atarak, üstelik her söylediğiniz baştan aşağı yalan yanlış olmasına rağmen, şirretlik derecesinde bağırıp çağıramazsınız. Paylaşmadığınız görüşlerle, çamur atarak mücadele edemezsiniz. Sizden farklı düşünenleri vatan hainliğiyle suçlayamazsınız .
Buna hakkınız yoktur ve hiçbir zaman da olmamalıdır.

SÖYLEDİKLERİMİN HEPSİ DOĞRU ÇIKTI
Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkilerin nereye doğru gittiğini yıllardan beri yazarım, TV programlarında söylerim, radyolarda yorumlarım. Bugüne kadar, Kıbrıs sorunu dahil olmak üzere, söylediklerimin hemen hemen tamamı doğru çıkmıştır. Aksini iddia eden varsa hodri meydan.
Tevazu göstermiyorum, zira artık tepem attı.
HAYIRCI ekibin ise, her söylediği yanlış çıktı.
"Alay ediyorlar, tarih vermeyecekler " dediniz.
Türkiye tarih aldı.
"Toplumu kandırıyorsunuz, müzakereler uzun yıllar sonrasına atılacak " dediniz.
Müzakereler 3 ekim 2005'te başlayacak.
" Bunlar katılım müzakereleri olmayacak, özel statü verecekler" dediniz.
3 Ekim'de Tam Üyelik hedefiyle, katılım müzakerelerinin başlayacağı açıklandı.
" Boş yere ödünler verdiriyorsunuz, onurumuzu kırıyorsunuz " dediniz.
Türkiye onuruyla istediklerinin büyük bölümünü elde etti.
Yalan mı bunlar ?
Daha ne istiyorsunuz ?
Kabul edin ki, kaybettiniz.
Türkiye'nin AB'ye doğru yürüyüşünü engelliyemediniz. Bari bunu görün ve biraz susun.
Sizleri çok iyi anlıyorum. Türkiye'nin kendi içine dönük, kavruk, İslam dünyasının ötesine geçemeyen bir konumda kalmasını arzuluyorsunuz. Zira bu şekilde, vatanı kurtarma adına, yine tepeden bakacaksınız, ayrıcaklı yerinizi koruyacaksınız.
Ancak yanılıyorsunuz zira başaramayacaksınız. Sonunda Türkiye tam üye olacak. Bu ülkenin gençleri kendileri için parlak bir gelecek düşlüyorlar ve bizler de bunu onlara vereceğiz.
Hem de sizlere rağmen...
Hadi artık yeter.
Düzeyli şekilde gelişmeleri gözleyen, gerektiği yerlerde eleştirilerini yapanlar gibi hareket edin.

BİRKAÇ GÜNLÜĞÜNE DAHİ OLSA, MUTLULUK HİSSEDELİM
Bırakın, 45 yıl sonra elde edilen bir aşamanın keyfine varalım.
Doğrudur, henüz yolun başındayız, daha geçilecek çok uzun bir süreç vardır. Daha hiçbir şey somutlaşmamıştır. Kıbrıs ile ilgili sorunlar bitmemiştir. Tam üyelik, çantada keklik değildir. Daha çok krizler yaşanacak, gerilimli dönemlerden geçilecektir. Son karar , kesin değildir.
Bütün bu gerçekleri konuşarak yıllarımızı geçireceğiz.
Bırakın da şu birkaç günün tadına varalım. Toplum olarak bazı şeyler başardığımızı görelim. Hep başarısızlık ,yenilgi ve Avrupadan dayak yiyen ülke psikolojisini üzerimizden atalım. 1inci lige çıktığımızı hissedelim. Kendimize güvenimiz artsın.
Memnun olalım.
Bu topraklar üzerinde yaşayan ve kendini Türk - Kürt- Rum- Ermeni-Boşnak veya Laz hisseden herbirimiz, bir defalığına NE MUTLU BİZE diye haykıralım.
Yarın yine bıraktığımız yerden tartışmalara başlarız. Yine görüş ayrılıklarımızı ortaya koyarız. Ancak bugün memnuniyet günü olmalı.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Amerika, Fransa, Türkiye
FRANSA hükümeti, dünya TV'lerinde İngilizceni...
Melih AŞIK
Sermayemiz laf...
Devlet yetkililerinin her birinin özel uçağı ...
Fikret BİLA
Denktaş: Biz hazırız
KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Başbakan Erd...
Hasan CEMAL
Kaybolan zamanı geri almak!
Bu yakınlarda gördüğüm bir filmde şair, sevgi...
Güneri CIVAOĞLU
Taramak
Yeni TCK'nın 305. maddesi, gerekçesiyle birli...
Can DÜNDAR
Yorgun âşığın izdivacı
İtiraf ediyorum:
Abbas GÜÇLÜ
İstanbul Üniversitesi'nde seçim 7 Ocak'ta
İstanbul Üniversitesi tarihi günler yaşıyor. ...
Hurşit GÜNEŞ
AB'nin yedeğine alınmak
Dört kol çengi 17 Aralık'tan bu yana AB'den a...
Sami KOHEN
Kolay gelsin!
AB zirvesinden çıkan karar "İyi mi idi, kötü ...
Mehmet Y. YILMAZ
Banka sahipleri ve medya ilişkisi
Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener, BDDK ta...
Erdoğan SAĞLAM
Düşük gelirliye indirim yok
2004 yılı sonuna kadar geçerli olan gelir ver...
Derya SAZAK
AB muhalefeti
TBMM'de dün Brüksel'deki AB zirvesinin sonuçl...
Meral TAMER
Derviş mi yanılıyor, Yılmaz mı?
Gerek 17 Aralık öncesi, gerekse sonrasında Av...
Güngör URAS
Yatırım, üretim, tüketim için değil, istikrar ve iç borç için "ucuz faiz"
Ayşe Hanım Teyzem soruyor: "Merkez Bankası Ba...
Serpil YILMAZ
41 yıllık sendikacı Baydur gidiyor
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nu...
M. Ali BİRAND
BIRAKIN, ŞU İŞİN TADINI ÇIKARALIM
Artık dayanamayacağım. Eğer bunları söylemezs...

© 2004 Milliyet