Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Aralık 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sevgiliniz sahiciyse yedek de aramazsınız


Bazıları sevgili bulmak için ter döksün, bazıları da "Acaba hangisiyle görüşsem" diye ajanda tutsun. Yalan dünya vallahi... Birçok kız arkadaşımın birden fazla sevgilisi var. Millet
"Ay, erkek kalmamış ortalıkta" desin, el alem sebil kuracak yakında.
Ama bu durum pek de hayırlı değil. Zira ne kadar çok "sevgili" varsa, aslında o kadar da yok demektir. Tıpkı sihirbazlık gibi; "A, bak şapkada tavşan var! A, bak tavşan gitti!" Velhasıl sanal tavşan ya da sanal sevgili aynı şey; sanki bunlardan böyle CD halinde alıyorsunuz, sinir sistemine yükleyip "sanal mastürbasyon" yapıyorsunuz.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Gerçekten sevgiliniz olduğunda bunu bilirsiniz.
"Beni seviyor musun?" diye sormadan bilirsiniz hem de! Sevgili olduğunuzu bilmek için ona sormanıza, onun size karşı nasıl davranışlar sergilediğine, özel mözel günlerde ne haltlar ettiğine, arkadaşlarınıza nasıl davrandığına, size hediyeler alıp almamasına ya da şu abuk "çağrı bırakma" numaralarına tenezzül etmeden bilirsiniz.
Birinin sevgiliniz olup olmadığını anlamak istiyorsanız kendinize sadece şu soruyu sorun: "Yedekte tuttuğum kimse var mı?" Bu ve muadili sorular birbiriyle kafacığınızda "tilki kovalamaca oyunu" oynuyorsa haliniz nanay. Yani sevgili mevgili namevcut. Siz rüyaya yatmışsınız, iki üfürük üç duayla sevgili sureti canlandırma, olur da ruha gelirse, iki kahve falından destek alıp kendinize yar etme sevdasında öylece uyuyakalmışsınız. Yok prens! Prens yok! Kimse öpmez valla uyandırmak için bu zamanda, cücelerin niyetinin iyi olduğu da nereden belli?
Neyse, konuyu Bridget Jones'a bağlayayım da "modern yalnız kadın dramı" olsun: Şimdi bu dombili kızın (kimse üstüne alınmasın) nedense talibi çift ya... Hakikaten neden bu kadar peşinde bunlar? Ticareten tabii... İşte böyle "bol talipli" çok kızımız var artık. Sebebi de malumunuz "istikrarsızlık" ve "ne istediğini bilememek", bir de "kendine duyulan güvensizlik" (Pazar payı en yüksek kesim). Otursa kızımız kıçının üstünde, "Ben bu suskun, çaresizlik asili şebeği yumuşacık hamur yapıp ortama şakır halde salacağım" diye sebat etse ya! Gerçi kız da haklı, ne uğraşacaksın. Evde konuşsun, dışarıda sussun, iş dışında kimsecikle tek muhabbeti olmasın... Ala!
Neyse ne işte, ibret tarafı şu: Hani Bridget Jones'umuz bir sahnede çapkın herifle oynaşacakken, "Bunu bir kez yaparsam suskun ördeğime geri dönemem" gibi (ben böyle anladım) bir şeycikler geveledi ya, a ha, işte bunu hissettiğiniz anda bilin ki (zaten bunu içgüdüsel olarak bilmeseniz böyle hissetmezsiniz) o ördek sizin sevgiliniz. Boşuna yüzünüze gözünüze bulaştırmayın "patolojik çapkınları". Ama yok, "Boşver, kaybedecek bir şeyim yok" diyorsanız, sevgiliniz de yok demektir. Boş yere erkek turlayıp "Nasılsa bir gün aralarından biri beni ta kalbinin kuyucuklarına kadar sevecek" diye adamcıkların çevresinde "Harikalar Diyarındaki Alice" taklidi yapmayın. Yapmayın yani!
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
"Allah'ın hakkı üçtür" denir ya, iyi ama üç hakkı aynı anda elde ettiğinizde "Bu işte bir terslik var, yoksa bu kadar şanslı olamam" diye kendi kendinize mazoş uyarılarda bulunmayı unutmayın. Yoksa Eminönü'nde satılan "aranjman çerez" gibi hissedersiniz...
Neymiş; insanın sevgilisi "sahici"yse, "yedek" aramaz. Arıyorsanız bulamamışsınız demektir. Takın birini kafanıza, isterseniz "Öldüren Cazibe" filmini baştan çevirin. E, erkekler de fantezi sever. Sapık olsun da istikrarlı olsun yeter (burası yalandı)...
İyi oyunlar herkese...

1 soru 1 cevap
Erkek: Suskun erkekleri mi, yoksa çapkın erkekleri mi seversin?
Kadın: İkisini de sevmem ama suskunu eğitebilirim.

Öptüm sizi
"Bridget Jones: Mantığın Sınırı"na kız kıza toplanıp gittik. Maksat "sinema günü" yapmak... Filmi seyrettikten sonra da "Sen olsan hangisini seçerdin" muhabbetine daldık.
Elbette sonuç "potansiyel koca adayı"ndan yana... Hemen sonraki gün de TV8'in "Stüdyo" programından filmi yorumlamam için geldiler.
O zaman seçim yapmaktan ileri gitmek lazım tabii... İşte size de yazıyorum:
1) Fazlasıyla "her nabza göre şerbet" bir film/roman...
2) Bir sürü doğru ve bir o kadar da yanlışla dolu. Yani örnek alıp sonuca ulaşacağınızı zannederseniz tufaya gelirsiniz. "Polyannacılık" oynamak isterseniz ne ala...
3) Bu filmi asıl erkeklerin seyretmesi gerek, zira "Aşık olduğunda bir kadının kafasından neler geçer?" sorusuna madde madde cevap bulacaklarına emin olabilirler. Bu da erkeklere tüyom olsun, seyredenleri de bilahare öperim...
"Büyü" biliyorsunuz "ilk korku filmimiz" ilan edildi... Gerçi bilenler bilir, ta eskiden çekilmiş bu tür bir korku filmi var. Filmin galası da gidenleri fena korkuttu. Ama konusuyla değil de yangın ve dumanla korkuttu. Galaya davet edildiğimde "Bir korku filmine nasıl giderim" diye sıkıldım, zira en son "Karanlıklar Prensi"ne gitmiştim, o günden beri de korku filmi seyretmem. Velhasıl haberlerde o üzücü dumanzede görüntülerini görünce "İyi ki gitmedim" demek bu tür olaylarda her zaman ilk söylenen şey olarak benim de dilime dolandı. Bir filmin böyle bir "dekor felaketine" kurban olması çok üzücü. Ama filmin etrafında "uğursuzluk" dolapları örülmesi de bir o kadar saçma ve reklam kokulu... Geçmiş olsun deyip, hep beraber öpelim kazazedeleri...

Biraz da istatistik
Bir sevgilim...
Yok Yüzde 55.62
Var Yüzde 22.59
İstemiyorum sevgili falan Yüzde 9.84
2 tane var Yüzde 4.91
3 tane var Yüzde 4.03
Sayıları 3-5 arasında oynuyorYüzde 3.01


www.ilhanuckan.com

CUMARTESİ
"Yangın var çığlıklarını duyunca yapımcının promosyonu zannettim!"
2005'te broşlar, büyük takılar
"Tiyatro gündemde olsa mafyası olur"
Ne alırsan 100'e!
Yeni yıl için hediye seçenekleri
İlk nişan Amiral Nelson'a verildi
Makyajın sihriyle "Ben buradayım" diyeceksiniz
Hayvan takvimiyle burcunuza bakın
Yağışlı ve soğuk bir hafta
Yeni yılda değişim
Çok teşekkür ederim e-postacılar size
Efsanevi üçlü tekrar bir arada





DONATELLA PİATTİ
Sarıkız'ın Anıları
Tuba Akyol
İlhan Uçkan

© 2004 Milliyet