Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Aralık 2004 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Pardon tatlım seni aldattım!

Yılmaz Erdoğan'ın 'Haybeden Gerçeküstü Aşk'ı, bir ilişki yaşayan ya da aşkla ilgisi olan herkesin kendinden bir parça bulacağı usta bir oyun...

ALİ'CE / Ali Eyüboğlu

Yılmaz Erdoğan, yazıp yönettiği iki kişilik oyunu 'Haybeden Gerçeküstü Aşk'ı Demet Akbağ'la birlikte sahnelemeye başladı. Beşiktaş Kültür Merkezi'nde cuma, cumartesi, pazar günleri sahnelenen ve hayli ilgi gören oyun, sadece iki kişi arasında geçse de milyonları ilgilendiriyor. 'Haybeden Gerçeküstü Aşk', flört dönemindekilerin, evlilerin, boşananların kendinden çok şey bulacağı bir komedi.

Semra Hanım da orada!
Erdoğan'ın kitabından senaryolaştırdığı oyunda, kokteylde tanışıp çok geçmeden birlikte yaşamaya başlayan, kaynana baskısıyla evlenmek zorunda kalan, balayının ardından 'eski defterler'in açılmasıyla biten bir ilişki anlatılıyor. Oyun, insanların 'cicim ayları'nda bardağın hep dolu tarafına, sevgi ve güven azalınca da hep boş tarafına baktıklarını gözler önüne seriyor.

Gülmekten 'kırılıyorlar'
Flört döneminde karşı tarafa iltifat etmek için bahane arayanlar, ilişkide sorun yaşamaya başlayınca birden 'sıfır kilometre' değil de, 'ikinci el' olduklarını hatırlamaya başlıyor. 'Haybeden Gerçeküstü Aşk'a da, 'Gelinim Olur Musun?'daki 'Semra Hanım' gibi bir kaynana damgasını vuruyor. Kaynananın kendisi yok ama gölgesi bile yetiyor.
Flört döneminde sevgilisiyle fatura korkusu yaşamadan saatlerce telefonda aşk yapan erkek, aynı evde yaşamaya başlayınca sevgilisinin annesiyle yaptığı telefon görüşmelerini mercek altına alıyor.
Öyle ki sevgilisine, "Yanlışlıkla paralel telefonu dinledim. Annen, seninle konuşurken benden 'O adam' diye söz ediyor, adımı bile söylemiyor. Faturaları ben ödüyorum. Niye sponsorunuzun adını söylemiyorsunuz?" diyor. Birbirine hep "Tatlım" diye hitap eden eşlerin ilişkisi, ceketteki 'yabancı koku' ve saç teli yüzünden son buluyor.
Erdoğan oyunda, "İyi senarist ama iyi oyuncu değil" diye kendini eleştirenlere inat, üstün bir performans sergiliyor. Oyunu yazıp yönettiğinden olsa gerek, esprilerin çoğunu kendi repliklerinde topluyor. Öyle ki bazı sahnelerde, onun söylediği karşısında rolü icabı kızması gereken Akbağ bile seyirciler gibi gülmekten kendini toparlamakta güçlük çekiyor.




MAGAZİN
Pardon tatlım seni aldattım!
Altın Portakallı şarkı kliplendi
Artık 'Oh Oh' diyor
2004'ün en iyi ve en kötü filmleri
Tüm zamanların en sevilen albümleri
Efsane Safran, Beyoğlu'na döndü







ŞENAY DÜDEK

© 2004 Milliyet