|
 |
|
|
Büyük ve acı bir fark
Kupa diğerlerinin ligidir. Bir sezonda ulusal platforma çıkmanın en kolay yolu. Önemlidir. Diğerleri için... Bu açıdan Süper Lig'in en iyisiyle 2B'nin en iyisinin karşılaşmasının vaat ettikleri fazladır. Maalesef dün bunu göremedik. Fark bu kadar büyük olmamalıydı. Uşakspor, Fenerbahçe'ye 20'yi aşkın net şans vermemeli, 2 korner dışında bir şeyler üretebilmeliydi. Evinde böylesine ezilmemeliydi. 2 gol attılar daha ne istiyorsun, demeyin. Oyundan bahsediyorum skordan değil. Fenerbahçe yemeden bu kadar gol atarak Süper Lig ekiplerini de yeniyor. Ama futbol farkı bu olmamalı. Mesele asıl budur. Türkiye futbolunun sorunu işte bu. Her hücresine yerleşmiş kalitesizlik.
Fenerbahçe bir Pendik mucizesine mahal vermemek için as kadrosuyla oyuna başlaması anlaşılabilir. İşler çok iyi giderken gereksiz bir kriz yaşamak istememesi normal. Daum'un bu maçın 1 aylık bir aranın öncesine gelmesini de fırsat bilerek son bir birliktelik imkanı olarak kullanması da anlaşılır. Maça çok disiplinli, arzulu, sistem disiplinine bağlı kalarak başlamaları da alkışlanası. Kötü zemine rağmen her oyuncu, Alex'ten Servet'e kadar hırsla oynadılar. Ki tatil öncesi böyle bir konsantrasyon yakalamak çok zordur. O oturmuş sistem ve dizilişlerini çok iyi sahaya yansıttılar. Ama ikinci yarıda takımın gençliğinden ve dizginlenemez hırsından gelen bir oyunu tutamama sorunu yaşamaya başladılar. Tempoyu sürekli yüksek tuttular. Zamanla bunu da öğrenecekler. Fark etmiyoruz, ama Luciano ve Rüştü olmayınca, Fenerbahçe'nin yaş ortalaması 23'e geriliyor. Çok gençler. Fenerbahçe çok iyi bir yolda. Tecrübe için sabır gerekiyor. Bu geleceğin takımı ve ümit veriyor. Ama Uşak'ın temsil ettiği Türkiye futbolu için aynı şeyleri söylemek güç.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|