|
 |
|
|
Arif'e gerçeği söyleyin
Hatırlıyorum, bilmem kaç yıl önce Arif Erdem, Kadıköy'de Fenerbahçe maçında ve bir de milli maçta serbest atıştan gol atmıştı. Başka hiç yok, belki de bu ülkede en çok bu atışı kullanan oyuncu. Ama hep dağlar taşlar. Bir kişi de Galatasaray'da "Arif bey kardeşim. Yeter artık. Kadayıf oldun. Hâlâ ben atacağım diye tutturuyorsun. Bırak artık biz atalım. Olmuyor, yapamıyorsun işte" demiyor. Sadece onlar mı, kulübeden de hiç ses çıkmıyor. Mesafe tanımaksızın her topun başında... Ve her top ya otobana, ya da Fulya'dan aşağıya. Birisi artık Arif'e gerçeği söylesin. Galiba o bilgisayar oyunlarında attıklarını da gol olarak sayıyor.
Gelelim Karabük maçına... Kolay ve zorlanmadan oynanan bir maçtı. Hagi'nin farklı kadrosu Karabük önünde kendini fazla test etme şansı bulamadı. Yetersiz rakip baskısı, yetersiz rakip yeteneği karşısında rahat ve sonuca giden bir futbol sergilediler. Bir kazaya uğramamak için tedbiri de elden bırakmadılar. Tomas ve Bülent ikilisi zaten bu maç için yeterinden de fazlaydılar.
Uzun aradan sonra Orhan Ak'ın yerine oynayan Hakan Ünsal akıl karıştırmaktan başka bir şey yapmadı. İyi oynadı. Özellikle ilk yarı rakibi sol kanattan çökertti ve maçı koparan adam oldu. Belli ki Orhan Ak'ın ortaya çıkması Hakan'ın daha fazla çalışmasına neden olmuş.
Ve dünkü maçta Necati kalitesi de otomatikman yine ön plana çıktı. Galatasaray on biri içinde futbol varlığı ve düşüncesi ile kendini gösteren Necati Ateş futbol incelikleri ile Galatasaray için ne kadar büyük güç olduğunu kanıtladı. Galatasaray'ın gençleri dün ikinci yarıda sahadaydı. Ancak kim ne derse desin ben bu gençlerde bir patlama gücü göremiyorum. Bu yaşta bu gücü göremezsek ne zaman göreceğiz. Örnek mi; Okan Buruk'un ilk Galatasaray'da oynadığı zamanlar. Ya da Emre'nin... Ya da Fatih Akyel'in. Ya da Bülent ile Tugay'ın... O yüzden ben bu umudu şimdilik askıya aldım.
hozer@milliyet.com.tr
|
|
|

|