|
24.5 devlet...
"Avrupa Birliği'ne üye kaç devlet var?" sorusuna KKTC'nin Ankara Büyükelçisi Dr. Tamer Gazioğlu, "24.5 ülke" diye yanıt veriyor ve şöyle devam ediyor: "AB'nin en önemli sorunu budur. AB'ye üye 24.5 devlet var. 24 devlet bir de yarım Kıbrıs. Bu, AB'nin içine aldığı büyük bir problemdir. Hatalarını şimdi yeni yeni anlıyorlar. Çünkü içlerine aldıkları Rum Kesimi, adanın bütününü temsil etmiyor, tam bir devlet değildir, yarımdır. Şimdi bu işi çözmeye çalışıyorlar. Gerçekten de sorun sadece Kıbrıs Türkü'nün veya Türkiye'nin sorunu değildir. Türkiye ve Kıbrıs Türkü, sorunun çözümü için iyi niyetle elinden geleni yapmıştır."
Dr. Gazioğlu, Kıbrıs sorununun çözüm zemini olarak AB'nin görülmesinin de yanlış olduğunu vurguluyor,
"Elbette" diyor, "AB'nin de katkısı olabilir ama asıl çözüm zemini Birleşmiş Milletler'dir. AB'ye düşen ise, artık Rum tarafına ciddi baskı yapmak olmalıdır. Çünkü sorunun çözümünü istemeyen tarafın Rumlar olduğu artık iyice ortaya çıkmıştır. Anımsanacağı gibi Papadopulos, 'Ben bütün dünyanın tanıdığı bir devlet devraldım, bir cemaat devretmem' demiştir. Rumlar bunun için direnmektedirler. Oysa AB, Rumlara sonuç alıcı bir baskı yaparsa, sorun daha çabuk çözülür. Örneğin, Rumların bu uzlaşmaz tavrının devam etmesi halinde giderek KKTC'nin tanınacağı kendilerine söylenirse, çözüme yanaşacaklardır. Çünkü, böyle giderse adanın kesinlikle bölünmeye gideceği açıktır. Hata, bu gerçek karşısında bile AB'nin Rumları üye almasıdır. Eğer Rumlara, 'Referandumdan önce çözüm olmazsa AB'ye üye olamazsınız' denseydi, sorun çoktan çözülmüş olurdu. Rumlar da evet derlerdi. Ama kendilerine, 'Sonuç ne olursa olsun üyeliğiniz garantidir' denilince, uzlaşmaya yanaşmamışlardır. Umarım bundan sonra için AB aynı hatayı yapmaz, hatasında direnmez ve Rumlara da etkili olacak bir baskı yapar."
İngiltere dönemi
Bundan sonra Kıbrıs'ta muhtemel gelişmeler ne olabilir?
Öncelikle KKTC'de yapılacak iki seçimin bekleneceği açık. Şubat 2005'teki genel seçimler ile Nisan 2005'teki cumhurbaşkanlığı seçimi. Bu seçimlerle KKTC'de siyasi tablo ortaya çıkacak ve yönetim yerleşecek. Ardından Mayıs 2005'te yapılacak olan İngiltere seçimleri var.
Seçimler sonuçlandıktan sonraki dönemdeyse, 2005'in ikinci yarısı için AB dönem başkanlığını İngiltere'nin devralacak olması önemseniyor. Kıbrıs sorununda Türkiye ve Yunanistan gibi taraf olan İngiltere'nin sorunun çözümü için yoğun çaba harcaması bekleniyor. İngiltere'nin dönem başkanlığında BM'yi harekete geçirmesi bekleniyor. Annan Planı'nın gerçek mimarı olarak bilinen İngiltere'nin hukuken ortadan kalkmış olan ama içeriği duran bu plan üzerinden yeni planlar geliştirmesi olasılığı güçlü görünüyor.
fbila@milliyet.com.tr
|
|