|
Devlet uçağının parası bütçeden olur
Devlet ve hükümet adamlarının iş seyahatlerinde kullanacakları değişik büyüklükte uçakları olması normaldir. Hatta zorunludur. Başbakanımız, Dışişleri Bakanımız bir günde bir yabancı ülkeye gidip geliyor. Bir günde birkaç ülkede görüşme yapıp dönüyor. AB ile müzakereler başlayacak. AB'nin sık sık toplantıları olacak... Bunlara devlet adamlarımızın tarifeli uçaklarla gidip gelmesi çok zor...
Önce ihtiyacın olduğuna karar verdik. Şimdi gelelim, ihtiyacın boyutuna... Batı ülkelerinde genelde sadece uçaklar değil, binek otomobilleri için de "havuz" sistemi işletiliyor. Cumhurbaşkanına, başbakana, bakanlara, emniyete, istihbarat teşkilatına, genelkurmay başkanlarına, kuvvet kumandanlarına ayrı ayrı uçak ve helikopter alınmıyor. "Havuz"daki uçak ve helikopterler ihtiyaca göre kullanılıyor. Biz henüz bu "havuz" sistemine geçemedik... Her makam için ayrı makam uçağı ve helikopteri arayışımız sürüyor.
Nihayet sıra geldi Başbakanımıza alınacak uçağa... Uzmanlar herhalde araştırdı, en uygunu bulundu ki Başbakanlığa "leasing" yöntemiyle bir uçak alınmasına karar verilmiş. Tekrarda yarar var... Buraya kadar gelişmeler normaldir. Ama bu noktadan sonra işin rengi değişiyor. THY borsaya bir açıklama gönderiyor. Başbakanlık için "leasing" yöntemiyle bir uçak alınmasına karar verildiğini bildiriyor. THY, özelleştirme kapsamında olan bir kuruluş. Sermayesinin yüzde 24.3'ü halka açık. THY hissesini satın alanlar şirketin kar etmesini bekliyor. THY yönetimi içeride ve dışarıda rekabet ederek kar etmeye çalışıyor. Bekleyiş, halka açık bölümün yüzde 50.5 olması ve de böylece THY'nin kamu kuruluşu olmaktan çıkması.
THY bir kamu kuruluşuyken, karı ve zararı devlete aitken, hükümet yönetime istediğini yaptırabilir... Ama bugün sermayesinin yüzde 24.3'ü halka satılmış olan THY'nin hükümet emriyle riske girmesi, Başbakanlık için uçak yatırımı yapması, bu uçağın giderlerini kendi imkanlarıyla karşılaması düşünülemez. Bırakınız düşünmeyi, bu, sermaye piyasası kurallarına aykırıdır. THY'nin halk ortakları buna itiraz eder.
Bugün THY'nin, diğer özel havayolu işletmeleri olan Onur - Air'den, MNG Air'den farkı yoktur... Nasıl diğer özel havayolu işletmeleri Başbakanlığa uçak satın alamaz, uçağın masrafını taşıyamaz ise, THY de aynı durumdadır.
Başbakanlık için alınacak uçağın satın alma ve bakım faturasının bütçeden çıkması gerekir. Doğrusu budur. Bunun sakınılacak yanı yoktur. Sakınılacak, utanılacak formül, bu faturanın THY'ye ödetilerek hem THY'nin bünyesini zayıflatmak hem de THY'den hisse satın alanların zararına yol açmaktır.
Eğer Başbakanlık uçağının ve devlete ait diğer uçakların THY tarafından temin edilmesi, işletilmesi uygun görülüyorsa, bu hizmetin faturası bütçeden karşılanır. THY'ye hizmet bedeli tam olarak ödenir.
Tekrarda yarar var... Burada, Başbakanlığa uçak alınmasını eleştirmiyorum. Bu işin faturasının bütçeden çıkmasının gerektiğini, THY'ye fatura yüklemenin yanlış olduğunu anlatmaya çalışıyorum.
guras@milliyet.com.tr
|
|