|
 |
|
|
Postacılar güleryüzlüdür
Bizim Köşe / İsmail Sivri
Mektup yazmayı sever misiniz? Eski kuşaklar, yazmak gibi mektup okumayı da sevdiklerinden, bu soruya içtenlikle:
Evet, derler.
Yeni kuşakların cevabı ise çokluk şöyle olur:
Mektup yazmak da, ne oluyor?
Haksız değiller. Hızlı yaşamları nedeniyle, kağıt kalem alıp mektup yazmaya ne vakitleri ve ne de istekleri vardır.
Cep telefonlarıyla mesaj göndermek, internetten "e - mail" çekmek ne güne duruyor. Üstelik, yalnız evleri ve iş yerlerinde değil, sokak ve caddelerde de telefonlar ellerinden düşmüyor.
Elbette, her kuşak, çağını yaşayacaktır. Yalnız gençler değil, yaşlılar da bayramlaşmayı telefonlar ve telefon mesajlarıyla yapmaya başladılar. Bayramlarda bile kart atmaz oldular. Atsalar da matbu kartlarında imzalarını bile bulamazsınız?
El yazılarıyla kartlara, sevgi ve dostluk dolu bir iki satır yazanlar da azaldı. Bu kargaşık burgacık yazıları, sökmenin ve okumanın tadı bir başka güzeldi.
* * *
Eski yıllarda, postacılar, sokak sokak, ev ev dolaşır, kapınızı çalarak iki kez şöyle derlerdi:
Postacı... Postacı...
Her mahalle postacısını tanır, mektup getirdiğinde selamlaşılır. Hal hatır sorulurdu. Şimdilerde ise postacılarımızı göremez olduk. Mektupları ve kartları apartmanlardaki mektup kutularına bırakıp gidiyorlar.
Son yıllarda, bize mektup, kart, gazete ve dergi getiren postacımızı göremedim. Bir görsem teşekkür edip hal hatır soracağeım.
Tüm postacılar, yılların deneyimiyle, getirdikleri mektupların sevinçli ve acılı haber getirdiklerini çokluk bilir gibidirler. Her durumda yüzlerindeki ifade bunu göstermez mi?
Postacılar, duygulu insanlardır.
* * *
Evlerimize, iş yerlerimize mektup getiren postacılar gibi, postanelerde ki mektup alan memurlar da, hep güler yüzlüdürler. Selamlarınızı alır ve gülerek selam vermezler mi? Yazdığım tüm mektup ve kartları, postanelere kendim götürürüm. Çokluk, büyük postane ve Alsancak Postanesi'nden mektuplarımı atarım. Bu işimi de zevkle yaparım. Son yıllarda İzmir Büyük Postanesi'ne gittiğimde, çokluk Ertuğrul Erdem ve Mesut Demir gibi tanıdığım yüzlerle karşılaşırım. Hepsi de işlerini gülerek yaparlar.
Postacılar gibi postanelerdeki memurlar da yaptıkları işin bilinci içinde, sizleri gülen bir yüzle karşılayıp, işlerini süratle görürler. Uzun yıllardır tanıdığım Ertuğrul Erdem, son gittiğimde bana şöyle dedi:
İnanınız, bu işi severek yapıyoruz.
* * *
Bayramlar gibi tüm önemli günlerde, hepimiz tatil yaparken, bu tatil günlerinde, başta güvenlik güçleri olmak üzere bir çok iş kolunda çalışmalar sürüp gitmez mi?
Bu yılbaşında da postacılar, evlerimize ve iş yerlerimize kucaklar dolusu mektup ve kart taşıdılar. Bu işler, belki biraz daha artarak, yıl başından sonra devam etmeyecek mi?
Hepimizin, tüm çalışanların yeni yıllarını, hayırlı ve uğurlu olması dilekleriyle kutlar, yeni yılda, hepinize iyilikler, sağlıklar, esenlikler ve mutluluklar dilerim.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|