|
 |
|
|
'AB sözünü tutsun'
1999 Helsinki zirvesinde Türkiye'nin adaylığının yolunu açanlardan eski Finlandiya Başbakanı Lipponen, Aralık 2004 zirvesinin sonuçlarını, "çok olumlu bir zafer" olarak değerlendirdi
Utku Çakırözer - Ankara
AB'nin 1999 zirvesinde, Başbakan Bülent Ecevit'e gönderdiği mektupla Ankara'nın itirazlarını gidererek, Türkiye'nin adaylığının yolunu açan eski Finlandiya Başbakanı Paavo Lipponen, "Türkiye'nin Avrupa'yla ilk buluşmasına yaptığım mütevazı katkıdan gururluyum. Kariyerimin en önemli anıydı" dedi. 17 Aralık 2004 zirvesinin sonucunu da "bu yönde çok olumlu bir zafer" olarak nitelendiren Lipponen, "Bundan sonra da aynı prensip geçerli olmalı ve AB o geceki mektuptaki söze sadık kalmalıdır. Sadece objektif kriterler ölçüt olmalı, başka siyasi ölçütler çıkarılmamalıdır" diye konuştu. Finlandiya Meclis Başkanı Lipponen, AB'nin 1999 Helsinki ve 2004 Brüksel zirvelerinde alınan kararları şöyle değerlendirdi:
HEDEFİNİZ BELLİ:
Helsinki'deki davetten bu yana Türkiye ile görüşmelerin hedefinin tam üyelik olduğu belli. Ulaşması yıllar sürebilir ama hedef geri alınamaz. AB'nin, Türkiye'nin çabalarını destekleme ve orijinal hedefe bağlılık konusunda kararlı olması lazım. Türkiye'nin bu aşamadan sonra yolunu değiştireceğini zannetmek yanlış.
KIBRIS:
Brüksel'deki karar sonrasında, Kıbrıs sorununun çözüleceğini umuyorum. Hem Kıbrıs, hem de Türkiye'de esneklik olmalı. Tam üyelik zamanı geldiğinde, bu işlerin düzelmiş olması lazım. Ancak bu kesinlikle Türkiye'nin üyeliğini engelleyecek bir durum olamaz.
Beklentimizi aştınız
O geceki mektup olmasaydı, tüm bu reformlar gerçekleşmez ve Türkiye - AB ilişkileri bu noktaya gelemezdi. Türkiye'deki reform sürecini ne Helsinki'de, ne de sonrasında kimsenin tahmin edebildiğini zannetmiyorum. Siyaset ve ekonomi alanında o kadar büyük adımlar atıldı ki, beklentilerimizin çok ötesine geçti.
DAHA DA ÖNEMLİSİNİZ:
Brüksel'de, Türkiye'nin bu kadar tartışılmasından hayal kırıklığına uğradım. Helsinki'de işin öneminin farkındaydık. 1999 sonrasında dünyada olup bitenler, Türkiye'nin üyeliğinin bizim düşündüğümüzün de ötesinde önemli olduğunu ortaya koydu.
HERKES DESTEKTİ:
Helsinki zirvesinde, AB içinde Türkiye konusunda şu anda yaşanan görüş ayrılığı yoktu. Tek önemli konu Yunanistan'ın onayını almaktı. Dönemin Başbakanı Kostas Simitis zor bir karar alarak, büyük destek verdi.
ÇABUK BİTER:
İşlerin daha hızlanması da mümkün. Müzakereler başlayıp, reformlar sürer ve ekonominiz çok hızlı gelişirse, birlik erken üyeliğinizi bile destekleyebilir.
KARİYERİMİN DORUĞU:
Siyasi kariyerimin doruğu, AB dönem başkanlığıydı. Onun da en önemli anı Türkiye'nin davet edilmesiydi. Çok yoğun bir 24 saat yaşadık. Her şeyi bir araya getiren kişi olmaktan gururluyum. O gecenin detaylarını anılarımda yazacağım.
|
|
|

|