Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 27 Aralık 2004 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İyi sürpriz kötü sürprize yol açmamalı


Yeni yıla yaklaşırken hükümet oldukça sık sürpriz beklentileri dile getiriyor. Asgari ücretle ilgili sürpriz henüz açıklanmadı ancak Başbakan geçtiğimiz hafta sonunda yapılan TÜSİAD istişare kurulu toplantısında bir sürprizi açıkladı.
Araç muayene istasyonlarının işletme hakkının devrinden 100 milyon dolar civarında bir gelir beklenirken 600 milyon doları aşan bir gelir elde edilmiş. Beklenen ve gerçekleşen tutarlar arasındaki fark bunun oldukça başarılı bir operasyon olduğunu gösteriyor.
Ancak bunu önümüzdeki yıl bütçesine gelen ilave bir imkan olarak görmek yanlış olur. Bunu hükümetin çok arzuladığı halde IMF'ye kabul ettiremediği iller bazındaki teşviklerin genişletilmesi için bir kaynak olarak görmek de mümkün değildir. Bu ilave, maaş artışları için veya ek vergi indirimleri için de bir gerekçe olamaz.
Yapılan, devletin yurttaşların mal ve can emniyetini korumak amacıyla verdiği bir hizmetin işletme hakkının belli bir süre için ve peşin ödenecek bir meblağ karşılığında özel kesime devridir. Devlet tespit ettiği bir bedel karşılığında, bu hizmetin vatandaşlar tarafından satın alınmasını yasalarla zorunlu tutmuştur. Bir başka ifadeyle, bu hizmet karşılığında her yıl devlete kanunla belirlenen bir gelir sağlanmaktadır. Buradan elde edilen gelir risksiz ve oldukça istikrarlı olup vergi gelirlerine benzemektedir.
Bu açıdan bakıldığında trafik muayene istasyonlarının işletme hakkının özel kesime devri karşılığında alınan bedel, devletin gelecekteki 20 yılda bu hizmet nedeniyle elde edeceği gelirden vazgeçmesinin karşılığıdır. Özel kesimin bu hizmeti daha etkin vermesi halinde bunun vatandaşın refahına katkıda bulunacağı açıktır. Ama sonuçta işlem bugün peşin alınan bir bedel karşılığında devletin önümüzdeki 20 yılda elde edeceği geliri özel kesime tahsisidir. Bunun borçlanmadan çok da farklı bir yanı yoktur. Borçlandığınızda da bugün aldığınız bir parayı gelecekte elde edeceğiniz gelirlerle geri ödemeyi taahhüt edersiniz.
Diğer taraftan bu bir defaya mahsus olarak elde edilen, yani yıllar boyunca süreklilik arz etmeyen bir finansman kalemidir. Bununla, gider yaratma etkisi yıllar boyunca devam edebilecek teşvik, maaş artışı veya vergi indirimi gibi harcama kalemlerini finanse etmek, mali dengenin sürdürülebilirliği açısından sakıncalıdır. Bugün bedeli peşin alınan gelirden devlet 20 yıl boyunca vazgeçerken, bu peşin gelire dayanarak bu yıl başlatacağı harcama programlarının karşılığında, önümüzdeki yıllarda yeni gelirler bulmak veya borçlanmak durumunda kalacaktır.
Bu nedenle buradan elde edilen gelir önümüzdeki yılın faiz dışı fazla hedefinde rahatlama yaratacak bir gelir kalemi olarak görülmemelidir. Bunun karşılığında bazı gelir artırıcı tedbirlerden vazgeçmek veya ilave harcamaya gitmek, mali dengenin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından yanlış olacaktır. Özelleştirme gelirlerinde yapıldığı gibi bu kaleminde faiz dışı denge hesabının dışında tutulması gerekir.
Bir ailenin kazanç kaynağı olan ekmek teknesini satıp günlük yaşamını uzun süre devam ettirmesi mümkün değildir.
20 yıl boyunca yasayla vatandaşın almak zorunda olduğu bir hizmet karşılığında elde edilecek gelirden vazgeçmenin bedeli olan bu kaynak, kamu borcunu azaltmak için kullanılmalıdır. Böylece devletin hem varlıklarında hem de borcunda bir azalma olacaktır. Sonuçta kamunun net varlığında bir değişikliğe neden olmadan borç stoku azalacaktır.
Bugün Türk ekonomisinde yaşanan sıkıntıların önemli kaynaklarından biri olan kamunun borç stokunda sağlanacak, beklenenin ötesindeki her iyileşme en iyi sürpriz olacak ve faizleri düşürecektir. Bunun yatırım ve büyüme üzerindeki etkisinin teşviklerin çok ötesinde olduğunu son birkaç yıldaki deneyim ortaya koymaktadır. Evdeki kıymetli eşyaları satıp günlük harcamalarını sürdürenler ne kadar yüksek bedel elde ederlerse etsinler, sonunda kötü sürprizlere de hazır olmalıdırlar.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Sarıkamış ve sonrası
BAŞKUMANDAN Vekili Enver Paşa 14 Aralık 1914'...
Çetin ALTAN
Gençlik ve yaşlılık üstüne
GENÇ olmanın en büyük avantajı, gönüllerde ya...
Fikret BİLA
Baykal'dan ABD'ye çağrı
CHP lideri Deniz Baykal, Kıbrıs sorununu, bu ...
Yasemin CONGAR
Irak cephesinden yansıyanlar
Türkiye ile ABD arasındaki Irak diyaloğu, son...
Faik ÖZTRAK
İyi sürpriz kötü sürprize yol açmamalı
Yeni yıla yaklaşırken hükümet oldukça sık sür...
Ece TEMELKURAN
RTÜK'ün erkeklik freni
Kadınlar niçin erkeklerin ağda yapmasını iste...
Yaman TÖRÜNER
Merkez Bankası iyi şeyler yapıyor
Geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası hepsi de i...
Osman ULAGAY
Gençlerde AB fobisi
Çarşambayı perşembeye bağlayan gece, saat 2'y...
Güngör URAS
Ayşe Hanım'ın "vergileri"nde artış var
Ayşe Hanım Teyzem'in bir evi, bankada üç kuru...

© 2004 Milliyet