|
 |
|
|
Merkez Bankası iyi şeyler yapıyor
Geçtiğimiz günlerde Merkez Bankası hepsi de istikrar göstergesi olan 5 yeni tedbir açıkladı. Bunlar şunlardı:
a) Amerikan Federal Reserve benzeri bir Para Politikası Kurulu oluşturulması,
b) Faizlerin 2 puan düşürülmesi,
c) Döviz alım ihalelerine başlanması,
d) Enflasyon hedeflemesi uygulamasına başlanması,
e) Yeni Türk Lirası'ndan "Yeni" sözcüğünün kalkmasıyla birlikte, banknotların daha güvenlikli ve yeni desenlerle basılacak olması.
Para Politikası Kurulu oluşturulması, piyasanın önünü görebilmesi bakımından çok önemli. Artık, piyasa Merkez Bankası'nın yarın ne yapacağını düşünmeyecek. Çünkü, para politikası kararları ayda bir ve belirtilen tarihte alınacak. Bizde de, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, o gün açıklanacak kararlar beklenecek ve hatta, bankalarda Merkez Bankası kararlarını tahmin eden kişiler istihdam edilebilecek. Alınan kararlar kolayca değiştirilemeyecek. Aslında, bunu yapmak için Banka Meclisi varken yeni bir kurul oluşturulması gereksizdi. Para Politikası Kurulu kurulması yasa değişikliği gerektirebilir veya Banka Meclisi yetki devri yapmak durumunda kalır. Öte yandan, önümüzdeki nisan ayında Banka Meclisi'nde hükümetin çoğunluk sağlayacağı düşünülürse, alınan bu kararın olumlu yönleri daha da önem kazanıyor.
Faizlerin 2 puan düşürülmesinin zamanlaması çok uygun oldu. Reel faizlerin asgari 3 yıl boyunca % 8 civarında tutulacağı yönünde IMF'ye verilen sözler varken, Merkez Bankası'nın önümüzdeki kısa dönemde yeni bir faiz indirimi yapmasını beklemek zor. Ancak, reel faizlerin neredeyse enflasyon seviyelerine yaklaşması, başta iç borç faizlerinden bunalmış bulunan Hazine'yi sıkıntıya sokuyor. Ben olsam, enflasyon rakamı istediğim gibi giderse, Şubat ve Mart 2006'da faizleri biraz daha aşağıya çekerim. Hatta, artık yarım puanları da kullanmaya başlarım.
Döviz alım ihalelerine başlanması da fevkalade olumlu bir adım. Türk lirası değerliyken Merkez Bankası'nın kasalarını doldurması lazım.
Zaten şimdi hedef, bilanço yükümlülüklerinden kurtulmak olmalı. Bilançoda 3 önemli yükümlülük var. Bunlar, IMF'ye olan borçlar, kredi mektuplu - süper döviz tevdiat hesapları ve bankaların Merkez Bankası'nda tuttukları kanuni karşılıklar. Şimdi, rezervler artırılarak bunlardan yavaş yavaş kurtulmak mümkün olabilecek. Zaten, Merkez Bankası bilançosu düzeltilmeden enflasyon hedeflemesine geçilmesi beklenmez. Rezervler artırılırken, kurdaki düşük seviyelerin korunması lazım. Bu büyük döviz girişi karşısında yapılacak başka bir alternatif de yok. Önümüzdeki yıl, özelleştirmeden de 2-3 milyar dolar döviz elde edileceği ve bunların da Türk lirası karşılığında bozdurulacağı hesaplanmalı.
Enflasyon hedeflemesi uygulamasını ben biraz erken ve şimdilik aşırı fantezi buluyorum. Burada yapılacak bir hata, Merkez Bankası'na saygınlık kaybettirebilir. Saygınlığının doruğunu yaşayan Merkez Bankası'nın, bilanço temizliği ve başkanın bir dönem daha devam ettirilme kararı sonrasında bu sistemi denemesi daha iyi olurdu. Ama, belki de "civciv - yumurta" hesabı yapılıyor.
ytoruner@milliyet.com.tr
|
|
|

|