
|
|
|
 |
|
|
Gündem, Avrupa standartları
AB standartları, bunu sağlamaya yönelik yeni yasa tasarısı, bankacılığın temel gündemi. Müzakere tarihi alınmasıyla birlikte her banka yakın geleceği öngörmeye çalışıyor. İstikrarlı büyüme ve gelir dağılımında görece iyileşme ile milli gelirin, dolayısıyla tasarruf ve harcamaların artacağı, düşük enflasyonla birlikte mali sistem dışındaki tasarrufların sisteme gireceği beklentisi var. Yeni dönemde, aracılık gelirleri artacak. Artan rekabetle birlikte bankalar yeni ürün geliştirmeye yönelecekler
17 Aralık'ta müzakere tarihi alınması ile birlikte, AB standartları, bankacılık sektörünün gündemine de daha yakın bir iş olarak gelmiş oldu. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), yeni bankalar yasa tasarısında AB mevzuatını göz önünde tuttu. Tasarının hazırlık aşamasında AB görüşü de alındı. Bankacılık sektörü de bugünlerde, bir yandan bu yeni düzenlemelere, bir yandan 2007'de yürürlüğe girecek Basel II'ye uyum çalışmaları devam ederken, bir yandan da AB - Türkiye üyelik sürecinin ekonomi ve sektör üzerinde yapacağı etkileri öngörmeye çalışıyor.
Sektörü temsilcileri, AB bankacılığına ilişkin 'yeknesak' bir yapı olmadığına dikkat çekiyor. Bazı ülkelerde 3 bin 500'den fazla banka varken, bazılarında bu sayı 50 - 60. Ürün çeşitliliği açısından üyeler arası farklılıklar var. Bazılarında ürün çeşidi fazla, bazılarında sistem ağırlıklı olarak uluslararası ölçekteki bankaların hakimiyetinde. Ulusal - yabancı ağırlıkları farklı.
Yeni üye Doğu Bloku ülkelerinde yabancı payı yüzde 90'lardayken, örneğin Yunanistan'da yüzde 5 - 6 düzeyinde. İlk beş büyük bankanın payı bazılarında yüzde 80'lerde, bazılarında yüzde 20 seviyesinde. Denetim standartları da farklı. Bazılarında denetim otoritesi, merkez bankası (Fransa, Hollanda, İtalya, Portekiz), bazılarında bağımsız gözetim kurumları (İngiltere, FSA; Almanya BAKRED) var. Bazılarında ise merkez bankası bağımsız otorite (Finlandiya) veya merkez bankası yanında ekonomi bakanlığı (İspanya, Avusturya) denetim yapıyor.
AB - Türkiye kıyaslaması
Türk bankacılık sektörü, AB ile kıyaslandığında bir kere çok küçük. Türkiye'de düşük tasarruf ve borçlanma oranları nedeniyle mali piyasalar derinlik kazanmış değil. Bu nedenle bankalar isteseler de fazla ürün çeşitliliğine gidemiyorlar. Devletin yüksek borçlanma ihtiyacı yüzünden, mevduat ve kaynaklarını krediye dönüştürme işlevleri hâlâ sınırlı. Aynı nedenle, AB'de temel finansman araçları olan sermaye piyasası ihraçlarında gelişme yavaş.
Türkiye'de ortalama şube sayısı AB'ye oranla yüksek, şube başına düşen aktif büyüklük düşük. Bu nedenle maliyet - gelir kontrolü kısıtlı. Buna karşın teknolojik altyapısı AB ile kıyaslanabilir seviyede.
Aracılık gelirleri artacak
İstikrarlı büyüme ve gelir dağılımında görece iyileşme ile milli gelirin, dolayısıyla tasarruf ve harcamalarda artış bekleniyor. Buna bağlı olarak aracılık faaliyetlerinden kaynaklanan bir büyüme beklentisi var. Düşük enflasyonla birlikte mali sistem dışındaki tasarrufların sisteme gireceği ve kayıt dışı ekonominin kontrol altına alınacağı büyük bir beklenti yaratmış durumda. Talep durgunluğu ve artan rekabet yüzünden yeni ürün ve pazarlara yönelmek durumundalar. Bir de önemli riskten söz ediliyor: Gelişmekte olan piyasaların risk hacimleri büyüyecek, euronun değer kazanması ve petrol fiyatlarındaki artış 2005'te kurumsal risklerde artışa neden olabilecek.
| Türk bankacılık sistemi ve AB kıyaslaması | | Türkiye | AB | | Aktif büyüklük / GSYİH | 70 | 286 | | Kredi hacmi / GSYİH | 18 | 130 | | Mevduat / GSYİH | 43 | 122 | | 1000 kişiye düşen şube sayısı | 0,08 | 0,45 | | Kamu bankalarının payı | 33 | 10 | | Sermaye yeterliliği | 26 | 11 | | Mevduat güvencesi (euro) | 27 bin | 30 bin | |
Kaynak: TEB
| BUSINESS |
|
|
Korku tünelinde umut yolculuğu
Editörden
Irak'ta kıyamet seçim sonrası bekleniyor
Solun, AB Sınavı
Zor ama ucu açık bir yıl
Irak konusunda zorlanan diyaloğu, Kıbrıs güçlendirebilir
Tarama mayısta, müzakere başlığı 31 değil, 39 - 40
Dünya ekonomisi yavaşlarken gözler ABD'de
Ayşe Hanım Teyzem için 2005 yılı 'olağan bir yıl' olacak
2004'ten 2005'e siyasette AB ve ordu
Kırılganlığa karşı temel çapa, program olmalı
Bütün yollar bonoya çıkıyor
Tek hedef enflasyon, tüm silahlar serbest
İhracat daha hızlı koşarsacari açık hedefi tutacak
İşsize Avrupa modeli
Büyüme hedefi gerçekçi öngörülerde sorun var
Vadeli yatıran faiz alacak, vadesiz yatıran ücret ödeyecek
'Daha düşük enflasyon için rekabet artmalı'
'Batık faturasını 33 milyar dolara çekmeyi hedefliyoruz'
200 milyar dolarlık fatura
Kritik dönemeç aşıldı ama zorlu süreç başladı
'Türk, parasını getirir yabancı da gelir...'
Yabancılar Türkiye için tetikte
Yılın göçmeni
Özelleştirmede 2004 gündemi 2005'e taşındı
Sistem çarpıklığı 2005'te de sürecek
Taksit sayısı azalacak mağazalar büyüyecek
Bireysel, 'kartopu gibi' büyüyor
Kentliler köye yatırım yapıyor
Hazır giyimde 2005'e rağmen ihracat bekleniyor
Oto, gıda, kola, bisküvi, kart ve cep = 1.5 milyar dolar
2005'te beklentiler düşüş yönünde
'Fiyat serbestisi ucuzluk getirmez'
'Yeni komşu' Türkiye'yi merak eden AB'li turist, geliri artıracak
Gündem: Özelleştirme ve birleşmeler...
'Beyaz eşyada Avrupa'nın iki numarası olacağız'
Extra large erkekler, romantik kadınlar
Gündem, Avrupa standartları
|
|
|
|
|

|
|