Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Aralık 2004 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Toplumdan uzaklaşan üniversite

Satır Arası / Deniz Sipahi

Geçtiğimiz çarşamba Kanal D'de canlı yayınlanan "Abbas Güçlü ile Genç Bakış" programının ardından yazarlarımız üniversite ve gençlerimiz üzerine birbirinden güzel yazılar yazdılar.
Program gerçekten çok ses getirdi ve belki de bazı gerçeklerin yeniden konuşulmasına neden oldu.
Bir gerçek var ki; üniversite gençliğimiz okumuyor, sloganlarla konuşuyor.
En kötüsü de; kullandığı sloganların içlerinin çoktan boşalmış olduğunun farkında değil.
Herhangi bir olay üzerine yorum yapabilmeniz için bilgiye ihtiyacınız var. Bilgi hap gibi hazır alınmıyor; araştırma, inceleme, okuma yapmadan elde edilemiyor.
O akşam çoğu gencimiz Avrupa Birliği'ne karşı çıkarken; sorduğu sorulardan bu süreçle ilgili bilgilerinin aslında ne kadar yüzeysel olduğunu farkediyorsunuz.

* * *

Pazar günü üniversite öğretim görevlileri arasında yapılan bir araştırmadan sözetmiştim.
Bugün de devam edelim.
Araştırmalar gösteriyor ki; hocalarımızın hiç de küçümsenmeyecek bir oranı televizyon, gazete ve dergi gibi yayınları izlemiyor.
Sonuçları değerlendiren uzmanlar, toplumda yıllardır yaşanan yabancılaşmanın kısmen de olsa üniversite hocalarını da kapsadığına dikkat çekiyor. Bunun nedeni olarak da toplum - üniversite ilişkisinin sağlıklı bir düzeye oturmaması gösteriliyor. Gençlerimizi yarınlara hazırlayan kadroların acaba daha titizlikle takip edilmesi gerekmiyor mu? Eğer üniversite kadroları toplumdaki değişimi izleyemiyor, önceden göremiyor ve buna uygun öğrenciler yetiştiremiyorsa bu Türkiye nasıl ilerleyecek?
Gerçekten merak ediyorum.

* * *

Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağatay Özdemir, başkanlığında hazırlanan anketin sonuçlarını şöyle yorumluyor.
"Üniversiteler toplumun sosyal, ekonomik, hatta siyasi konularıyla ilgili görüş ortaya koymuyor. Kendi kabuklarında, fildişi kulelerinde oturuyorlar..."
Peki benzer yorumları bugüne kadar siyasiler üzerine yapmadık mı, siyasilerin de toplumun gerçeklerinin farkında olmadığından yakınmadık mı? Siyasilere güvenmeyen vatandaşımız artık üniversitelere de mi güvenemeyecek?
Prof. Özdemir'in yorumlarına devam edelim.
"Türkiye'nin yabancı kültürlerle etkileşimden dolayı sadece öğretim üyelerinde değil, diğer kesimlerde de bir yabancılaşma var. Bu aynı zamanda dış dünyaya açılmanın da bir sonucu. Toplum ve bireyler problemlerine çözüm bulamadığı için bir yalnızlık ve yabancılaşma yaşıyor."

* * *

Üniversite toplum ilişkisinin güçlü olduğu bir ülkede üniversiteler toplumsal sorunlara çözüm üreten kurumlardır.
Ne yazık ki, bu ilişkisi sağlıklı bir düzeyde kurulamamıştır.
İşte o gece yaşadıklarımız bu gerçeğin bir uzantısıdır. Elbette suçun tamamını kişilere ve kurumlara yüklememek gerekiyor. Sorunun temeline inmemiz gerekiyor. Üniversiteye gelen öğrencilerimiz zaten donanımsız ve hazırlıksız gelmektedir.
Bunların üzerine giderek topluma yabancılaşan üniversitelerin ortamı da eklendiğinde kendini bulmakta zorlanan bir gençlik ortaya çıkıyor.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Eylül'e kadar ne olacak
Yerel Gündem araştırmaları (2)
Toplumdan uzaklaşan üniversite





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2004 Milliyet