|
 |
|
|
Cicim ayları çabuk bitti
Galatasaray 2. Başkanı, Ayhan Akbin'e kırmızı kart göstermesi nedeniyle Rumen hocadan desteğini çekmişti. Hagi de, Gürsoy'un Mustafa Denizli'ye teklif götürmesiyle ilişkiyi kopardı
Üç Büyüklerin Seyir Defteri
Aslan'ın 100. yıl sendroum / HALİL ÖZER - 1
İşin ilginç tarafı, başlangıçta 2. Başkan Ergun Gürsoy, Teknik Direktör Hagi'ye tam destek verirken, yönetimde büyük bir bölüm yeni sezona Rumen hoca ile girilmesinin büyük hata olduğu görüşündeydi. Hatta o günlerde Gürsoy, Hagi konusunda kendisini ortaya koyarken ,"Ya hep, ya hiç "benzeri rest bile çekmişti. Oysa birçok yönetici, özellikle Fransa'dan iyi bir hoca getirilmesi taraftarıydı ve Hagi'nin 100. yılda çok yetersiz kalacağı konusunda ısrarcıydı.
Kozlar yönetimdeydi
Hagi de bu gelişmeleri biliyor ve sıkıntı duyuyordu. Sezon bittiğinde bile kulağı hep telefondaydı. Türkiye'den gelecek haberden adeta korkuyordu. Yönetim de bir yandan yeni hoca için, gizli ve seri operasyonlarla arama tarama yapıyordu. Başkan Özhan Canaydın, Hagi konusunda son derece dikkatli adımlar atıyor, bir daha aynı hataları tekrarlamak istemiyordu. Birkaç hoca ismi tespit edildi, ancak hiçbir zaman karşılıklı pazarlık söz konusu olmadı. Sonunda Gürsoy'un dediği oldu, Hagi'ye bir sene daha şans verilmesi kararlaştırıldı. Rumen hoca ile 2.5 yıllık sözleşme yapılmıştı, ancak sözleşmede yer alan ve hiç kimsenin bilmediği bir madde, yönetime görevden uzaklaştırma şansı tanıyordu. Ama bu maddeyi işletmediler. Yönetim, Hagi'ye belki tam destek vermiyordu, ama "devam" kararı bile destek kırıntısı olarak kabul edildi. Üstelik Hagi sesini kısmış ve yüksek transfer ücretleri ile donanmış futbolcuların alınmasını istememiş, eldekilerle idare edileceğini sürekli dile getirir olmuştu. Rumen çalıştırıcının bu davranışı özellikle Başkan Canaydın'ı cezbetmiş ve o da Gürsoy'un yanında yer almaya başlamıştı. İşte bu nedenle Hagi, teknik direktörlük gömleğini üstünden çıkarmadan görevine devam etti.
Akbin krizi
Tabi bu gelişmeler, olayın bir yönüydü. Daha sezon başlamadan hazırlık döneminde işler aniden terse döndü. Ne olduysa, Hollanda'da yapılan kampta oldu. Bu kampa 2. Başkan Ergun Gürsoy da gitti. Ancak Gürsoy, Hollanda'dan İstanbul'a Hagi'ya karşı tavırla döndü. Neredeyse Rumen hocayı istediğine pişman olmuştu. Hagi'ye verdiği tüm içten desteği geri çekti, sadece göstermelik yardımlarda bulunmaya başladı. 2. Başkan'ın bu tavırları çok geçmeden dikkati çekti. Aradaki soğukluk ortaya çıktı. Bunun en büyük nedeni ise kendi elleri ile Hagi'ye yardım etsin diye getirdiği Ayhan Akbin'in kırmızı kart görmesiydi. Hagi, Akbin'i futbolculara yakın olmasından son derece rahatsızdı ve yanında istemiyordu. Bu tepkisini daha da ileri götürüyor, Akbin'in futbolcuların arasında dolaşmasına, hatta Florya'da yer almasına bile karşı çıkıyordu. Ama Akbin'in, Gürsoy ailesine yakın olması nedeniyle Hagi'nin bu isteği büyük tepki gördü. Önce Gürsoy'un oğlu yönetici Ali Gürsoy elini ayağını çekti ve o günden bu güne bir daha ortada hiç gözükmedi. Başkanın tüm çabalarına rağmen Ali Gürsoy geri döndürülemedi. Ergun Gürsoy'un çabaları da sonuçsuz kalınca, Ayhan Akbin'in Florya'daki işine son verildi. Ergun Gürsoy'un Akbin yüzünden Hagi'ye sırt çevirmesi, en çok sezon başında Rumen hocaya karşı olanların işine yaradı. Bu yöneticiler kulislerde kıs kıs gülüyor, Gürsoy'a "Biz söylemiştik" mesajları gönderiyorlardı.
Denizli'ye mesaj
Peki Hagi neden Ayhan Akbin'e bu kadar tepki göstermişti ? Hemen anlatalım. Ergun Gürsoy, Hagi ile hem gönül bağını, hem de ona olan güvenini yitirdikten sonra teknik direktör arayışına girdi. Ancak tek başına yürüttüğü operasyon son derece gizliydi. Hatta başkanın bile haberi yoktu. Hedefteki teknik direktör ise Mustafa Denizli idi. Denizli sürekli Akmerkez'de Escafe'ye takılıyordu. Ergun Gürsoy, Ayhan Akbin'in kendisine mesaj götürmesini istedi. Çünkü bire bir görüşme yapmak istemiyordu. Akbin mesajı iletti. Ancak bu olay çabuk yayıldı. Mustafa Denizli teklife pek sıcak bakmadı. Ama bu operasyon Başkan Özhan Canaydın'ın kulağına kadar gitmişti. İşte bu olaydan sonra Hagi'nin, Ayhan Akbin'e davranışları değişti. O günlerde yapılan yorumlara göre de, Hagi "Denizli operasyonu" duymuştu. Kimbilir, belki de Akbin için fırsat arıyordu. Başkan Canaydın ise Ergun Gürsoy'un çabasına kayıtsız kalmadı. Çok kızdı. Hemen arkasından da medyaya Hagi için destek mesajı verdi. Bu demeç de Gürsoy'un çabalarını sona erdirdi. Zaten önceki gün Ergun Gürsoy'un bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, gönlündeki aslanın Mustafa Denizli olduğunu belirtmesi olayları doğruluyordu.
Gürsoy, Hagi ile yaşadığı sorunun medyaya yansımaması için elinden gelen herşeyi yaptı. Ama aradaki soğukluk çok netti. ABD'deki kampta ilk buluştukları anda Hagi, Gürsoy üç metre yanında olmasına rağmen, antrenmandan gelip, "Merhaba" bile demedi. Gürsoy öyle bekledi. Ama Hagi gelmedi. Yanındakiler "Antrenman var" diyordu. Ama Hagi o anda top sektiriyordu. Antrenman bitince de Rumen hoca, Gürsoy'un elini son derece isteksiz ve sadece kameralar için sıktı.
Eskilere güven
Hagi o günlerde işine yoğun şekilde asılmış ve özellikle eski oyuncuların yeniden kazanılması için büyük çaba harcıyordu. Yaptığı her toplantıda bu oyunculara güven aşılıyordu. Bu buluşmaların birinde "Sizlere güveniyorum. Geçmişte çok güzel günlerimiz geçti. Nasıl futbolcular olduğunuzu çok iyi biliyorum. Bu yıl üstünüzde büyük bir yük var. Sizlere sonuna kadar güveneceğim. Bu yılın anlamı çok büyük. Artık geçmişe değil geleceğe bakın" diye konuşuyordu. Hagi'nin bu güveni özellikle eski oyuncular üstünde büyük etki yarattı.
Forma da kurtaramadı
ÜMİT Karan, Almanya'daki yapılan kamp döneminde, geçen yıl sorun olan 9 nolu formayı Hakan Şükür'e vermeyi kararlaştırmıştı. Ümit'in hedefi, geçmişi unutup, bu sezon kendini sadece futbola vermek, bu nedenle tüm sorunları çözmekti. İlk alternatifi de, Hakan Şükür ile aralarındaki soğukluğu gidermek, barış ortamı sağlamaktı. Bu nedenle ilk adımı 9 numaralı formayı vererek atmıştı. Ancak hedefine ulaşamadı. Hakan ile hâlâ kırgınlık yaşayan Ümit Karan hem 9 numaralı formadan oldu, hem de Galatasaray'daki kariyerinden...
Class farkı !
SARI - Kırmızılı takım, Almanya'dan ABD'ye geçecekti. Song da, kadroya Almanya'da yeni katılmıştı. ABD uçağında Kamerunlu oyuncuya bilet arandı, tüm futbolcuların oturduğu ekonomi bölümünde yer bulunamadı. Bunun üzerine kendisine Business Class'tan koltuk ayrıldı. Ama Song bunu kabul etmedi, "Yeni geldim. Arkadaşlarım arkada otururken, ben oraya geçmem" dedi. Bunun üzerine, Hagi'nin ayağı sakat olan tercümanı Olgun Business Class'a geçti, Song da arkadaşlarıyla oturdu.
|
|
|

|