|
Bir dünya masalı
Son tsunami dalgasıyla 10 binlerin ölümüne neden olan deprem, yerkürenin kıyametleri yanında hiç de çok büyük değil... Dr. Yalçın Ergir'den yansıtarak, anlatayım... (1)
Dünya sabıkalı.
Bundan 4 milyar 600 milyon yıl önce, eriyik bir kitle vardı. Bağrından koptuğu anasının yörüngesinde, alevler içerisinde dolanıp duruyordu.
800 milyon yıl geçmesi gerekti azıcık soğuması, kendine gelebilmesi için. Sonra geçirdiği 1 milyar yıl boyunca yalnızdı. Yılbaşlarını kutlayacak dostu hiç olmadı o aralar. Havada kesif bir amonyak, metan kokusuyla birbirini kovaladı 100 milyon yıllar.
Daha sonra nereden geldiği bilinmez bir konuğu oldu; bir canlı=bir bakteri (cyanobacteria)... Artık üzerinde bir hayat, bir kader ortağı vardı. Bu bakteriler milyarlarca sene sürecek hayatlarına ve fotosentezle falan kitleler oluşturmaya başlamışlardı.
Zaman su gibi akıp gidiyordu. Günümüze 2 milyar 600 milyon yıl kala karalar da oluşuyordu.
Bir 800 milyon yıl daha... Artık sahnede Eukaryotic hücreler de vardı. Hani şu hayvanları, bitkileri, mantarları oluşturan hücreler.
1 milyar 300 milyon yıl daha geçiverdi. Çok hücreli hayvanlar, deniz yaratıkları boy göstermeye başlamışlardı.
Şunun şurasında günümüze 434 milyon yıl kalmıştı.
Kocaman tek bir süper kıta vardı: Goldwana. Kuzey yarımküre tamamen okyanustu.
İlk yok oluş
Daha sonra Goldwana kuzeye doğru hareket edince, muazzam buzullar oluştu. Deniz suyu seviyesi düştü ve zar zor oluşmuş canlıların yüzde 60'ı telef oldu. Bu yeryüzündeki ve denizlerdeki canlıların yediği ilk büyük darbeydi.
Zamanla, günümüze 400 milyon yıl kala hava sıcaklıkları mevsim normallerine geldi, istikrar sonucu denizler yeniden yükseldi ve ilk çenesiz balıklar ortaya çıktı.
Artık tohumlu bitkiler, ormancıklar da görülmeye başladığında, mangallarını devirecek, izmaritlerini atıp onları yakacak magandaların ortaya çıkmasına daha 354 milyon yıl vardı.
Örümceklerin atası kanatsız böcekler de, bu devirde bir terlik darbesiyle ezilmeden, mesut, mutlu yaşayıp gidiyorlardı.
2. Kıyamet; ilk göktaşı
Derken tüm canlıların yüzde 70'inin telef olduğu ikinci büyük darbe geldi çattı. Bu darbe ne kötü yönetim, ne de ekonomik istikrarsızlık sonucu ortaya çıkmıştı. Dünyaya freni patlamış bir asteroit çarpmıştı. Asteroidin hangi ülkeye kafadan geçirdiği hakkında muhtelif görüşler var.
100 milyon yıl daha geçti. Carboniferous döneminde her tarafta buzullar oluşurken, buzulların ve suyun basınçla altında kalan ormancık bölgelerinde günümüzün kömür havzaları oluştu. İşte 286 milyon yıl sonra, o kömür havzaları yüzünden çıktı ilk dünya savaşı, döndü ağır sanayi çarkları.
Jurassic dönemi
Şunun şurasında, 250 milyon yılcık kalmışken; permian döneminde üçüncü ve en büyük darbe geldi. Deniz seviyesi en az 150 metre düştü. Günümüzdeki St. Helens Yanardağı'nın patlamasından 1 milyon misli volkanik patlamalar oldu. Güneş müneş gözükmez oldu. Kapkara yeryüzü seraya döndü ve deniz canlılarının yüzde 97'si, kara vertebralarının yüzde 75'i, yapraklı kara bitkilerinin yüzde 97'si bağıra bağıra yok oldu.
Bu badireyi atlatanlardan yeni türler, yeni bitkiler, yeni sürüngenler gelişti.
Ve 213 milyon yıl önce muhteşem bir dönem başladı; Jurassic dönem... Çeşit çeşit dinozorlar türedi. Dünya, Spielberg filmlerine dönmüştü. Dev yaratıkların, dev deniz mahluklarının, dev kuşların birbirini yediği efsane dönem olarak ders kitaplarındaki ve bilimkurgu filmlerindeki yerini aldı.
....
Ya sonra?
Arkası yarın.
....
(1) Bu yazı Eylül 2003'te bu köşede yayımlandı.
Kaynak: Düş Hekimi: Dr. Yalçın Ergir, Çınar Yayınları, 2002.
g.civaoglu@milliyet.com.tr
|
|