|
Okuma modası
Bugüne kadar haddimizi aşmamak için direndik, AB'ye bulaşmadık. Görüyoruz ki, ortalık hayli karışık.
AB sayesinde, bir "okuma" modası çıktı. Yorumlamak out, okumak in! TV'de sunucu, konuklarına soruyor: Falancanın sözlerini nasıl okuyorsunuz? Filancanın konuşmasının satır aralarını siz nasıl okuyorsunuz?
Haddimizi aşarak ve de sade yurttaş olarak biz de olup bitenleri "okumaya" çalışalım. Yahut biz okumayalım; kafa karıştıran bazı noktaları not edip, okumasını sizlere bırakalım.
Örneğin, Brüksel Doruğu'ndan önce kırmızı çizgilerimiz vardı. Kararda tam üyelik hedefini saptıracak hiçbir unsur bulunmayacaktı.
Oysa, "Gerek açık uçluluk ve gerekse müzakerenin başarısız olması halinde, tam üyelik dışı çözümlerin olabileceği metne girdi. Yani, Türkiye'nin kırmızı çizgileri aşıldı." (İsmet Berkan, Radikal, 17 Aralık 2004)
Çözüm olmadan Güney Kıbrıs'ı tanımayacaktık; hiçbir alanda kalıcı kısıtlamalar olmayacaktı; sonuçta tam üyelik kesin olacaktı.
Oysa, Kıbrıs çözülmeden 3 Ekim 2005'te masaya bile oturulmayacağı ortaya çıktı; hatta dolaylı yoldan Güney Kıbrıs'ı tanımak kaçınılmaz oldu.
Serbest dolaşım kısıtlamasının ucu açık şekilde sürdürülebileceği de açıklandı. Öteki kısıtlamalara da kapı açık.
Türkiye'ye AB kapısı ise, hâlâ tam açık değil. Öteki ülkelere uygulanmayan halkoylaması yolu Damokles'in (Demokles değil) Kılıcı gibi tepemizde.
Başbakan Erdoğan, "Kopenhag kriterlerinin hepsini yerine getirdik, başka kriter tanımayız" diye efeleniyordu, ama yeni kriterlere boyun eğdi.
Ama şu bizim medya sayesinde, Erdoğan dayatmalara karşı kapıyı vurup çıkan kahraman olarak tanıtıldı.
Oysa, bu terk ediş senaryosunun iç yüzünü Milliyet 20 Aralık'ta açıkladı. İtalya Başbakanı Berlusconi, "Kalkarsanız, ülkeniz bu masaya 10 yıl daha oturamaz" deyince Erdoğan tıpış tıpış masaya dönmüştü.
Satır aralarını "okudukça" sizin de kafanız karışmıyor mu?
Bir duyarlılık
Geçen haftaki yazımızdan sonra telefon eden Büyük Kulüp Başkanı Duran Akbulut, kamuoyunun tepkisi üzerine Caddebostan sahilinde marina yapmaktan vazgeçtiklerini bildirdi. Bu duyarlılığa teşekkür ederiz.
Bir şiir
Dizelerimiz "Şiir Ülkesi"nden Engin Turgut'un şiirinden:
"Keşke bir kuş olsaydım / Bu kadar çok vurulmazdım / Keşke bir bulut olsaydım / Bu kadar çok üşümezdim / Keşke bir cam olsaydım / Bu kadar çok kırılmazdım"
ngureli@milliyet.com.tr
|
|