|
Ey vatansever bankacılar görev başına!
TMSF'nin yönetimini yediemine devrettiği, Sivas Demir - Çelik İşletmeleri'ni (SDÇİ), Alaattin Çakıcı ile ilişkisi belirlenen ve Malki cinayetinden 34 ay cezaevinde yatan, BDDK'ya olan borçları nedeniyle takipte olan Erol Evcil'in ayağa kaldırdığını öğrendik ve her şey bitti. Benden istenen olayı aynen böyle görüp sevinmem.
Oysa ben ne yapıyorum? SDÇİ'ye kaynak yaratan Say Metal'in, Er Ege Demir olarak faaliyete devam ettiği ve buradan sağlanan kaynağın SDÇİ'ye aktarıldığı iddiası üzerinde duruyorum.
Say Demir'in mazisini araştırıyorum. Say Metal, Vakıfbank'ın kredi borçlarından dolayı icraya çıkartıp alıcısı çıkmadığı için de kendisinin talip olduğu Ege Metal'in işletmecisi. Banka, demir - çelik tesisini işletemeyeceğine karar vermiş ve mülkiyeti kendisine ait olan Ege Metal'i, eski sahiplerinin kurduğu Say Metal firmasına kiralamış. Eski sahipler Mustafa Ergün ve ortakları birbirine girmişler, ortaklık bitmiş. Tam da bu esnada Say Metal'in tabelası ve kayıtlı belgeleri Er Ege Metal olarak değişmiş.
Er Ege Metal'in Erol Evcil ve arkadaşlarının olduğu demir - çelik camiasının paylaştığı bir bilgi. Emniyet birimlerinin SDÇİ ile Er Ege Metal arasındaki ilişkiyi soruşturduğu sırada, TMSF Yönetim Kurulu üyeliğinden Hasan İncekara istifa ediyor. Bu olayın Evcil soruşturmasıyla ilişkilendirilmesine İncekara itiraz ediyor, "Sağlık nedenlerimden dolayı ayrıldım" diyor.
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Abdüllatif Şener ise İncekara'nın "istifasını istediğini" ancak nedenin SDÇİ olmadığını söylüyor.
Açıklamaları pazar günü bu sütunlarda yayımlanan İncekara, SDÇİ'ye ekonomiye kazandırmakla övünüyor. Hangi kaynakla sorusunu ise yersiz buluyor. O zaman geri dönelim, örneklere bakalım. Hükümet düşüren bir olayı hatırlatacağım size. Korkmaz Yiğit Türkbank ihalesine 600 milyon dolarla en yüksek teklifi vermişti. Ancak Yiğit'in Çakıcı'yla ilişkisi belirlenince, "ihaleye fesat karıştırma" gerekçesiyle ihale iptal oldu.
İncekara'nın aklından gidersek, kimse memlekete banka kazandırılıyor demedi!
Türkbank skandalında bir hatırlatma daha yapayım: İhale sürecinde Eyüp Aşık ve Çakıcı'nın "meşhur kasedi" olayın perde arkasını ortaya çıkardı. Evcil'den örneklere devam edeyim. Evcil, Türkiye İş Bankası'ndan, firması Eze Zeytin'e aldığı 100 milyon dolar civarındaki kredi borcunu ödemedi. Banka Eze Zeytin'e el koydu. Evcil, kendi firmasını İş Bankası'nın üzerine atarken, Vakıfbank'ın Ege Metal'ini takır takır çalıştırabilir mi?
İncekara'nın BDDK'dan, dönemin başkanı Engin Akçakoca'yla anlaşmazlıktan dolayı ayrıldığını yazmıştım. İncekara, pazar günü yaptığı açıklamada anlaşmazlık olayını "Türk bayrağına sahip çıkma" olarak aktarıyordu.
Seul kahramanı!
İncekara'nın iddiasına göre, Güney Kore'de 2002'deki Dünya Kupası maçlarından önce BDDK'nın bir toplantısı için oradaymış. Seul'de 31 ülkenin bayrağı dalgalanırken, aralarında Türk bayrağının olmamasını eleştirmiş. Bunun üzerine Türk Büyükelçiliği, İncekara'yı BDDK'ya şikâyet etmiş. BDDK da İncekara'nın görevden ayrılmasını istemiş!
Dönemin Seul Büyükelçisi Tomur Bayer ise olayı şöyle anlatıyor: "Büyükelçilik Başkatibi Serhan Yiğit'i arayan biri küfürlü, hakaretamiz sözlerle sarf etmiş. Bunun üzerine Yiğit, kuruma saldırıyı kınayan bir mektup yazdı. Orada muhatap bir şahıs değildi, çünkü o şahıs, açıklamayı grup adına yapmış." Bayer, Türk bayraklarıyla ilgili olarak "Seul yerel yönetimi 31 ülke bayraklarını astırmıştı. Türk bayrağının ölçüleri yanlıştı. Toplatıp, yenilerini yaptırdık ve karşılaşma öncesi astırdık" diyor.
Sonuca gelelim: İncekara, SDÇİ'nin ekonomiye kazandırıldığını iddia ediyor, Evcil'i görmüyor. BDDK'dan ayrılmayı "bayrağa sahip çıkma" diye anlatıyor.
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|