Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 31 Aralık 2004 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Business      Otomobil      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mutlu yıllar Türkiye

Sözün Ötesi / Mustafa Tanyeri

Dünya yeni bir yılın eşiğinde. 2004 uzaklaşırken umarız geride bıraktıklarımız acılar, savaşlar ve yoksulluk; karşıladıklarımız da sevinçler, mutluluklar, barış ve refah olur.
Yılın son günlerinde dünyayı sarsan deprem belki de en çok iz bırakacak felaket oldu. Irak'ta devam eden savaş da büyük bir acı yaşattı insanlığa.
Geçen yıl Türkiye'nin en önemli gündem maddesini oluşturan Avrupa Birliği'ne tam üyelik süreci 17 Aralık zirvesinden çıkan ucu açık sonuçla yeni bir aşamaya girdi. 2005 Türkiye için çok önemli. Bu yıl AB konusundaki yol haritasının çizileceği yıl olacak. Türkiye'nin geleceğinde AB'nin oynayacağı rol kadar AB'nin bu yüzyıldaki hedeflerine ulaşmasında Türkiye'nin rolü de önem taşıyor. AB bu nedenle Türkiye'ye karşı bütün kozlarını bu aşamada oynamak zorunda. Avrupa'nın geleceğinde Türkiye'ye ihtiyaç dünden ve bugünden çok daha fazla olacak. Dün AB'nin teorisyenlerinin gördüğü gerçeğin bugünün siyasi stratejisini çizenler daha çok farkında. Bundan dolayı pazarlıklar çok çetin geçecek.

* * *

Türkiye ise radikal bir dönüşüm sürecinin içinde ilerliyor. Bu noktada siyasiler, bilim adamları, iş çevreleri, sivil toplum, ordu, adalet sistemi ve hepsinden önemlisi sokaktaki vatandaş gerçek anlamda bir zihniyet devrimi yaşayacak. Şark kurnazlıklarına elveda. Liberalleşme ve piyasa ekonomisine geçiş sürecinde toplumsal değişimi en hafifinden kısa yoldan köşe dönücülük rayına oturtmaya alışmış Türk toplumu önce biraz afallayacaktır. Zira, arka arkaya açılacak müzakere dosyalarının hemen hepsi bugüne dek görüntüde yaptığımız yasal uyum çalışmalarından daha köklü değişiklikleri getiriyor. Bir parmak bal yerine acı ilaç diyebilirsiniz buna. Çünkü, zaman zaman toplumun canı çok yanacak. En azından bazı kesimlerin çıkarları zedelenecek ve böyle gelmiş böyle gider anlayışı terkedilecek.

* * *

Dileğimiz Türkiye'nin bu zorlu yolda çıkabilecek iç ve dış engellerden yılmaması. Bu dönemde iktidar ve muhalefet el ele vermeli ve ulusal çıkarlarımız partilerin iç politika kaygılarının önünde tutulmalı. Popülist politika dediğimiz ve Türkiye'ye yüzyılı kaybettiren zihniyetin terkedilmesi gerekiyor. Ulusca sağlam durmalı ve geleceği birlikte çizmeliyiz.
Her yönüyle dünyaya örnek olacak Türkiye'ye özgü ve özgün kaliteli bir demokrasiyi yerleştirmeliyiz. Kalkınmanın asıl itici gücü olan insan kaynaklarımızı sosyal sermaye bakış açısıyla mükemmel bir biçimde çağdaş bilgi ve teknoloji ile donatmalıyız. Sağlıklı bir toplum ve temiz bir çevre gibi öğeleri toplumsal yaşamın vazgeçilmezleri arasına koymalıyız.
Mutlu ve geleceğe güvenle bakan bir toplumun yaratıcı gücünün sınır tanımayacağını görmeliyiz. Bunun için yöneten ve yönetilenin karşılıklı birbirlerine güvenmesi, sonra toplumsal özgüven, hoşgörü, barış ve ortak akıl gerekiyor. Türk toplumu kaybettiği bu değerleri geri istiyor. Çünkü önümüzdeki zorlu dönemde bunlara çok ihtiyacımız var.
Mutlu yıllar Türkiye, mutlu yıllar Ege, mutlu yıllar İzmir.

egespor@milliyet.com.tr






EGE
Kalemimi kıralım, kirişi mi?
Mutsuz yıllarımız için: Mutlu yıllar!
Geçen bir yılın bilançosu...
Mutlu yıllar Türkiye





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


İsmail Özelçinler
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2004 Milliyet