|
 |
|
|
Sen neymişsin be aabiii!
Bu ülkede en sağcı ile en solcu koalisyon yapabilir. Bu ülkede en Tayyip beyci, en Deniz beyci, ya da en herhangi bir beyci olunabilir.
Bu ülkede Milletvekilleri, Bakanlar, Başbakan hatta Cumhurbaşkanı bile eleştirilebilir...
Ama...
Arıboğan 240 küsur kere milli olmuş, hem Galatasaray'ın hem Milli takımın kaptanı. Demirel'in karesi küpü kadar basketbol kariyeri olan biri.
Mesela...
Bu Lutfi'nin basketbol için Turgay'dan daha yararlı olacağını düşünüyorsanız ama...
Yandınız...
Demirel, bir dokunulmazdır.
Ona dokunduğunuz için...
Sizde bir basketbol düşmanısınızdır, Demirel paranoyasına göre.
İşte bu paranoya yüzünden bile bir değişim gerekiyor.
Bu sağlıksız kafa yapısının değişmesi için President'in artık değişmesi gerekiyor.
5 sene önce biri çıkıp AKP'nin ve Tayyip Bey'in bizi AB'ye bu kadar yaklaştıracağını söyleseydi...
Demirel yönetiminden daha vizyonlu en az 10 yönetim çıkar bu ülkeden. Hepsi de en az bir Dünya Şampiyonası kazandırır Türkiye'ye.
Aba altından sopa
Demirel'in yıllardır medyaya, patronları ile olan dostluklarını öne sürerek aba altından sopa gösteriyor.
Kalabalık bir masada bir arkadaşımızın ismini söyleyerek "Kabahat bende, ... beyle konuşup bunu işten attırmadım" demişti. Üstelik öyle bir gücü de yoktu. Masadaki operacı karı-koca kulaklarına inanamamışlardı...
Patronları da aşağılıyordu, farkında olmadan. Demirel At diyecek, patronlar işten atacaktı. Yok yaaa...
Ama, medya ve patronları işte bu kadar ucuzdu ona göre.
Bu antidemokratik tavrından ötürü de President'in değişmesi gerekiyor... Hem Arıboğan başaramazsa 2008'de bir seçim daha var. Demirel tekrar aday olur kazanırsa da 2010'nuna kavuşur.
Türk basketbolunu yıllarca sırtlayan Osman Solakoğlu'na yeter artık derken, şimdi karşısında olup basketbol düşmanı dediklerinin hepsi Demirel'in yanındaydı. Ve tabi o zaman hepsi basketbol dostuydu.
Burada yazılmışı var...
Fatih ALTAYLI'dan (30.12.2004 - Hürriyet)
Bu kulüpler şaşırmış olmalı
DÜN Hürriyet'in spor sayfasını görünce şoke oldum. Aralarında Galatasaray Kulübü Başkanı Özhan Canaydın'ın da bulunduğu bir grup kulüp başkanı, Basketbol Federasyonu için yapılacak seçimlerde Turgay Demirel'i destekleyeceklerini söylemişler.
Müessese takımları bir yere kadar haklı olabilirler.
Ancak kulüp takımlarının Turgay Demirel'i desteklemelerini aklım almadı.
Çünkü Demirel döneminde Türkiye'de kulüp basketbolü tam olarak çöktü. Giderek Türkiye Basketbol Ligi çöküyor. Ama bunun farkında olmayan kulüp başkanları, Turgay Demirel'i destekliyor.
Hele hele Galatasaray Başkanı'nı anlamam mümkün değil. Yine Aziz Yıldırım'ın peşine takılmış gidiyor. Yıldırım, Turgay Demirel'in seçilmesiyle ve futboldan sonra basketbolda da, federasyon başkanını belirleyen adam olmak istiyor. Kendisi açısından iyi bir durum. Ama Galatasaray Başkanı'nın o pozisyonda ne işi var?
Üstelik de Demirel'in başkanlığı döneminde Galatasaray'a yapılanlar ortadayken.
Tam bir şuursuzluk.
Bir tarafta kulüp basketbolunu canlandırmaya soyunmuş, ligi hareketlendirecek projeleri üreten Lutfi Arıboğan, diğer yanda milli takım ve lejyonerlerden başkasını düşünmeyen Turgay Demirel.
Ve kulüp başkanları, Demirel'in yanında.
Hadi Özhan Canaydın'ın spor anlayışı zaten belli.
Ya diğerleri!
* * *
Ben'den...
Dün Lutfi Arıboğan sürpriz bir basın toplantısı yapıp, Fenerbahçe, Efes, Migros haricindeki kulüplerin bu deklarasyona katılmadıklarını söyledi.
Buçuk deyip geçme
100'cu yılını kutlayan 100 yıllık Galatasaray'ın 100. yılındaki gibi bir yönetim 100 yılda bir gelir. Cansun iki buçuk kişi yönetiyor demişti Galatasaray'ı. İkisi Canaydın ve Terim'di (Herhalde). Buçuk ta Refik Arkan herhalde demiştim.
Şimdi de bir buçuk kişi yönetemiyor Galatasaray'ı.
Ve o Buçuk bazen İki buçuk luk konuşuyor...
Arkan'a yol verilmiş belli... Yolu verende belli...
Offf...
Bu buçuk Galatasaray yönetimini buçuk yorumlamak en iyisi belki...
Dedim ya böylesi 100 yılda bir gelir...
"Haydaaa!! Anlayamadık valla" diyen yüzler için bir daha...
BİLGİN'DEN...
Aşşşk bu...
Aşşşk böyle işte...
Filan falan deyip sizi başımdan savarım istersem.
Doğrusu istiyorum da sizi başımdan savmak...
Evet aşşşk bu...
Aşşşk böyle işte...
Ama öyle çok soruyorsunuz...
* * *
Kısaca...
Bir kadını seviyorum.
Aynı kadını özlüyorum.
Ama o kadını istemiyorum da.
Haydaaa değil mi...
Evet haydaaa!..
Tabii işin içinden çıkamıyorum.
Her şeyimin yarısı hatta her şeyim O'nun...
Ama 'O'nu istemiyorum...
Bir kısım siz hâlâ sevgilime mektup zannedip sallamaya devam edin, bakalım bana ve Bilgin den'e...
Bu kadar mı ucuzum ben.
Bu kadar mı ucuz O...
Bu kadar mı ucuzuz biz.
Ahh sayın vali ahh!
Terörü merdivenleri boşaltarak önlemeyi düşününen Sayın Valimiz, terörün boyundan posundan bihaber olduğunu daha önce göstermişti...
Ülker - Fenerbahçe maçında terör, şeref tribününde ve soyunma odasına giden koridorlardaydı. Karşısındaki tribünün merdivenlerini, koridorlarını hatta tüm tribünü polisle boşaltabilir sayın valimiz.
Ama bol başkanlı şeref tribününü nasıl boşaltacak.
Ve bu hafta Fenerbahçe - Galatasaray maçı var.
İyi mi...
Niye hep Lutfi
Doğan (Hakyemez) Bizden birini ne zaman çıkartacaksın diyor. (Pivot'u kastediyor)...
Hep mi Lutfi ?
Püf noktası da işte tam burası...
Lutfi iki kez çıktı. Pivot'a...
President'te iki kez çıkmadı, çıkamadı açıkcası, yada anlarsınız işte de açık saçıkcası...
President hep çıkamadığı, Lutfi hep çıktığı için de...
Yani Doğan'a öyle geliyor...
Hep in hikayesi bu...
Doğan President'i geçen hafta çağırsaydın bari dedi Pivot'a.
Bizim Alp çağırdı halbuki.
Fax'la sorun, Fax'la cevaplarım demiş President.
Ne yani canlı yayında Fax'mı okuyacaktım.
Yoksa; President sizden biri değil mi Doğan?
SERİ İLANLAR
Pazartesi - Çarşamba 09.30 - 10.00 Radyo D'de
Cuma'ları ise Milliyet'teyiz (Başka şubemiz yoktur.)
İmza: Köyün Delisi
bilgingokberk@mail.com
|
|
|

|