|
Yeni yıl...
Bugün 2004 yılını da geride bırakıyoruz, büyük bir felaketle birlikte... Güney ve Güneydoğu Asya'yı vuran deprem ve tsunaminin yol açtığı felaket 2004 yılını, tarihte "kötü yıllar" listesine ekleyecek büyüklükteydi.
Yazdığımız ölü sayıları, yerinde bir saat bile durmuyor. Önceki gün 25 binden söz ediyorduk, dün akşam saatlerinde gelen haberler en az 120 bin olduğu yönündeydi. Kuşku yok ki, bu sabah bu sayı daha artmış olacak ve ihtimal ki, bu facianın kaç insanın canına mal olduğu kesin olarak bilinmeyecek...
Doğa insanlara çok acı dersler veriyor ama onun düşünce sistemini, önceliklerini, tahrip etme, öldürme, yok etme isteğini ortadan kaldıramıyor.
Şimdilik 120 bin ölü, bir büyük felaket...
Neleri değiştirecek?
Belki çok az şeyi belki hiçbir şeyi...
Bugün saatler ülkelere göre 24'ü vurduğunda, ekrana değişik başkentlerden havai fişek gösterileri altında yeni yıla giriş manzaraları yansıyacak. İnsan dünyası bir bütün olarak yas tutmayı tanımıyor, bilmiyor, hissetmiyor. Kendine dokunmayan felaketi, ister doğadan, ister insandan kaynaklansın fazla umursamıyor. Dünyanın bir tarafı kan ağlarken, diğer tarafı neşe saçabiliyor. Ta ki, bir başka felaket kendini bulana kadar.
Elbette, felakete uğramış ülkelere, insanlara yardım eli uzatılıyor. Kurumsal veya kişisel olarak o insanların yardımına koşanlar bulunuyor. Görevli örgütler devreye giriyor.
Ama bu çabalar akıbeti önlemeye, tekrarını engellemeye yetmiyor...
Dünyanın düzenini, insanın düşünme sistemini yıkıp yeniden kurmuyor.
Öyle olabilseydi, insan öyle düşünmeyi becerebilseydi, buna göre önceliklerini saptayabilseydi, yardıma koşmak için felaketler beklemeye gerek kalmazdı.
Tsunami sonrası yansıyan insan manzaraları aslında hiç de yabancı değildi. Deprem veya tsunami geçirmemiş Afrika insanının görüntüsü, Güneydoğu Asya ülkelerinden tsunami sonrası kuyruğa girmiş insanlardan hiçbir zaman farklı olmadı. Açlık, hastalık, katliam Afrika insanın kaderi olmaktan çıkarılamadı.
Kaynaklara ve kullanım önceliklerine bakıldığında, insanlığın isterse bunu yapabileceği görülüyor. Ama yapmıyor, yapamıyor.
Felaketten felakete yetersiz koşuşturmalar görülüyor.
Ama ne savaş kararları etkileniyor, ne silah yarışı.
Ne düşmanlıklar yok edilebiliyor, ne kitle imha silahları...
Böylesine bir felakette bile on binlercesi yok olup giden yoksul yerli halktan önce, ellerinden alınmış cennet köşelerin, sahillerin zengin ziyaretçileri aranıp taranıyor...
Düzen böyle...
Böyle olunca da dünyada ne olursa olsun, yeni yıl bu gece ekranlarda göreceğiniz gibi karşılanıyor...
Kim kime, dum duma...
fbila@milliyet.com.tr
|
|